Sahabelerde de iştirak-i a’mâl ile şahs-ı manevide olduğu gibi, kişiye umum yekûn sevap yazılıyordu, denilir mi?
Değerli Kardeşimiz;
Bilindiği gibi cemaatle kılınan namazlarda hâsıl olan 27 kat sevap, cemaate dâhil fertlerin her birine aynen yazılmaktadır. Şeriatın bu hükmü, cemaat halinde hizmet verenler için de geçerlidir.
"Fertte sabit olan bir şey, nev’inde de sabit olur" kaidesince, Nur cemaatinde sabit olan şirket-i manevî mânâsı, sair İslam cemaatlerinde de sabit olabilir. Burada mühim olan nokta, aynı duygu ve düşünceler etrafında cemaat ruhuyla kenetlenmektir. Bu cemaat ve kenetlenme istikamet dairesinde olursa aynı şirket-i manevî orada da cari olabilir. Bu umumî bir kaidedir.
Hal böyle olunca, bu şirket-i manevinin en kemal ve mükemmel şekli sahabelerde vardır denilebilir. Hatta onlarınki öyle bir şirket-i manevidir ki, sadece sahabelerin sevabı değil, bütün ümmetin umum sevapları onların hanesine yazılıyor.
Zira onlar saff-ı evvel oldukları için İslam binasının ve İslam ümmetinin temeli ve harcıdırlar. Ümmetin bütün kemalat ve sevapları onların sevap hanesine ve onların şirket-i maneviyesinin kefesine dâhil oluyor. Başka hususlarda olduğu gibi, bu hususta da onlara yetişmek mümkün değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü