Sesleri meleklerin taşıdığına dair, Risalelerde bir bilgi var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Seslerin doğrudan melekler tarafından nakledildiğine dair Risale-i Nur'da bir ibare geçmiyor; ama bu manayı çağrıştıracak şöyle bir bakış açısı takdim ediliyor:

"Hamele-i Arş ve yer ve göklerin melâike-i müekkelleri ve sair bir kısım melekler hakkında Muhbir-i Sadıkın tasvir ettiği, meselâ kırk binler başlı, herbir başta kırk binler lisan ve her lisanda kırk binler tarzda tesbihat ettiklerini ve intizam ve külliyet ve vüs'at-i ubudiyetlerini ifade eden hakikate çıkmak için şuna dikkat et ki, Zât-ı Zülcelâl."(1)

Her bir mahlûk ibadet ve tesbih noktasından, bir melek tarafından temsil ediliyor ve bu melek temsil ettiği mahlûkun şeklinde görünüyor.

Meselâ; bir damla yağmura bir melek nezaret ve vekalet ediyor; o yağmur damlasının şekline mütenasip bir surete bürünüyor. Yine her bir ağaca bir melek nezaret ve vekalet ediyor; ağacın her bir dal ve yaprakları, Allah’ı tesbih ve tezkir ettiği için, bu tesbih ve zikirleri temsil edecek melek, o dallar ve yapraklar adedince ağza sahip bir hüviyete bürünüyor. Yani ağaçta kırk bin yaprak ve dal varsa, ona nezaret ve vekâlet eden melek kırk bin dil ve ağız ile o dal ve yaprakların yapmış olduğu zikir ve tesbihleri Allah’a şuurlu bir şekilde takdim ediyor.

Yukarıdaki manaya uygun olarak sesleri nakleden atom ve zerrelere de nezaret ve vekâlet eden melekler var.

"Gök yarılmış ve o gün bitkin bir hale gelmiştir. Melekler onun çevresindedir. Ve o gün Rabbının Arş'ını, onların da üstünde sekiz tanesi yüklenir." (Hâkka, 69/16,17).

Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

"Size arşı taşıyan meleklerden bahsetmem konusunda bana izin verildi. Onlardan her birisinin kulak memesi ile boynunun arasındaki mesafe yedi yüz yıldır."(2)

Abdullah b. Amr "Arş'ı taşıyan melekler sekiz tanedir." der. Sa'id b. Cübeyr âyetteki "sekiz melek" ifadesini sekiz saf melek olarak tefsir etmiştir. Bu meleklere ALLAH Teâlâ’ya yakın ve meleklerin efendileri olmalarından dolayı Kerûbiyyûn melekleri denilir. İbn Abbâs’tan nakledilen bir rivâyete göre Kerûbiyyûn melekleri, sekiz bölümdür. Onlardan her bir cinsinin insan, cin, şeytan ve melek gücü kadar gücü vardır."(3)

"Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: 'Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.' " (Mü'min, 40/7).

Hz. Mikail (as) dört büyük melekten biri olup, tabiat hâdiselerini tanzim etmekle vazifelendirmiştir. Öyle ise ses gibi muazzam bir sanata nezaret ve vekâlet eden meleğin bulunması gayet normal bir durumdur. Tabi burada meleğin sese vekâlet etmesi, sesi taşıyan ilmî sebeplerin yok olduğu manasına gelmez

Bu ve buna benzer birçok ayet ve hadisten, meleklerin bütün varlıklara nezaret ve vekâlet ettiğini anlamak zor olmasa gerek. Arşı taşıyan ve ona vekâlet eden melekler, arşın ihtişamına uygun bir cüsse ile yaratılırlarken, küçük bir zerre ve atoma nezaret ve vekâlet eden bir melek de ona göre yaratılmıştır.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Dördüncü Söz.

(2) bk. Ebû Dâvûd, Sünne 1.

(3) bk. İbn Kesîr, Tefsiru'l-Kur'âni'l-Azîm, VIII/239.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...