Block title
Block content

Birinci Makale, İkinci Mukaddeme

İçerikler

  1. "Hilkat-i âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir." Kanun-u tekâmülün zevali var mı, kemalin zevale dönmesi âdetullah için de geçerli midir?

  2. "Tekemmül-ü mebadi ise; fünun-u ekvanın tohumlarını sulb-ü hilkatten zamanın terbiyegerdesi bir zemine ilka' ile telkîh eder. O tohumlar ise tedricî tecrübeler ile büyür ve neşv ü nema bulur." İzah eder misiniz?

  3. "Bu zamanda bedihiye ve ulûm-u âdiye sırasına girmiş pek çok mesail var; zaman-ı mazide gayet nazarî ve hafî ve burhana muhtaç idiler..." cümlesini izah eder misiniz?

  4. "Mazide nazarî olan bir şey, müstakbelde bedihî olabilir. Şöyle tahakkuk etmiştir: Âlemde meylü´l-istikmal vardır. Onunla hilkat-i âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir. İnsan ise, âlemin semerat ve eczasından olduğundan..." devamıyla açıklar mısınız?

  5. "Her soyda füyuz-u hüveyda-nüma ile..." Buradaki ifade soy mu, sûy mu?

  6. Muhakemat'ta insanın sosyolojik gelişimi ile kainat arasında nasıl bir bağlantı kurulmuş? Sosyolojik ve maddi yönden gelişmemiş insanların terakkisi hususunun Muhakemat'taki insan kainat benzerliği ile alakası var mıdır?

  7. "Nasıl ki, hariçte bir uçurum üzerinde atlamak veyahut bir dar yerde geçmekte küll ve küll-ü vahid birdir. Teavün fayda vermez." İzah eder misiniz?

  8. "Lâkin, eğer çendan telâhuku efkâr bu kısm-ı sâninin mahiyetini tağyir ve tekmil ve tezyid edemezse de, burhanların mesleklerine vuzuh ve zuhur ve kuvvet verir." cümlesini izah eder misiniz?

  9. "Bu kıyasa binaen fünunun bir kısmı, büyük taşın kaldırılması gibi teavüne muhtaçtır. Bunların ekserî, ulûm-u maddiyedendir. Diğer bir kısmı ikinci misale benzer. Tekemmülü def’î, yahut def’î gibi olur. Bu ise, ağlebi mâneviyat veya ulûm-u İlâhiyedendir." İzah eder misiniz?

  10. İnsan hayatındaki gelişmelerin hikmeti nedir? Neden biz uçaktan, arabadan istifade ederken bizden önceki insanlar istifade edemediler. Hem bugün insanoğlunda mevcut olan ilim, daha önceki kavimlerde de olsaydı onların da tefekkürü artmaz mıydı?

  11. "Kezalik, hakaik-i mahzâ ve mücerredât-ı sırfeden olan mâneviyatta, maddiyûnun hükümlerine müracaat ve fikirleriyle istişare etmek, âdetâ lâtife-i Rabbaniye denilen kalbin sektesini ve cevher-i nurânî olan aklın sekeratını ilân etmek demektir..." İzah eder misiniz?

  12. "Kim bir şeyde çok tevaggul etse; galiben başkasında gabileşmesine sebebiyet verir." cümlesini izah eder misiniz?

  13. "Bu sırra binaen, pek çok adam meylü'l-ağalık ve meylü'l-âmiriyet ve meylü't-tefevvukla mütehakkim geçinmek istediğinden, ilmin şanında olan teşvik ve irşad ve nasihat ve lûtfu terk edip, kendi istibdad ve tefevvukuna vesile-i cebir ve tânif eder." İzah eder misiniz?

  14. Ulûm-u medarisin tedennîsine ve mecrâ-yı tabiîden çevrilmesine bir sebeb-i mühim budur... Buranın cevabını açıklar mısınız?

Yükleniyor...