"Nur yazıcıları, değil tevakkuf, belki daha ziyade yazı ile defter-i amâllerine hasenat kaydedecekler." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bir zaman bir memlekete şimendifer geldiği vakit, arabacılar telâş edip dediler: “Bizim san’atımız bozuldu.” Halbuki şimendiferin gelmesiyle memlekette faaliyet çoğaldığından, faytonculuğa iki kat ziyade ihtiyaç olmuş. İnşaallah, onun gibi Nur yazıcıları, değil tevakkuf, belki daha ziyade yazı ile defter-i a’mâllerine hasenat kaydedecekler." (Emirdağ Lâhikası-I, 127.Mektup)

Allah kâinata tekâmül kanunu koymuştur; her şey basitten mükemmele doğru gelişip tekâmül ediyor. Aynı kanun insanlık âlemi içinde de caridir. Yani insanlık içinde teknoloji de basitten mükemmele doğru ilerliyor. Bu ilerleme süreci içinde eski ile yeni arasında tebeddül ve tağayyür yaşanır.

Tebeddül ve tağayyür eskinin yerine yenisini getirdiği için, sancılı ve sıkıntılı olur. Eski düzene alışanlar ya da meslek ve geçimini eskiye göre devam ettirenler, yeni gelişmelere ayak uydurmakta zorlanırlar.

Mesela, bakkalların süper marketler karşısında tutunamaması, trenin icadı ile faytonculara ihtiyaç kalmaması, bilgisayarın çıkması ile eski matbaaların tedavülden kaldırılması bunlara birkaç misaldir.

Üstad'ın döneminde birçok imkânsızlıklardan dolayı Risale-i Nurlar el ile çoğaltılmıştır. Böyle olunca, Risale-i Nurları el ile yazan büyük bir cemaat teşekkül etmiştir. Üstad'ın talebelerinden birisi Risale-i Nurları çoğaltmak için teksir makinesini getirince, bazı Nur talebeleri "sevap ve hizmet kaynağımız olan yazı işi sekteye uğrayacak" diye telaş etmişler, Üstadda tren temsili ile onları teselli ediyor.

Yoksa eski tarzı savunup, fen ve teknik sahasındaki gelişmeleri reddetmek ne akla ne de dine uymayan bir hâldir. Şimdi Risale-i Nurlar en son teknikle basılıp milyonlarca insanlara hitap ediyor. Yani eskiyi getirmek imkânsızdır, yeni hâle ve tekniğe adapte olmak gerekir. Yoksa maddî ve manevî hiçbir sahada terakki edemeyiz. Bugün internet sayesinde Risale-i Nur’lar dünyanın her köşesindeki insana ulaştırılıyor.

Burada mesele hatt-ı Kur'an meselesi değil, Risale-i Nurların el ile mi, yoksa makine ile mi basılması meselesidir. Üstad yumuşak ve münasip bir lisan ile el ile çoğaltma döneminin bittiğini ima ediyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.829
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

birkanaksut

''Üstat yumuşak ve münasip bir lisan ile el ile çoğaltma döneminin bittiğini ima ediyor.'' demişsiniz.
Peki üstad hazretleri yeni yazının gelmesiyle risalelerin herkese kolay ulaşacağı ve bundan dolayı risalelere verilen önemin biraz zayıflayacağını söylüyor. Hatta nurları yazmanın has talebe olmanın şartlarından gösteriyor.
Aynı zamanda Hulusi ağabeyin videosunda nur talebelerine Nurları çok okumanın ve yazmanın gerektiğini vurguluyor.Zübeyir ağabey de bir defa yazmanın 10 defa okumakdan efdal olduğunu sesli dersinde söylüyor. Ve çok mektuplarda yazının önemi vurgulanıyor.
Hatta Üstad Hazretleri yazının önemiyle ilgili bir mektubunu en azından 15 günde 1 defa okunması gereken İhlas Risalesinin arkasına koyuyor ki yazının önemi anlaşılsın...
Bence Hazreti Üstad el ile çoğaltma döneminin bitmesine değil yeni bir dömenin başladığını ima ediyor.
Bence: Elinden gelen yazsın yazamayansa okusun önemli olan manayı anlayıp,yaşamak değil mi? herkes istediği ve sevdiği ve fıtratına uygun hizmet tarzını yapsın..
Ama ne olursa olsun yazanlar okuyanları,okuyanlar yazanları eleştirmesin ve birbirlerine dua etsinler..
Selam ve Dua ile..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...