Block title
Block content

Risale-i Nur mesleğini tarikat mesleğinden ayıran farklar nelerdir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur mesleğinin, tarikat mesleğinden farkını birkaç madde şeklinde takdim edelim.

Birincisi, Risale-i Nur mesleği akrebiyette iken tarikat mesleği kurbiyettedir. Üstad Hazretleri bu iki mesleğin farkına şu şekilde işaret ediyor.

"Meselâ, nasıl ki dünkü güne bugün yetişmek için iki yol var: Birincisi, zamanın cereyanına tâbi olmayarak, bir kuvvet-i kudsiye ile, fevkazzaman çıkıp, dünü bugün gibi hazır görmektir. İkincisi, bir sene kat-ı mesafe edip, dönüp dolaşıp düne gelmektir. Fakat yine dünü elde tutamıyor; onu bırakıp gidiyor."

"Öyle de, zâhirden hakikate geçmek iki suretledir: Biri, doğrudan doğruya hakikatin incizabına kapılıp, tarikat berzahına girmeden, hakikati ayn-ı zâhir içinde bulmaktır. İkincisi, çok merâtipten seyr ü sülûk suretiyle geçmektir."(1)

Seyru süluk tasavvuf büyüklerinin belirlemiş olduğu bir takım usuller ve yollarla uzun ve meşakkatli bir zaman ve müddetten sonra kalbin olgunlaşıp Allah'a teveccüh etmesi ve marifet kazanmasıdır. Kalbin velayet kazanıp Allah'a yaklaşmasıdır. Bu meslek temsilde zamanın uzunca dolaşıp düne ulaşması ile tasvir ediliyor. Tarikat ve tasavvuf berzahı ile hakikatlere ulaşmak hem uzun, hem de meşakkatli ve risklidir. Kurbiyet mesleğidir.

Akrabiyet mesleği ise zamanın üstüne çıkıp düne atlamak şeklinde tasvir ediliyor ki burada asıl vurgulanan husus Vehbiliktir. Yani kul burada mutlak bir teslimiyet ve tevekkül manası ile kesbini işin içine karıştırmadığı için Allah mükafat olarak hakikatleri zahmetsiz ve meşakkatsiz olarak bu kula  ihsan ediyor. Halbuki kurbiyet mesleğinde kesp ve insanın benliği işe müdahildir, bu da yolu uzatıp meşakkatli hale getiriyor.

İkincisi Risale-i Nur mesleği Velayet-i Kübra olan sahabe mesleği iken, tarikat mesleği ise Velayet-i Suğra mesleğindedir.

Velayet-i Suğra: Ekseri olarak tarikat ve tasavvuf berzahı ile seyrü süluk eden müritlerin mazhar olduğu bir velayet mertebesidir. Halk arasında kerametleri ile meşhur evliyalar ekseriya bu sınıfa girerler. Burada salikin kesp ve gayreti esastır.Yani kesbi bir makamdır.Bu yüzden riski, sekir halleri ve şatahatı olan bir meslektir.

Velayet-i Kübra: Akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafına bakan ve veraset-i nübüvvetten gelen gayet kısa, fakat yüksek olan ve tarikat berzahına uğramadan zâhirden hakikata geçen velilik mesleği. (Sahabeler gibi). Üstadımız bu manayı On Sekizinci Mektup'ta şöyle ifade eder:

"Cadde-i kübrâ, elbette velayet-i kübra sahibleri olan Sahabe ve Asfiya ve Tâbiîn ve Eimme-i Ehl-i Beyt ve Eimme-i Müçtehidînin caddesidir ki doğrudan doğruya Kur'anın birinci tabaka şâkirdleridir."

Yani, Allah’ın kula yakınlığından inkişaf eden külli ve feyizli bir meslektir. Risale-i Nur mesleği de bu sınıftandır. Tamamen Vehbi bir meslektir.

Tarikat mesleğinde nefsi öldürmek ve ölüm ile hayali irtibat kurmak vardır Risale-i Nur mesleğinde ise nefsi ıslah ve terbiye ve ölümü hakikat suretinde düşünmek esastır.

Akibeti düşünmek suretinde, gelecekte olacak bir şeyi şimdiki zamanda gelmiş gibi farz etmek ve ona göre tavır almak hayali bir şey oluyor, mürit kendini ölmüş biliyor, kefene sarılıp yatıyor, kendini kabir hükmünde olan mağaraya atıyor; nefis bu gibi  haletlerden müteessir olup uyanmaya çalışıyor. Bunların hepsi olmamış bir şeyi olmuş gibi hayal etme üzerine bina olduğu için, hem tatbiki zor hem de tesiri az oluyor.

Ama hakikat noktasında, şimdiki zamandan gelmesi muhakkak olan geleceğe fikren gitmek, nazarı ona çevirmek, hem hakikattir, hem daha müessirdir, hem de uygulanabilirliği daha kolay olan bir yoldur. Peygamberimiz (asm) bu hakikate şu hadisi ile işaret ediyor "Bütün gelecek olan yakındır." yani senin uzak gördüğün istikbal, aslında sana çok yakındır, ona göre tedbirli ol, ona göre ölüme hazırlıklı ol, diye ikaz ediyor; yani fikren istikbale gitme yolunu teşvik ediyor.

Özet olarak; ölümle bağlantı kurmanın iki yolundan biri, fikren istikbale gitmek ve ölüme nazarını çevirmek yoludur ki hakikatli bir yoldur, herkes bu yolda gidebilir. İkinci yol ise istikbali şimdiki zamana hayalen  taşımaktır. Yani kendini ölmüş bileceksin, musalla taşına yatacaksın, kefeninle kabire benzer bir çilehaneye gireceksin, orda nefis terbiye olana kadar mücadele edeceksin. Bu yolun bu zamanda tatbiki imkansızdır ve herkes bu yolda gidemez. Onun için hakikat olan birinci yolu ve metodu tatbik etmek lazımdır.

Risale-i Nurlarda nefsi terbiye etmek dört aşama ve adım iken, tarikat meslekleri genel itibari ile yedi ve on aşama ve adım şeklinde gitmişler. 

Risale-i Nur yolunun dört adımdan oluşması ve  bu adımların da kısaca izahı şöyledir:

1. Hatve: Nefsi temize çıkarmamak.
2. Hatve: Ölüm ve hizmette nefsi düşünmek, zevk ve arzularda unutmak.
3. Hatve: Kusuru kendinde görüp, eriştiği iyilikleri, kudret ve zenginliği Allah’tan bilmek.
4. Hatve: Benliği unutup, kendi varlığını, Allah’ın tecellîsine bir ayna olarak bilmek.

Fakr: İhtiyaç sahibi anlamında kullanılmıştır. Risale-i Nur'daki manası ile insanın zerreden güneşe kadar nihayetsiz ihtiyaçlara muhtaç olması demektir. Yani insan fıtrat olarak kainatta her şeye muhtaç olarak yaratılmıştır. İnsan hayatının devamı, bütün kainat çarklarının işlemesine bakar; böyle olunca insan kainattaki her şeye muhtaç olarak yaratılmış olduğu sabit olur. İşte insan bu sonsuz ihtiyacından dolayı fakirdir. Allah bu fakirlik halini insana her ihtiyacında, ihtiyacı olmayan Allah’ı  bulması için vermiştir. Yani insan bu hali ile nereye bakarsa, hangi şeye ihtiyaç duyarsa, orada fakirlik penceresi ile fakir olmayan Allah’ı bulabilir.

Acz: Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar zayıf ve iktidardan yoksun anlamında kullanılmıştır. Yani ihtiyaçları hem kainatı kuşatmış hem de ebede uzanmış olmasına rağmen bunlardan en basitini dahi tedarik edemeyecek kadar acizdir insan. Burada daha çok insanın iktidarsızlığına vurgu vardır. Bu acizlik penceresi de aciz olmayan Allah’a açılıyor. İnsan acizlik damarı ile aciz olmayan Allah’ı idrak ediyor. Her şeyin acizlik damarı ile Allah’a muhtaç olduğunu görüp tam tevazu ile kulluğa yöneliyor. İşte Risale-i Nur mesleğinin Allah’a giden iki temel esası ve iki temel marifet noktası bu acz ve fakr yoludur. 

Tarikattaki nefsin yedi mertebesi ve aşaması ise şu şekildedir:

1. Nefs-i emmare,
2. Nefs-i levvame,
3. Nefs-i mülhime,
4. Nefs-i mutmainne,
5. Nefs-i râdiyye,
6. Nefs-i mardıyye,
7. Nefs-i kâmile.

(1) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeyl, Üçüncü Sebep, İkinci Vecih | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 12888 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

şefkat
TARİKATTE KULUN KESBİ(ÇALIŞMASI) VARDIR NEFSANİ DERECELERİ KUL KENDİ KESBİYLE ÇALIŞARAK RIZA-İ İLAHİYE ULAŞIRKEN,SAHABE MESLEĞİ DEDİĞİMİZ VELAYET-İ KÜBRA MESLEĞİNDE İSE ALLAH'IN HUSUSİ YAKINLIĞI VARDIR.YANİ BİZZAT ALLAH-U TEALA MANEVİ RÜTBEYİ O KULUNA ADETA ''VERDİM'' DİYOR.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
iLLeGaLTM
çok ilginç cevabınız için teşekkürler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
erdal purc

kaynağından suyu içmekle ,borular vasıtasıyla şehre gelen suyu içme arasında ki fark nasılsa ,öylede risalei nur mesleğiyle kuran menbağından istifede etmek ile, silsile yoluyla borular vasıtasıyla suyu içmek yani kurandan istifade etmeye benzerki aralarında kaf dağı kadar fark var,birinci yol yani menbağından suyu içmek her zaman daha kıymetli ve selametli olduğundan risale mesleğine velayeti kübra caddesi denmiştir.slm

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
inkişaf

Risale-i Nur mesleği "Tarikat" değil "Hakikattir." İlmini ve imanını ve buna bağlı makamını doğrudan Kur'an'dan ve Asrı Saadetten Hz. Ali (ra) vasıtası ile Peygamberimizden almış ve aradaki 1300 seneyi ve bu arada gelen evliyanın silsilesini ve feyzini nazara almamıştır. Zira onlar da vasıtalarla Tarikat pirleri, kutupları ve aktaplarının Kurândan ve şeyhlerinden aldığı feyiz ve ilimleri kendilerinden sonrakilere aktarmıştır. Kendi anlayışlarına ve ibadetlerine göre elde ettikleri feyizleri vardır. Her birisi harika olabilir. Ama Bediüzzaman diyor ki "Biz ferdiyet makamına bağlıyız." Yani hiçbir tarikat silsilesine tabi ve bağlı değiliz. Bizim feyiz aldığımız makam ilmini aldığımız kaynak güneşten ışık alan aylar değil, doğrudan Kurân güneşindendir. Bu nedenle aydan ışık alıp güneşin ışığından rahatsız olan tarikat erbabının anlamadan yaptıkları itirazlara kulak asmayalım, onlarla mücadeleye ve hakikatleri onlara anlatmaya da çalışmayalım, anlamazlar bu nedenle itiraz ederler ve şeyhlerinin parlak zannettikleri makamlarına davet etmeye çalışırlar.Böylece bizleride güneşten mahrum ederler. 
Risale-i Nuru okuyup anlamayan ve yeterli bulmayıp kanaat etmeyen ve tarikatçıların mübalağalı, mücazefeli ve kendi şeyhlerini en yüksek makamda gören hayali makamlarına ve parlak sözlerine aldananları vardır. Bunlar Risaleleri basamak yapıp tarikat makamlarından feyz almaya çalışan talihsizlerdir. Akıl ve şeriatı bırakıp tarikatı daha yüksek makam görerek aldanmışlardır. Bu nedenle onlara fazla takılmamak gerekir. FERDİYET makamı demek bizim tarikat kültürüne ve tarikat şeyhlerine ihtiyacımız yok demektir. KAYNAKTAN SU İÇENLERİN buna kanaat etmeyip fabrikada şişelere konan ve buzdolabında saklanan şişe sularına ihtiyacı olmaz. Bir de bu "şişe suyu kaynak suyundan daha mükemmel bir sudur, biz içine bir de ilaç falan kattık her derde devadır" gibi reklamlarına aldanıp para ile satın alıp içmeye gerek yoktur....

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yağız22
ilhamla yazılmış bir tarikat kitabında Mevlana Halid(k.s) nin son müceddid olduğu ve sonra Mehdi geleceği yazılı.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
risale-i nur talebeliğinde bizi yönlendirecek nedir tarikatlarda şeyh yönlendiriyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Nur talebelerinin şeyhi Risale-i Nur ve cemaatin ortak aklını temsil eden meşverettir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
BU YÖNLENDİRMELER NASIL GERÇEKLEŞİYOR RİSALE-İ NURU AÇIP OKUYORUM ODA YÖNLENDİRİYORMU. ÖRNEĞİN İHLAS RİSALESİNDE OLDUĞU GİBİ EN AZ 15 GÜNDE BİR OKUYUN ŞEKLİYLEMİ. BAŞKA NASIL ÖRNEKLER VERİLEBİLİR.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Risale-i Nuru okumak ve içinde ki şeri tavsiyeleri yaşamak. Risale-i Nur tamamı ile bizi dinin emir ve yasaklarına yönlendirir. Tarikatta olduğu gibi özel bir virde hususi bir adaba yönlendirmez.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...