"Teslis" hakkında Risalelerde bilgi var mıdır?
- Hristiyanlara İslâm'ı nasıl anlatabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
Risale-i Nur doğrudan tevhid akidesini ispat ve izah eder. Tevhid, yani Allah'ın bir olması ispat edildikten sonra, teslis gibi diğer bütün şirkin türleri çürütülmüş olur. Üstad doğrudan teslisi çürütmek yerine, Tevhidi ispat etmiştir. Tevhidi ispat ederken teslisi de dolaylı olarak çürütmüştür.
Hıristiyan birisine karşı doğrudan doğruya teslis akidesini çürütmeye çalışmak, çoğu zaman onun müdafaa vaziyetine geçerek, taraflı bakmasına ve hakikatleri görememesine sebep olabilir. Tartışmak, münazara etmek, çatışmak yerine, öncelikle ittifaki olan meselelerde İslam’ın hakikatlerini izah etmek lazımdır düşünüyoruz. Mu'cizat-ı Ahmediye’nin On Altıncı İşareti olan Tevrat, İncil ve Zebur’un Peygamber Efendimiz (asv.)'den haberleri göstermeniz de takdire şayandır. Onların kabul etmemesi “kutsal ruhtur” diye tevil etmesinin bir önemi yoktur. Çünkü kabullenmemeleri taassuptan ileri geliyor. İslam'ı anladıkça, zamanla kendi âlemlerinde düşünmeye başlayacaklardır. İşte biz de bu noktada imanın ve İslam’ın başka hakikatlerini nazara verdikçe, inşallah zamanla bu inatları kırılacaktır.
Unutmayalım ki, her insanın bir dem süresi vardır. Kimisi bir cümleyle iman eder, kimisine yıllarca anlatırsınız ondan sonra iman eder. Abdullah b. Selam Hazretleri Resulullah (asv) sadece yüzünü gördüğünde “Bu simada yalan olmaz” diye daha bir kelime bile konuşmadan iman etmiştir. Ebu Süfyan yirmi yıl boyunca defalarca İslam ve iman anlatıldığı ve İslam’ın güzelliklerini gördüğü halde yirmi yıl sonra iman etmiştir. Demek ki her insanın demlenme süresi vardır.
Fakat biz imanı ve İslam’ı anlatırken en doğru metod ve tarzları seçmemiz gerekiyor ki, karşı tarafı bu demlenme süresini en hızlı bir şekilde geçmesine yardımcı olalım.
Öncelikle İslamiyet-Hristiyanlık mukayese ve münazaralarından önce, ittifaki meselelerden söz etmek gerekiyor. Örneğin bir yaratıcının olduğuna iman, ahirete iman, meleklere iman gibi meseleler. Bunun için Ayet-ül Kübra Risalesi, Haşir Risalesi gibi risaleleri okutmak ve anlatmak gerekiyor. Ayetü'l-Kübra Risalesi hem Allah'ın varlığını hem de birliğini ispat eder. Yani tevhidi ispat eder. Hristiyanlar Allah'ın varlığını kabul ettikleri için, tevhidi de kabul etmeye yaklaşacaklardır. Çünkü Ayet-ül Kübra Allah'ın varlığını öyle harika bir şekilde anlatmaktadır ki, O’nun ortağı, şeriki, oğlu olmaz diye ister istemez tasdik edeceklerdir.
Ayrıca hakikatleri anlatırken mantık ilminin kaidelerini iyi kullanmak gerekiyor. Mesela; Mu'cizat-ı Ahmediye’nin On altıncı İşareti olan Tevrat, İncil ve Zebur’un Resulullah Efendimiz (asv.)'den haberlerinde önce Üstad'ın müthiş bir açıklaması var. Eğer o açıklama tam anlaşılsa kutsal kitapların Peygamber Efendimiz (asv)'den bahsetmeleri gerektiğine tam olarak kanaat getireceklerdir. Mezkûr yer şöyledir:
"Nass-ı Kur’ân’la, Tevrat, İncil, Zebur ve suhuf-u enbiyanın, nübüvvet-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâma dair verdikleri haberdir."
"Evet, madem o kitaplar semâvîdirler ve madem o kitap sahipleri enbiyadırlar."
"Elbette ve herhalde, onların dinlerini nesheden ve kâinatın şeklini değiştiren ve yerin yarısını getirdiği bir nurla ışıklandıran bir zattan bahsetmeleri, zarurî ve kat’îdir."
"Evet, küçük hâdiseleri haber veren o kitaplar, nev-i beşerin en büyük hâdisesi olan hâdise-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâmı haber vermemek kàbil midir?"
"İşte, madem bilbedâhe haber verecekler; herhalde ya tekzip edecekler, tâ ki dinlerini tahripten ve kitaplarını nesihten kurtarsınlar; veya tasdik edecekler, tâ ki o hakikatli zât ile dinleri hurafattan ve tahrifattan kurtulsun. Halbuki, dost ve düşmanın ittifakıyla, tekzip emâresi hiçbir kitapta yoktur. Öyle ise tasdik vardır."
"Madem mutlak bir surette tasdik vardır. Ve madem şu tasdikin vücudunu iktiza eden kat’î bir illet ve esaslı bir sebep vardır. Biz dahi, o tasdikin vücuduna delâlet eden üç hüccet-i kàtıa ile ispat edeceğiz."(1)
Son olarak teslis ile alakalı Risale-i Nur'daki bütün tevhid bahisleri nazara verilebilir. Meselâ; Ayet’ü-l Kübra, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi ve Yirmi Dördüncü Mektup, Tabiat Risalesi, Otuzuncu Lem'a, İkinci Şua, vs...
(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Altıncı İşaret.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü