Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri için ısrarla "Said-i Kürdi" diyenler var, bu ne kadar doğrudur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Böyle tabirleri kullanmanın ya da öne çıkarmanın menfi tesirlerini ve zararlarını maddeler halinde takdim edelim.

Birincisi: Üstad Hazretleri bu tabirleri bizzat kendisi değiştirmişken, bizim bu tabirleri kullanmamız en hafif tabiri ile Üstad Hazretlerine karşı bir saygısızlık olur.

İkincisi: Menfi milliyetçilik hastalığının yaygın olduğu bu dönemde, bu gibi tabirleri öne çıkarmak Kur’an ve iman hizmeti olan Risale-i Nur hizmetine ciddi zarar verir. Samimi, sadakatli ve ihlaslı bir Nur talebesinin Kur’an ve iman hizmetine bilerek ve kasten zarar vermesi mümkün değildir.

Üçüncüsü: Kürt veya Türk tabirleri aslı itibari ile yanlış ya da mahzurlu tabirler değildir. Lakin bu gibi tabirler menfi bir şekilde menfi bir vurgu ile kullanılırlarsa o zaman ihtilaf ve fitneye zemin hazırlarlar. Maalesef bu topraklarda menfi milliyetçilik bu tabirleri mahzurlu ve tehlikeli tabirler içine dâhil etmiştir. Öyle ise Türk ve Kürt tabirlerini sadece bir ırk ve kimlik kıvamında kullanıp daha ileriye gitmeye zemin hazırlamamak gerekir. Üstad Hazretleri bunları sezdiği için Kürdi yerine Nursi ismini tercih etmiştir. Bu bir kimlik inkârı değil, tedbirdir ve müsbet harekettir. Biz de Üstadımızın yolunu takip edip öyle hareket etmeliyiz.

Dördüncüsü: Risale-i Nurların en büyük vazifesi imana hizmet etmektir. Milyonlarca insanın imanının kurtulmasına hizmet etmeyi kendine gaye edinmiş büyük bir dava adamını ve müstesna bir şahsiyeti etnik bir kimliğe hapsetmek ve öyle lanse etmek izan ve vicdanla bağdaşmaz. Risale-i Nurlar ve onun müellifi olan Üstadımız âlemşümul bir değerdir, hiçbir kavim ya da milletin mahpusu yapılmamalıdır.

Beşincisi: Bazı insanlar kendi menfi duygularını ya da içine düştüğü kavmiyetçilik hastalığını Üstad Hazretlerinin ismi üzerinden meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Risale-i Nurların sanki başka hiçbir bahsi yokmuş gibi, sadece kavmine işaret eden hususlara kilitlenip o noktaları nazara vermeye çalışıyorlar ki, bu hiç de doğru bir yaklaşım değildir.

Altıncısı: Risale-i Nurların bütününe bakıldığında, menfi milliyetçiliğin dinsizlikten sonra en büyük ikinci bir tehlike olduğu vurgulanır. Risalelerde en ağır ve en sert sözler ırkçılık hakkındadır. Hal böyle iken, samimi bir Nur talebesi nasıl olur da ırkçılığı ihsas eden hallere girer, bunu anlamak gerçekten zor.

Üstad Hazretleri kendini nasıl tavsif etmiş ise biz de öyle tavsif etmeliyiz, diye düşünüyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...