Ortak hizmet sevaplarının paylaştırılması anlaşılıyor da; şahsi ibadet sevabı nasıl paylaştırılır? "Tüm ibadetlerin sevabı dağıtılır" gibi bir şey çıkıyor ortaya, ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Bu zamanda insanların ferdi olarak yüksek sevap ve külli makamları kazanması, zamanın şartlarından dolayı çok zor hale gelmiştir. Bu zorluğa binaen cemaat şuuru ile hareket etmemiz halinde, Allah’ın o sevapları ve külli makamları vermesi rahmet ve adaletinin şanındandır. Yani ferdi elde edemeyeceğimiz makamları cemaat ile elde etme imkânını Allah bu zamanda bize bahşetmiştir. Tabi bu nimetin bir de her insanın elinden gelebilecek bedeli vardır ki, o da cemaate ihlas ve uhuvvet ile dahil olup o külli ve manevî şirketten hissedar olmaktır.
Bu manevî şirket, umumi bir kasa ve havuz gibidir; herkes gücü nispetinde bu kasaya ve havuza bir şeyler boşaltıyor. En sonunda bu kasa ve havuz dolduktan sonra hissedarlarına azalmadan ve parçalanmadan dağıtılıyor. Bu dağıtımda kimse sevap kaybına ya da haksızlığa uğramıyor. Allah rahmet ve keremi ile her hissedara parçalamadan bir bütün olarak o havuzun sevabını dağıtıyor. Katkısı en az olan hissedara bir havuz tam olarak verilirken, hisse ve katkısı daha fazla olan diğer birisine de iki tam havuz veriliyor, çok parlak makamda olan ve çok sevap katkısı olan diğer birisine de üç, beş belki eksiksiz bin tam havuz sevabı veriliyor.
Bu mana, tamamen bu zamanın zorluğuna ve şartların ağırlığına binaen Allah’ın bir ihsan ve ikramıdır. Hiçbir şahsın sevabının azalması ya da eksilmesi söz konusu değildir, tam aksine sevap daha da ziyadeleşiyor.
Meselâ; Kadir Gecesi'ni bu manevî şirketin dışında bir şahıs kazanmaya çalışsa ve kazansa, sevabı şahsi kalır, ama bu şirkete dâhil olup öyle kazansa o bin ay, yüz bin ay hükmüne geçer. Sair kazananların sevabından da istifade eder. Ya da kimse kazanamasa sadece birisi o geceyi kazansa, şirketin manevî bağlantısından ve hissesinden dolayı herkes kazanmış gibi eksiksiz o sevabı elde edebilir. Üstelik o kazanan şahsın hissesi daha büyük ve ziyade olur, eksilmez daha da artar.
Sorgu, ceza ve suç şahsidir, bir başkasını alakadar etmez. Burada bahsedilen sevapta manevî bir şirketin kurulmasıdır. Bu manevî şirketten dolayı, sevabından istifade ettiğimiz bir kardeşin günah ve hataları bize bulaşmaz. Böyle olunca sorgu da şahsidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
"Ferdi elde edemeyeceğimiz makamları cemaat ile elde etme imkanını Allah bu zamanda bize bahşetmiştir.
...
Bu mana, tamamen bu zamanın zorluğuna ve şartların ağırlığına binaen Allah’ın bir ihsan ve ikramıdır."
Bunun dayanağı nedir?
Cemaat ve iştirak-i amele, dolaylı ya da dolaysız işaret ve teşvik eden âyet ve hadisler pek çoktur. Bu âyet ve hadislerden Üstad Hazretlerinin iştirak-i amele pekala bir içtihat ve istinbatta bulunması, gayet makul ve normaldir. Bunlardan bazılarını takdim edelim.
Tirmizî’nin Sünen’deki rivayeti şöyledir: Osman İbni Affân radıyallahuanh‘den rivayet edildiğine göre, Resûlullahsallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
Şahsi namaz ile cemaat ile kılınan namazın arasındaki sevap farkı, iştirak-i amele işaret etmiyor mu? Demek cemaatin olduğu yerde sevap ve rahmet var, şahsilik olduğu yerde ise tefrika ve daha az sevap var.
Dipnotlar:
(1) bk. Ahmed bin Hanbel, IV/145.
(2) bk. Ebû Dâvûd, Salât, 47
(3) bk. Buhârî, Ezân, 29, 34.
(4) bk. Tirmizî, Salât 165. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 47