"Rızkımızı kendi güç ve gayretimizle kazanıyoruz." iddiasına nasıl cevap vermeliyiz?
Değerli Kardeşimiz;
İnsanın bir şeye sahip olması için, o şeyin bütün şartlarını hazırlaması ve ona hakiki manada tasarruf etmesi lazımdır. Meselâ; bir çiftçinin, "Mahsulâtı ben yetiştirdim" diyebilmesi için; buğdayın teşekkülü esnasında çalışan bütün sebepleri tedbir ve idare etmesi gerekir. Güneşin doğmasında, yağmurun yağmasında, toprağın içindeki mineral ve vitaminlerin toplanmasında, buğday başağının bünyesinde olup-biten bütün işlerin tedbir edilmesinde, çiftçinin tasarruf ve kudreti hâkim olacaktır ki bu "mahsulâtın sahibi benim” demeye hakkı olsun.
Bu ölçüyü bütün sahalara ve işlere tatbik edebiliriz. İnsan en basit bir işe bile malik değilken, nasıl olur da bütün kâinatın çarklarının işlemesi ile vücuda gelen bir şeye “sahibim” diyebilir.
Topraktan insanı yaratan Allah, aynı topraktan insanın rızkını da yaratmıştır. Tek başına ne toprak ne su ne ışık ne de hava insanın karnını doyurmaya yetmezler. Bunlar, ilâhî bir terbiyeden geçerek ‘rızık’ haline gelirler. Rızkımız, bütün bir kâinatın bir fabrika gibi çalışmasıyla yaratılıyor. Bir tek unsur noksan olsa, rızka kavuşamıyoruz. Öyle ise yediğimiz bir meyvenin arkasında bütün bir kâinatı görüp, şükrümüzü ona göre yapmak durumundayız.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü