"Risaleleri ciddi okumak ve yazmak, yirmi sene medresede okumaktan faiktir ve daha menfaatlidir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Eğer sesim erişseydi olanca kuvvetimle bağırarak, küre-i arzdaki gençlere diyecektim: 'Risaleleri ciddî okumak ve yazmak, yirmi sene medresede okumaktan fâiktir ve daha menfaatlidir.' Medresede okumaktaki maksat, evvelâ kendini kurtarıp, saniyen ümmet-i Muhammed’i kurtarmaya çalışmak değil mi? Risaletü’n-Nur ve Mektubatü’n-Nur, yirmi senelik medrese ilmini veriyor itikadındayım." (Barla Lahikası, 132. Mektup)
Bu cümle, Risale-i Nur’un eğitim metodu, zaman yönetimi ve hakikate ulaşma hızı açısından ne derece etkili olduğunu çok iddialı ve çarpıcı bir kıyasla ortaya koymaktadır. Geleneksel eğitim sistemleri ile bu eserlerin sunduğu metodun karşılaştırıldığı bu ifadeyi şu başlıklar altında tahlil edebiliriz:
1. "Ciddî Okumak ve Yazmak" (Metodun Şartı)
Burada sıradan bir okumadan ya da göz gezdirmeden bahsedilmemektedir. İki temel eylem öne çıkar:
Ciddî Okumak: Metnin derinliğine inerek, kelimeler arasındaki mantık bağlarını kurarak, zihni ve kalbi tamamen metne vererek yapılan tefekkürî bir okumadır.
Yazmak: Risale-i Nur’un telif edildiği dönemde eserler elle yazılarak çoğaltılıyordu. Yazmak; dikkati en üst seviyeye çıkarır, bilginin hafızaya kazınmasını sağlar ve insanı sabra alıştırır. Bugün için bu, satır satır sindirerek, notlar alarak ve üzerine çalışarak okumak anlamına da gelir.
2. "Yirmi Sene Medresede Okumaktan Faiktir" (Zaman ve Öz Kıyası)
Faik, üstün ve daha nitelikli demektir. Klasik medrese eğitimi; sarf, nahiv, mantık, belagat, fıkıh, kelam gibi onlarca ilim dalını alet ve usul dersleriyle birlikte çok uzun yıllar (bazen 15-20 yıl) okutmayı gerektirirdi. Bu kıyasla şu mesajlar verilir:
Zamanın Hızlanması: Ahir zaman denilen bu hızlı ve karmaşık çağda, insanların ilim öğrenmek için 20 yıl ayıracak vakti ya da imkânı çoğunlukla yoktur. Eserler, modern insanın bu zaman darlığına ilaç gibi yetişen yoğunlaştırılmış bir program sunar.
Vesileden Gayeye Doğru: Klasik eğitimde bazen "alet ilimleri" (dil bilgisi, mantık kuralları vb.) içinde boğulup asıl amaca (iman hakikatlerine ve marifetullaha) ulaşmak çok zaman alabilir. Risale-i Nur ise doğrudan neticeye, yani Kur'an'ın kalbine ve iman esaslarının ispatına odaklanır.
3. "Daha Menfaatlidir" (Pratik ve Güncel Fayda)
Bu çağın en büyük tehlikesi, klasik dönemin fıkhi fantezileri veya kelami tartışmaları değil, doğrudan doğruya iman esaslarına yönelen felsefi şüpheler ve inançsızlık akımlarıdır.
Doğrudan Yaraya Merhem: 20 yıllık medrese eğitimi insana çok geniş bir altyapı kazandırabilir, ancak bu çağın inkârcı fikirlerine karşı anında ve pratik cevaplar üretmekte hantal kalabilir. Risaleler ise doğrudan bu çağın hastalıklarına (materyalizm, ateizm, pozitivizm gibi akımların getirdiği şüphelere) karşı sarsılmaz mantık delilleri sunduğu için çok daha menfaatli ve etkilidir.
Özetle bu vecize; Risale-i Nur’un uzun ve dolambaçlı yolları aradan çıkararak, samimi ve ciddi bir gayretle yönelen herkese, çok kısa bir sürede en derin imanî hakikatleri kazandırabilecek hızlandırılmış ve etkili bir manevi akademi olduğunu vurgulamaktadır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü