Üstad'ın "Namaz kılmayan Müminler" hakkında bir beyanı var mıdır? Namaz kılmayanın kâfir olacağını söyleyenler var...
Değerli Kardeşimiz;
İman zayıflığından, tembellik edip nefsine uyarak namazı terk eden birisine kâfir denmez; bu Ehl-i sünnetin çoğunluğunun kesin ve kati bir hükmüdür.
“Kâfirlerle aramızı ayıran fark, kılmayı taahhüt ettiğimiz namazdır. Kim namazı terk ederse, kâfir olur.” (Nesâî, Salât, 8)
Bu hadis-i şerifte yer alan “kâfir olur” hükmü ile doğrudan namaz kılmayanın mı kastedildiği, namazı kabul etmeyip önemsemeyenin mi kastedildiği, namazı inkâr ederek terk edenin mi anlatılmak istendiği konusu âlimler arasında tartışılmıştır. Bazı alimler, “Namazı önemsememek küfür sebebi olur” derken; Nihâye isimli kitapta, namazı “inkâr” ederek terk edenin kâfir olacağı hükmü yer almıştır.
Bu hadisin zahirine bakan İmam Ahmed bin Hanbel, namaz kılmayanın küfre girdiği görüşündedir. Mâlikîler, Şâfiîler ve Hanefîler ise, “inkâr” olmadıkça, namaz kılmayanın küfrüne hükmetmemişlerdir.
Görüldüğü gibi icma ve Ehl-i sünnetin ekserisi iman zayıflığından, tembellik edip nefsine uyarak namazı terk eden birisine kâfir denmez, demektedir. İmam Ahmed bin Hanbel burada şaz yani hükmünde yalnız kaldığı için icmaya zarar vermez.
Üstad Hazretlerinin "Namaz kılmayanlar kâfir olur" manasına bir beyanı yoktur. Üstad'ımız da Ehl-i sünnetin çoğunluğuna tabidir icma ile hükmetmiştir.
Günümüzde namaz hususunda gözüken tek çare yolu aydınlatmak, irşad etmek, bilgilendirmek, kolaylaştırmak, sevdirmek, teşvik etmek ve müjdelemekten geçmektedir.
Korkutmak, kabir azabıyla veya cehennem ateşiyle tehdit etmek, zor kullanmak, küfürle itham etmek, kınamak, küçümsemek, dışlamak; Peygamber Efendimizin (asm);
“Müjdeleyiniz; nefret ettirmeyiniz! Kolaylaştırınız; zorlaştırmayınız!” (Buhari, Edeb 80)
Emrine aykırı fiiller olur. Ki, gayet nazik ve nezih bir ibadet olan namaz için asla tasvip edilmez!
Bilhassa namazın, kul ile Rabb’i arasındaki en sıcak ve tam huzuru ihtiva eden bir iletişim bağı olduğu düşünülürse; çok ehemmiyetli olan bu ibadetin, insanlara her halükârda sevdirilmesi gerektiği daha iyi anlaşılmış olur. Namaz hususunda, vahye dayanmayan bir takdîrî cezayı telaffuz etmenin bile, bilhassa günümüzde, büyük sancıları ve sakıncaları beraberinde getireceği açıktır. İnsanları namazdan, daha da tehlikelisi dinden soğutmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
“Namaz iyidir. Fakat her gün her gün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor!” (Sözler, 21. Söz, Birinci Makam)
Diyen bir adama, Üstad Bedîüzzaman Said Nursî, nefsi susturan, kalbi tatmin eden, ruha ümit vaad eden, akla yol gösteren, evhamları yok eden, gafleti dağıtan ve günlük hayatımıza çekidüzen getiren beş ikazla cevap vererek, kolaylaştırmak, müjdelemek ve sevdirmek yolunu seçmiş; diğer yolun, yani zor kullanma ve ceza verme yolunun kapalı olduğunu bilfiil göstermiştir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Namaz kılmayan dinden mi çıkar?
- Peygamberimiz'in namaz kılmayanlara karşı tutumu nasıl olmuştur?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü