"Üstadımızın bakışları neden bu kadar sert? İnsanı ürkütüyor." diyen kardeşlerimize nasıl cevap verebiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvelâ, terbiye ve belagat diye iki temel silsile vardır; birisi ümitlendirmek ve mükafatlandırmak, diğeri ise korkutmak ve cezalandırmaktır. Bu ikisinden birisi eksik olur ya da dozaj biri tarafına meylederse terbiye ve belagatin tesiri olmaz. Bu yüzden, ceza ve mükâfat her tarafta ve her dairede bulunmaktadır. İkisi siyam ikizleri gibidir, birbirinden ayrılmazlar.

İkincisi, sertlik ve şiddetin dozajı ümidi yok edecek kıvamda ise, o zaman hatalı ve yanlış olur. Yoksa terbiye ve hitabetten ceza ve korkutmak hükmünü çıkarmak safsata olur ki, bu da yersiz ve haksız hümanizmden başka bir şey değildir.

Üçüncüsü, bütün beşeri sistemlerde ve terbiye şekillerinde ümit ile korku iç içedir. Kur’an’ın üslubuna baktığımızda da bu dengenin gözetildiğini görürüz.

Dördüncüsü, Risale-i Nur'un umumunda şefkat, ümit ve kavl-i leyin hükmeder; bunun yanında şahıslara değil, sıfatlara da bir zecr bir te’dib etme vardır. Bu da gayet normal ve elzem bir durumdur. Bu aynı zamanda Kur’anî bir usul ve üsluptur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
Ürkütülmesi gereken çok kimse vardı,belkide ondandır.300 yıldır İslama hücum edenleri kasdediyorum.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...