"Fıtrat" ile "Nefis" münasebeti nasıldır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Fıtrat" kelime olarak yaradılış, tıynet, hilkat gibi manalara geliyor. Yani fıtrat insanın Allah tarafından donatılması ve mücehhez edilmesidir. Ruh, kalp, akıl, vicdan, nefis, latifeler gibi şeylerin hepsi fıtratın birer şubesi ve birer aksamı hükmündedir. Nefis ve mahiyeti de fıtratın bir şubesi bir aksamıdır. Bu yüzden, fıtrat umumi ve çatı bir mefhumdur. Nefis bu mefhumun içinde hususi oluyor.

Nefis kelime olarak belki mücerret olabilir, ama insanın nebati, hayvani ve cismani cihetini temsil etme noktasından harici bir vücuttur, maddî bir unsurdur. İsim olma noktasından harici bir vücut ve cisimdir.

Bütün insanların fıtratı asgari noktadan müsavidir, yani Allah her insana aynı mahiyette bir fıtrat vermiş. Her insanda ruh, kalp, akıl, vicdan, nefis, latife ve istidatlar bulunuyor; lakin bunların keskinlik dozajı kişiden kişiye değişebiliyor. Meselâ; her insanın kabiliyetleri farklı yönde ve farklı dozajda olabiliyor. Birisinin ressamlığa kabiliyeti çok yüksek olabilirken, bir başkasınınki çok düşük olabiliyor. Burada hikmet-i İlahi her insana ayrı bir imtiyaz ve ayrı bir üstünlük bahşetmiş. Bize düşen, bunun farkına varıp o kabiliyeti işlettirmek ve terakki ettirmektir.

Her başarısızlığı kabiliyetsizlikle izah etmek yanlış ve kolaycılık olur. Fiziğin babası olan Newton’un lisedeki tek zayıf dersinin fizik dersi olması meselemize işaret eder. Yani bazen çevremiz, eğitim sistemindeki aksaklıklar, şahsi hatalarımız ve tembelliklerimiz, bizim kabiliyetlerimizi köreltip yanlış mecralara sevk edebiliyor. Avrupa eğitim sisteminde bu konu çok titizlikle inceleniyor, insanlar kabiliyeti doğrultusunda yönlendiriliyor.

Bizim eğitim sisteminde öncelik karın doyurmak olduğu için, hekimliği istidadı olan birisi mühendis, mühendisliğe kabiliyeti olan birisi de avukat oluveriyor. Yani ekmek e ise oraya yöneliyoruz. Bu da verimlilik açısından çok vahim bir hakikat. Hâlbuki insan hem sevdiği hem de kabiliyetli olduğu bir mesleği tercih etse, o sahada daha başarılı ve daha faydalı olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
F
Okunma sayısı : 5.771
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ahmet73649
"Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır" bu makamda eneyi nasıl anlamalıyız?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Ene nefis merkezli bir sahiplik duygusudur. İnsan bu izafi duygu ile Allah'ın mutlak sıfatlarını kıyaslayarak idrak eder. Bu cihetle bakarsak ene nefis kavramının altında çalışan bir duygu bir anahtar gibidir. İnsan bu anahtar ile kainatın sırlarını açabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mustafay
istifade ettim. Teşekkür ederim
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...