"Nur-u Muhammedî ve hakikat-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm, divan-ı Nübüvvetin hem fatihası, hem hâtimesidir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Divan kelimesi daha çok şiir nev’indeki kitaplar için kullanılır. Şiirin bir nev’ide de kasidedir. Kanaatimizce bu ifadede “kaside divanı” kastedilmiştir. Bilindiği gibi kasidelerde padişah medih ve sena edilir. Onun saltanatından, servetinden, ordularının haşmetinden, kereminden, cömertliğinden söz edilir.

Bütün peygamberler Sultan-ı Ezel ve Ebed olan Allah’ın elçileri olarak O’nu insanlara ve cinlere tanıtmışlar; cemal, kemal ve ihsanlarını nazara vererek insanları O’na kul olmaya, O’nun emri dairesinde hareket etmeye davet etmişlerdir. Bu vazifeyi en mükemmel olarak yerine getiren Habib-i Kibriya Efendimiz (asm.)'dir. Onun divan-ı nübüvvetin hatimesi olduğu bedihidir. Zira O, en son peygamberdir.

Fatihası olmasına gelince, burada bir başka hakikate telmih yapılmıştır. Fatiha suresi bütün Kur’an-ı Kerimin manalarını ve maksatlarını ihtiva ettiği gibi, Resul-i Ekrem Efendimiz de bütün peygamberlerin risalet vazifesini en mükemmel şekilde ifa etmiştir.

Bütün peygamberler gibi O da her türlü sıkıntılara göğüs germiş, Allah’ın emirlerini çekinmeyerek insanlara tebliğ etmiş, güzel ahlakın bütün şubelerinde numune-i imtisal olmuş, istikametten zerre kadar ayrılmamış ve ücretini ancak Allah'tan bekleyerek insanlardan istiğna etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 6.572
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...