Risalelerde, Risalelerin çok müşkül meseleleri hallettiği geçiyor; ama çoğu meselenin eski kitaplarda da izahları bulunuyor. Nasıl anlayabiliriz?

Soru Detayı

- Mesela kader bahsinin Sa'd Taftazani'nin sadece ulemaya anlatabildiği, ama risalelerin avam kesime bile kolayca anlattığı yazıyor.
- Mesela o ikisini karşılaştirabilir misiniz? Yani işin özü risaleleri okumak hoşuma gidiyor, okuyorum, ama o kadar ilmi ve harikulade bir eser olduğunu idrak edemiyorum.
- İzah edebilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız "diğer alimler zor konuları hiç anlamamışlar ya da hiç anlatamamışlar" diye bir iddianın içinde değildir. Risale-i Nur'un diğer tefsirlerden farkı, temsil ve teşbihlerle zor konuları avamın anlayacağı bir seviyeye indirmesidir. Yoksa diğer alimler de zor konuları çok güzel anlamışlar ve anlatmışlardır.

Bu zamanda tekke ve medrese gibi dini eğitim veren kurumlar kapatıldığı için, insanlar din konusunda çok basit ve yüzeysel bir anlayış seviyesine gerilemişler. Değil zor konuları anlamak, basit meseleleri bile anlamaktan aciz bir duruma düşmüşlerdir. Bu sebeple bu zaman insanına "Git Taftazani oku." demek biraz lükse kaçar.

Taftazani’nin zor konulardaki eserlerini anlayabilmek için, belli bir ilmi altyapı gerekiyor. Bu zaman insanın bu tarz eserleri anlaması, istifade etmesi pek zor bir duruma gelmiştir. Bediüzzaman bu toplumsal gerçeği bildiği için, zor konuları temsil ve teşbih metodu ile en cahil ve avam insanların anlayacağı bir seviyeye indirmiştir.

Haşrin izah ve ispatı, meleklerin varlığının ispatı, Kur’an’ın mucizevi yönlerinin izah ve ispatı, kaderin ispat ciheti, tevhidin ispatı gibi imanın rükünleri ile ilgili meseleler sair tefsirlerde dağınık, yetersiz ve özet geçilmiştir. Mesela, haşir ile ilgili Onuncu Söz ayarında geniş, yeterli ve ilzam edici bir tefsir ve izahı, diğer tefsirlerde görmek pek mümkün değildir.

Kelam ilmi ile ilgili çok kitap okuyan ve alt yapıya sahip olanlar "Bu kitaplarda imanın rükünlerinin izah ve ispatı çok basit ve yüzeysel geçilirken, imanın teferruat denilecek kısımları Mutezile ve Cebriye gibi mezheplere karşı çok uzun ve genişçe izah edilmiştir, ki Risale-i Nur bu konulara çok az değinip tafsilatını bu izahlara havale etmiştir." diyerek, bu hakkı teslim etmektedirler.

Risale-i Nur, sadece kaderin tafsilatına girip avamın anlayacağı bir seviyeye indirmiştir.

Sa'd-ı Taftazani kırk-elli sayfadan oluşan "Mukaddemat-ı İsna Aşer" eserinde kader konusunu ele alıp izah etmeye çalışırken, Risale-i Nur kaderin hem ispatı hem de tafsilatına dair zor meseleleri 6-7 sayfada halletmiştir. Kader Risalesini anlayarak okuyan birisi, kader konusunda kafasında en ufak bir şüphe ve tereddüde yer kalmaz.

Ayrıca Risalelerdeki bu harikalık, Üstad'ın ilminden ziyade ilahi inayet ve rahmetten kaynaklanmaktadır. Çünkü zamanı çabuk geçen bu zamanın insanına kısa ve selametli bir yolu ihsan etmek, ancak Allah'ın rahmeti ve hikmetiyle izah edilebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...