"Şimdi efradı birer küçük çekirdek iseler de ileride tevfik-i ilahi ile birer şecere-i âliye hükmüne geçerler. Ve birer telsiz telgrafın merkezi olurlar. Sarıklı küçük genç bir zat ise..." Ne demek?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Buradaki "sarıklı genç" bir modeldir ve teşviktir. Sadece sarıklı genç değil, Risale-i Nurların sair parçalarında zikredilen bütün ağabeyler, temsil kahramanları bir model olunması teşvik edilen birer rehberdirler. Meseleye böyle bakarsak daha isabetli olur.

Nitekim Kur’an ve sünnette de hem hayrı hem de şerri temsil eden böyle modeller mutlak bir şekilde tayin edilmiştir. Üstad Hazretleri bu manaya şu şekilde bir temsil ile de işaret ediyor:

"ÜÇÜNCÜ FIKRA: Sen ey riyâkâr nefsim! 'Dîne hizmet ettim.' diye gururlanma. اِنَّ اللّٰهَ لَيُؤَيِّدُ هٰذَا الدِّينَ بِالرَّجُلِ الْفَاجِرِ ["Muhakkak ki Allah, bu dini fâcir adamla da teyid ve takviye eder." (Buhari, Cihad: 182, Meğâzî: 38, Kader: 5; Müslim, İmân: 178; İbn-i Mâce, Fiten: 35; Dârimî, Siyer: 73; Müsned, 2:309, 5:45.)] sırrınca, müzekkâ olmadığın için, belki sen kendini o recûl-i fâcir bilmelisin. Hizmetini, ubûdiyetini, geçen nimetlerin şükrü ve vazife-i fıtrat ve farîza-i hilkat ve netice-i sanat bil, ucb ve riyadan kurtul." (Sözler, Yirmi Altıncı Söz, Hatime.)

"Recûl-i fâcir" ifadesi, burada bir model ve kalıptır, ama mutlak bırakılmıştır. Öyle ise herkes bu ifade şumulüne girme tehlikesinin içindedir. Mutlak bırakmada ihata vardır, şayet bu ifade kayıtlı ve birkaç kişiye mahsus olsa idi, ekser insanlar terbiye olamazdı.

Biz de Risale-i Nurlardaki mutlak bırakılmış modellere böyle bakmalıyız ki, herkes hissesini alsın. Bu, "sarıklı genç" için de aynıdır. Her Nur talebesi "sarıklı genç" olabilir ya da olmaya çalışmalıdır.

"Telsiz telgrafın merkezi"nden maksat, böyle faal, ihlaslı, sadakatli, sebatkâr ve kabiliyetli Nur talebelerinin, iman hizmetinin merkezinde mühim bir çark ve bir cazibe kaynağı teşkil etmesidir. Bazı ağabeyler vardır ki, iman hizmeti âdeta onun etrafında döner ve şekillenir. Her meşreb içinde bu tarz lokomotif ağabeyler bulunur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 6.019
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Nurun fedaisi

Zübeyir Ağabey 'Sarıklı Genç' hakkında şöyle diyor: 《Sarıklı Genç (Genç Said): Üstadımızın Genç Said (Sarıklı Genç) tabiri; hizmeti devam ettiren, faal, hareketli olan herkes için geçerlidir. Fakat, kibir ve gururlanmamak lazımdır.》İstifade etmeMiz dileğiyle.. Selam ve dua ile..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Bu konuda Merhum Said Özdemir Ağabey, "Üstad'ın kendisine 'Sarıklı genç' sensin.." (videolarda da var.) dediğini aktarıyor. Bu konuda görüşünüzü alabilirmiyim.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Üstadımız bu ifadeyi Merhum Said Özdemir Ağabeyi taltif ve teşvik etmek için söylemiş olabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Cevabınız için Allah razı olsun.. Zaten Merhum Said Özdemir Ağabey konuşmasının devamında "Üstad, Ceylan Ağabey'in biraz üzüldüğünü görünce 'Sen de Sarıklı Gençsin..' dedi" Zaten her Nur Talebesi için önemli olan hizmette aktif olmak ve Allah rızası için çalışmak olmalı.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi

Bismihi Subhanehu 

İslâmiyet'in istediği bir gençlik nasıl olmalıdır?.. 

Asrımızın bir çok Mütefekkirlerininde istediği bir gençlik modeli vardır.. 

Bu konu ile ilgili "Nasıl Bir Gençlik?.." Manifestosu'nu paylaşmak istiyorum.. 

BİR GENÇLİK..


Bizler, Kur'ân'da Cenâb-ı Hakk'ın "Sizler, insanlar içindeki en hayırlı ümmetsiniz!.."(1) hitabına mazhar bir gençliğiz..


Bizler, Hz. Peygamber'in (A.S.M.) "Ey Âhirzaman Gençliği!.."(2) hitabına mâsadak bir gençliğiz..


Bizler, Bediüzzaman’ın "Mazi geçmiş.. Hâl mâlum.. Bize Nesl-i Cedid lâzım!.."(3) diye betimlediği "Nesl-i Cedid" yani yeni nesiliz..


Bizler, Mehmed Âkif'in "Asım'ın Nesli diyordum ya.. Nesilmiş gerçek.. İşte çiğnetmedi namusunu.. çiğnetmeyecek.."(4) dediği "Asım'ın Nesli"yiz..


Bizler, Necip Fazıl'ın "Bir Gençlik..Bir Gençlik ki.. 'Kim var?..' denildiğinde, sağına ve soluna bakmadan 'Ben varım!..' diyebilen bir gençlik!.."(5) diye tavsîf ettiği, "Büyük Doğu" gençliğiyiz..


Bizler, Sezai Karakoç'un "Klişeci değil özcü, lafızcı değil anlamcı"(6) olarak değindiği ve "Dönüşsüz tövbenin eri" olan "Diriliş Gençliği"yiz..


Bizler, "Doğu'nun Yedinci Oğlu"(7) , "İslâm Âlemini Yüceltecek Taha"(8) olarak vasfedilen bir gençliğiz..


Bizler, "Nur tohumlarının çiçek açacağı"(9) , "cennet-âsâ bir bahar"ın hasret ve intizarı içinde bulunan bir gençliğiz..


Bizler, "Şahlanan bir îman dâvâsının erleri"(10) olmaya namzed bir gençliğiz..


Bizler, "Mahkemelerinde 'Hâkimiyet Allah'ındır' sözünün asılacağını bekleyen"(11) bir gençliğiz..


Bizler, "Hizmeti devam ettiren, faal, hareketli, kibir ve gururdan müstağni(*)"(12) olan "Genç Said"ler yetiştirecek bir neslin hasretinde olan bir gençliğiz..


Bizler, "Ey Şehid oğlu Şehid!.. İsteme benden makber.. Sana ağuşunu açmış duruyor, Peygamber.."(13) hitabına mazhar ve mâsadak bir gençliğiz..


Bizler, "Hulusi'ye(14) omuz omuza verecek belki geçecek"(15) olarak Bediüzzaman tarafından tavsif ve taltif edilen "Sarıklı Genç" olmaya namzed bir gençliğiz.. 


Bizler, "Ey bu vatan gençleri!. Frenkleri taklide çalışmayınız!.."(16) hitabının mazharı ve muhatabı olan bir "Vatan Gençliği"yiz..


Bizler, "Vatan Sevgisi Îmandandır.."(17) nidâ-i Peygamberî'ye muhatab ve teşvikkâr sözlere ittiba eden bir "Vatan Sevdalısı" gençliğiz..


Bizler, 300 yıldan ziyade(*) mağarada kalan "mağara arkadaşları" yani "Ashab-ı Kehf"(18)in, Âhirzaman'daki temsilcileri olmaya muntazır bir gençliğiz..


Bizler, Kur'ân'da "Allah onlardan razı, onlarda Allah'tan razı"(19) hitabının hakkını vermek için çaba gösteren "razı olunmuş" bir gençliğiz..


#İslâmiyetFedaisi 


(1) Kur'ân-ı Kerîm'den


(2) Kütüb-ü Sitte'den 


(3) Benzer ifadeler için bkz. Tarihçe-i Hayat


(4) Mehmed Âkif, Safahat


(5) Necip Fazıl, Gençliğe Hitab


(6) Sezai Karakoç, İnsanlığın Dirilişi


(7) Sezai Karakoç, Masal Şiiri 


(8) Sezai Karakoç, Taha'nın Defteri 


(9) Bediüzzaman, Mektubat 


(10) Zübeyir Gündüzalp, Bir Dâvâ Adamının Notları


(11) Necip Fazıl Kısakürek 


(12) Zübeyir Gündüzalp, Bir Dâvâ Adamının Notları 


(*) müstağni: uzak duran, çekinen..


(13) Mehmed Âkif, Safahat


(14) Bediüzzaman’ın Muazzez ve Mualla talebelerinden ve ihlas örneği, Hacı İbrahim Hulusi Yahyagil Ağabey..


(15) Bediüzzaman, Mektubat 


(16) Bediüzzaman, Lem’alar 


(17) Hadis-i Şerif 


(*) ziyade: fazla..


(18) Kur'ân-ı Kerîm, Kehf Sûresi 


(19) Kur'ân-ı Kerîm

İstifade etmemiz dileğiyle.. Selam ve dua ile..

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Lazgin

Risale-i Nurda sadece iki yerde sarıklı genç tabiri geçer. Biri bu mezkur yerde. Diğeri Tarihçe-i Hayatta.

 Nitekim bu hakikatın idrak edilmeye başlandığını gösteren emareler, bahtiyar Alman Milleti içinde görülmektedir.
{(Haşiye): Avrupa'da hristiyanlar içinde bir tek kasabada altmışbeş aded sarıklı genç Nur talebesinin çıkması, bunun bir numunesidir.}
(Sekizinci Kısım(Isparta Hayatı)/Üniversite Nur Talebelerinin bir açıklaması)

 

Bu ikisinin mana olarak vech-i irtibatı var mıdır acaba? 

Ve acaba neden kuvve-i velayetle atılacak diyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

"Sarıklı genç" tabirini bir model olarak ele alırsak 65 sarıklı genç bunun somut bir ifadesi olur. Kuvve-i velayet sıfatı sarıklı genç modelinin gerçek ve mücessem şahsı olabilir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...