Nötron ve proton bir araya geldiklerinde ortaya çıkan kaybolma enerji midir, yoksa kudretin her bir atomdaki tecellisi mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlmî bir izaha gerek kalmadan, atom veya başka eşyanın kendi başına hareket etmedikleri ve Allah’ın vazifeli birer memuru oldukları ispat edilebilir. Risale-i Nur'da bunun binlerce misalleri vardır.

İnsanların ekserisi avam olduğu için, fennin dilinden pek anlamazlar. Bu dili ancak o sahada mütehassıs olan kimseler bilebilir. Kur’an ve onun manevî bir tefsiri olan Risale-i Nur'da imana dair deliller, ekseriyetle herkesin anlayabileceği zahir delillerdir. Zira imana dair getirilen delillerin kendisi anlaşılmaya muhtaç ise, ispattan daha çok kafa karıştırır. Üstad bu hakikate işaret için "Delil müddeadan hafi olmaması gerekir" buyurur.

Atom hakkında genel hatları ile verilen bilgiler daha ikna edici olur. Diğer yandan, atomun nasıl bir yapıda olduğu, tevhidin ispatında o kadar mühim değildir. Mühim olan, atomun hareketinden hâsıl olan binlerce hikmet ve faydanın neye işaret ettiğidir. Aciz, şuursuz, cahil, cansız bir atom parçası, nasıl olur da bu kadar hikmetli işleri, şaşırmadan mükemmel bir şekilde yapar.

Şimdi ya bu atomda bütün sistemleri ve bünyeleri bilen nihayetsiz bir ilim ve şuur var, diyeceğiz. Ya da sonsuz ilim sahibi Allah’ın vazifeli bir memurudur, diyeceğiz. Atoma şuur ve sonsuz ilim atfetmek, muhal olduğuna göre, geriye en makul olan şey; kudret-i İlahinin bir tecellisi demek, kalıyor.

Atom, hareketini Allah’ın kudretinden; hareketten hâsıl olan hikmet ve faydaları da ilmin unvanı olan kaderin plan ve programından alıyor.

Gözümüzün bir hücresindeki bir zerreyi misal alarak düşünelim. Bu zerre kendi başına buyruk olarak çalışıyor değildir. Yaptığı iş, vazife yaptığı hücreye bakmakta, hücre ise gözün tamamına nazar etmekte, göz ise sinir sistemi ve damarlar yoluyla bütün beden ile bağlı bulunmaktadır. O atomun ihatalı bir ilmi olması, yani göz hücresinden bütün bir bedene kadar her organı bilip tanıması gerekir ki ona göre adım atsın. Beden de kâinatın tümünden süzüldüğüne göre, göz hücresindeki bir tek atomun yaratıcısı, sahibi ve mâliki ancak bütün kâinatın Hâlıkı olabilir.

“Her mevcuda müteveccih birer yüzüm ve bakar birer gözüm ve geçer birer sözüm bulunsaydı...” (Sözler, Otuz İkinci Söz)

Cümlesinden maksat, bütün kâinata tasarruf edip hükmedecek sonsuz bir ilme, mutlak bir iradeye ve nihayetsiz bir kudrete sahip olmak mânâsındadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 4.027
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...