Risalelerde, "ruhun manevi tasfiyelerle inbisat edeceği" ifade ediliyor. Peki, riyazet ve bazı maddi isteklerini terk ederek bir gayrimüslim de ruhunu inbisat ettirebilir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Riyazet ile ruhun bir derecede inbisat ve incelmesi herkes için mümkündür. Nasıl beden antrenman ile incelip çevik bir hale getirilebiliyor ise, aynı şekilde ruhun da bazı disiplin ve riyazet ile terbiye edilip, keskin ve ince hale getirilmesi mümkün olabilir. Hatta ruhun incelme ve keskinlik kazanması ile bazı sıra dışı ve İslam ıstılahında istidraç denilen olağanüstü şeylere mazhar olması da imkân dâhilindedir.

Hint felsefesindeki, fakirizme göre insanın nefsi bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyet ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için lüzumlu bir disiplindir. Buna Hint felsefesinde "çilekeşlik" ya da "Hint dervişliği" deniyor. Bu yollarla birçok olağan dışı şeyleri de elde edebiliyorlar.

Ama bu ahiretin kazanılmasında ya da Allah'ın rızasının tahsil edilmesinde mühim şeyler değildirler. Yani ruhlarını istedikleri kadar inceltip latifleştirseler de Allah'ın rızasını kazanmanın tek yolu Hazreti Peygamber (asv)'in getirdiği İslam dinine iman edip uymaktır, gerisi sadece dünyaya bakar, faydası dünyevidir, uhrevi değil.

Keramet: Kur'an ve sünnet çerçevesinde nefsini ıslah edip manevî ve kalbi nurlanmanın neticesinde insanlarda görünen harikulade hâdiselerdir. Keramet Allah'ın fiilidir ve bir ikramıdır. Ve o keramet sahibi de kerametin Allah'tan olduğunu bilir ve Allah'ın kendisine hâmi ve rakîb olduğunu da bilir. Keramet ile tevekkül ve yakîni fazlalaşır.

İstidraç ise, gaflet içinde iken, yani Kur'an ve sünnet çerçevesinin haricinde iken, eşyayı gaybiyenin inkişafından ve garip fiilleri izhar etmekten ibarettir. Bu haller Allah'ın razı olmadığı kişilerde görünür. Kişi bu harikulade işleri kendinden bilir ve nefsine verir. Nitekim Nemrut, Firavun, Şeddad, Deccal gibi azılı kâfirlerde de olağanüstü haller görülmüştür. Ama bunlar gafil ve münkir oldukları için, bu olağanüstü halleri nefsine vermişler, küfür ve gafletlerini daha da ziyadeleştirmişlerdir. Karun'un harika bir tarzda ikram edilen serveti için,

"Bu servet, bilgim sayesinde bana verilmiştir." (Kasas, 28/78)

Demesi ve ikramı inkâr etmesi bir istidraçtır.

Keramet makbul kullarda görünen olağanüstü bir hal iken istidraç, kâfir ve günahkâr kullarda yani makbul olmayan insanlarda görünen olağanüstü bir haldir.

Keramet bir ikram ve ihsan iken, istidraç bir mekire, yani kâfirlere küfürlerinden dolayı ilahi bir hiledir. Allah kâfirlerin küfrünü ziyadeleştirmek için istidraç suretinde onlara birtakım güçler ve olağanüstü haller verir. Deccalin bir gözünde ispritizma olup insanları tesiri altına alması bu kabildendir.

İnsanlar nefsin aşırılıklarını tasfiye edip kalbi aydınlanmaya mazhar olup; Kur'an ve sünnet çerçevesine girerlerse, o istidraç keramete dönüşebilir. Normalde insana görünmeyen gaybi şeyleri görmeye başlayabilirler. Yani keramet ile istidraç arasında gelip gitmeler mümkündür, dikkatli olmak gerekiyor.

Ruhun bazı disiplinlerle incelik kazanması ile iman ve hidayetten gelen ve sünnetin rehberliğinde nefsin ıslah edilmesi ile kazanılan tam nuraniyet ve inkişaf-ı ruhi farklı şeylerdir. Risale-i Nurlarda bahsi geçen inkişaf ve nuraniyet tamamı ile iman ve hidayet kapsamındaki incelmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 6.076
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...