"Fıtrat" ile "vicdan" münasebeti nasıldır?
Değerli Kardeşimiz;
Fıtrat (Yaratılış)
Fıtrat, Allah'ın Fatır ismiyle (fıtrat ve özellik bahşeden) her şeyi, yani insanı, hayvanları ve bitkileri, belli özellikler ve kanunlarla yaratmasıdır. Bu, doğuştan gelen ve değiştirilmesi zor olan, yaratılışa ait özelliklerdir.
Fıtrat, bütün insanlarda ortak olan, genel bir yapıdır. Örneğin, insanın iyiyi sevmesi ve kötüden nefret etmesi fıtrîdir.
Fıtrat, Allah'ın kâinata ve insana yerleştirdiği bir "program" gibidir. Bu program, varlıkların hangi amaçla yaratıldığını ve hangi yasalara tabi olduğunu belirler.
Fıtrat, çevre ve eğitimle şekillenebilir veya bozulabilir. Risale-i Nur, fıtratın bozulmasına "fıtratı fesada vermek" der. Modern yaşamın getirdiği lüks ve israf gibi alışkanlıklar, insan fıtratını bozabilir.
Vicdan
Vicdan ise, fıtratın bir parçasıdır ve doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırmaya yarayan manevi bir ölçektir. Fıtrat genel yapıyı ifade ederken, vicdan bu yapının içindeki, insanın eylemlerini yargılayan ve yönlendiren özelliğini yansıtan bir mekanizmadır.
Vicdan, insana doğru yolu gösteren içsel bir "hâkim" gibidir. İnsan bir hata yaptığında duyduğu pişmanlık, vicdanın sesidir.
Vicdan, fıtratta olan iyilik ve güzellik meylini, somut olaylarda harekete geçirir. Örneğin, fıtratın "adaleti sevmesi" genel bir meyilken, vicdan haksızlığa uğrayan birine yardım etme konusunda kişiye ilham verir.
Risale-i Nur, vicdanın hem akıl hem de kalple bağlantılı olduğunu vurgular. Vicdan, aklın doğru bilgiyi almasına ve kalbin bu bilgiyi hissetmesine aracılık eder. Bu yüzden vicdanın rahatlaması, doğru kararların alınmasında önemlidir.
Fıtrat ile Vicdan Arasındaki Fark
Kısaca özetlemek gerekirse, fıtrat bir yapıdır, vicdan ise bu yapının bir işlevidir.
Fıtrat bütün insanlarda ortak olan, yaratılıştan gelen genel eğilim ve kanunları ifade eder. Vicdan ise bu genel yapının içinde, insanın eylemlerini değerlendiren, iyiyi ve kötüyü ayırt eden, sürekli çalışan bir mekanizmadır.
Fıtrat, âdeta bir evin temeli gibidir; vicdan ise bu evin içindeki, doğru kararları vermenizi sağlayan bir pusula gibidir. Fıtrat sağlam olursa, vicdanın sesi de o kadar güçlü ve net olur. Bozulmuş bir fıtrat ise vicdanın sesini kısar. Bu sebeple Risale-i Nur, insanın fıtratını koruması ve ona uygun yaşaması gerektiğini öğütler.
Vicdan; Allah'ın doğruluğu insana fısıldamasıdır. Bu fısıltı, kişiyi iyiliğe sevk eden, kötülükten alıkoyan ve yaptığı yanlışlardan dolayı pişmanlık duymasını sağlayan bir iç sestir.
Üstad'ımız fıtrat ve vicdanın yukarıda anlatılan bilgiler doğrultusunda olduğunu şu cümle ile ortaya koyar:
"Dördüncü Burhan: Âlem-i gayb ve şehadetin nokta-i iltisakı ve berzahı ve iki âlemden birbirine gelen seyyaratın mültekası, vicdan denilen fıtrat-ı zîşuurdur. Evet, fıtrat ve vicdan akla bir penceredir; tevhidin şuâsını neşrederler." (Mesnevî-i Nuriye, Nokta.)
İlave bilgi için tıklayınız:
- Vicdanın, uhrevi alemlerin haritası olması, ne demektir?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Evet, fıtrat ve vicdan akla bir penceredir,izah EDERMİSİNİZ
Fıtrat ve vicdanın akla bir pencere olması, insanın doğuştan getirdiği ayarların ve iç sesinin, hakikati görmede akla rehberlik etmesi demektir. Bunu şu üç noktayla özetleyebiliriz:
Fıtrat (Yaratılış Ayarı): İnsanın temel donanımıdır. Akıl karmaşaya düştüğünde, fıtrat doğru olanın yönünü (pusula gibi) göstererek aklın önünü açar.
Vicdan (İç Mahkeme): İyiyi kötüden ayıran manevi bir sezgidir. Akıl bazen menfaat veya yanıltıcı bilgilerle bulanabilir; vicdan ise bu bulanıklığı delerek akla gerçek değerleri fısıldayan bir ışıktır.
Bilginin Kaynağı: Akıl sadece dış dünyadan veri toplamaz; fıtrat ve vicdan penceresinden gelen "doğruluk, adalet ve sevgi" gibi evrensel mesajları da işleyerek tam bir idrake ulaşır.
Kısacası; akıl bir gözse, fıtrat ve vicdan o gözün eşyayı doğru görmesini sağlayan ışıklı bir penceredir.