Cemaate maddî olarak yardım edenlerin sözü bazen vakıf kardeşlerin sözünün ilerisinde duruyor; hatta vakıfların ayrılmasına bile sebep olabiliyorlar. Ne dersiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cemaat içinde kimse fazileti ile üstünlük kurmaya çalışmamalıdır. Yani parası ile hizmet eden birisi "ben para veriyorum benim ayrıcalığım olsun" havasına girmemelidir. İlmi olan "ben âlimim, benim yerim ayrıdır" duygusuna kapılmamalıdır vesaire.

Cemaati oluşturan her ferdin kendine göre bir fazileti, üstün bir meziyeti ve büyük bir istidadı olabilir; bunlar cemaatin ortak akıl ve gayretine hizmetkâr olmalı ve mükâfatını Allah’tan beklemelidir. Yoksa herkes kendi faziletini kullanarak cemaat üstünde hükümran olmaya kalkarsa, hem o cemaatin birliği ve diriliği bozulur hem de ihlas kaçar.

Yani cemaatte şahısların baskısı değil, ortak akıl işletilmelidir. Kararlar cemaatin ortak akıl ve duygusu ile alınırsa, o zaman kimse gönül koyamaz, küskünlük ve dargınlıklar da en asgari seviyeye iner. Meşveretin ehemmiyeti ve fazileti buradadır...

"Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nev’inden gıpta damarını tahrik etmemektir."

Fazilet; değer. Meziyet; iyilik, ilim ve irfan itibarı ile olan yüksek derece. Dinî ve ahlâkî vazifelere riayet derecesi. Fazl ve hüner cihetiyle olan yüksek derece. Cem'i "fazâil"dir.

Füruş: Satan ve satıcı demektir.

Faziletfüruşluk ise; faziletini satan, kendini faziletli gibi göstermeye çalışan demektir. Teheccüd namazı kılan birisinin, her yerde ve her vesileyle teheccüd'e kalktığından bahsetmesi, buna bir misal olabilir. Buradaki satmak ise, karşılığında takdir edilmeyi beklemek, onunla maddî ve manevî bir beklenti içinde olmaktır...

"Faziletfuruş", kendini salih ve manevî makam sahibi görüp başkalarından saygı ve hürmet görme arzusudur. Bu ise ihlasla asla bağdaşmaz. Hakiki fazilet sahibi insanlar alçakgönüllü olur, kendini hiç kimseden üstün görmez ve hiçbir zaman bir saygı ve hürmet beklentisi içinde olmazlar.

Faziletfuruşluk ile hareket edenler, genelde etrafındaki insanlara hükmeder, amirlik taslar, etrafındakilerin sürekli kendisini dinlemelerini ve saygı göstermelerini beklerler. Bu tarz hareket de karşıdaki insanların damarını tahrik eder. Menfi duygular karşılıklı harekete geçerse, o ortamda ne huzur, ne ihlas ne de muhabbet kalır.

Bu yüzden, Üstadımız faziletfuruşluğun ihlasla bağdaşmayacağını ifade ederek talebelerini ikaz ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 2.083
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...