"İşkâl-i mantıkıyeyi kıyâs-ı istikrâî cihetiyle on bine kadar iblâğ edip, hiçbir âlimin yetişemediği bir derece-i ihata göstermiş." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eski Said olduğu zamanlarda, İngilizlerin dinî suallerine gayet lâtif ve müskit bir cevap vermiştir. Ve ilm-i mantıkta, İbn-i Sina'nın telifatından geçecek Tâlikat namında harika bir risalesi var. İşkâl-i mantıkıyeyi kıyâs-ı istikrâî cihetiyle on bine kadar iblâğ edip, hiçbir âlimin yetişemediği bir derece-i ihata göstermiş. Sünuhat isminde bir risalesinde gördüm ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, âlem-i mânâda, bir medresede ona ders verdiğini görmüş. O ders-i mâneviyeye binaen İşârâtü'l-İ'câz namındaki harika tefsiri yazmış."(1)

Bu paragrafta Üstad Hazretlerinin akıl ve mantıkta ne kadar ileri ve deha derecesinde olduğu izah ediliyor. Öyle ki, Talikat namındaki mantık risalesinin, İbn-i Sina’nın mantık kitaplarından daha ileri bir derecede olduğunu anlıyoruz.

Bu paragraf Üstad Hazretlerinin sadece dinî ilimlere değil, müsbet ilimlere de ne kadar vakıf olduğunu gösteriyor. Mesela Üstad Hazretleri zekâvet ve riyaziyata olan vukufiyetini bir ihtimal hesaplaması ile göstermiştir. İhtimal, bir şeyin olma ve olmama şansının ve olabilirliğinin hesaplanması demektir.

Üstad Hazretlerinin yaptığı şu hesaplama buna bir misaldir. On beş Müslim ile on beş gayri Müslim’in kuradan çıkma ihtimallerinin hesabı ve bu hesaba göre "Nasıl bir paylaştırma yapılırsa, sürekli müslime isabet eder?" diye ihtimalleri değerlendiriyor.

Üstad Hazretleri bu hesaplamada ilk önce yüz yirmi dört ihtimali hesap ediyor, daha sonra kendi zihnî kuvveti ile bunu iki bin beş yüze çıkarıyor. Zaten rakam ziyadeleştikçe muhtemel haller de ziyadeleşir ve zihnin işin içinden çıkma nisbeti o derece zorlaşır. Üstad Hazretleri gayr-i müslim sayısı beş yüze çıkarsa ihtimal sayısı da o derece artar ve iki yüz elli bin muhtemel vaziyet olur diyor. Üstad Hazretleri bu iki yüz elli bin muhtemel durumu bir risale halinde kaleme alıp, Tahir Paşa’ya göstermiştir. Ancak daha sonra çıkan bir yangında o risale kaybolmuştur.

"İşkal-i mantık" ve "kıyas-ı istikraî" tabirleri, çözülmesi zor mantık işlemleri demektir. Yukarıdaki ihtimal hesaplama hâdisesi bunlara bir misal olarak verilebilir.

Mantık, maksada hizmet eden bir alet ilmidir. Maksat iman iken, alet de mantık ilmidir. İlm-i mantık Risale-i Nur'un her sayfasında, her paragrafında ve her cümlesinde bulunan bir ilimdir. Zaten Risale-i Nurların en mümeyyiz vasıflarından birisi mantık ve iknadır.

(1) bk. Barla Lâhikası, (133. Mektup)

İlave bilgi için tıklayınız:

Ta'likat ve Kızıl İ'caz eserleri hakkında bilgi verir misiniz?..

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.716
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...