Üstad'ın oy kullanmasını nasıl değerlendirmeliyiz, oy kullanmak siyaset kavramının içine girmez mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Herkesin malumu olduğu üzere rey vermek siyaset değil, ancak rey almak, bunun için teşkilatlanmak, parti kurmak ve memleket idaresine talip olmak siyasettir. Bediüzzaman, bu ikinci manasıyla hiçbir zaman siyasete karışmamış, sadece vatan ve milletin menfaatini nazara alarak reyini kullanmış ve gerektiğinde ehl-i idareyi yine bu manada ikaz etmiştir.

O, bütün ömrünü hakaik-i imaniye hazinesi olan Risale-i Nur Külliyatının telifine ve neşrine hasretmiş ve

“İki elimiz var, yüz elimiz de olsa ancak nura kafi gelir, topuzu (siyaset cereyanlarını) tutacak elimiz yok.”(1)

Diyerek, talebelerinin de bütün himmet ve gayretlerini, iman ve Kur’an hakikatlerinin neşrine hasretmelerini emretmiştir. Üstad;

“Sakın, sakın dünya cereyanları ve siyaset cereyanları ve bilhassa harice bakan cereyanlar sizi tefrikaya atmasın.”(2)

Diyerek, siyasetin bölücü vasfına, bilhassa dikkati çekmiş ve talebelerini tefrikaya düşmekten şiddetle sakındırmıştır. Yine Üstad;

“Bu zamanda siyaset kalpleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selamet-i kalp ve istirahat-ı ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı.”(3)

Buyurarak, talebelerini aktif siyasetten hassasiyetle menetmiş ve onların bütün kalp ve ruhlarıyla Risale-i Nur’da derç edilen Rabbanî hakikatlerin hizmetine müteveccih olmalarını temin etmiştir.

Bugün Nur talebeleri de aynen Üstatlarının yolunu takip ederek bütün gayretleriyle iman ve Kur’an davasına çalışmaktadırlar. Ancak seçim zamanlarında Nur'un düsturlarını ve memleketin umumi menfaatini dikkate alarak reylerini herhangi bir vatandaş gibi münasip gördükleri bir siyasi partiye kullanırlar. Kendileriyle bu hususu müşavere eden kimselere de Nur'un düsturları muvacehesinde yol gösterirler. Kimsenin bu hususta onları kınamaya hakları yoktur. Bu bir tercih meselesidir. Onları tenkit edenler de elbette siyasi tercihlerini bir parti lehine kullanmışlardır.

Bu noktada gözden uzak tutulmaması gereken mühim bir husus da şudur:

Risale-i Nur talebeleri, siyasi hâdisata tebei bir nazarla bakarlar. Onlar, bu milletin manevî kurtuluşunu hiçbir zaman siyaset âleminde aramazlar. Böyle bir arayışın, ferdi; tembel, gayretsiz ve hamiyetsiz kılacağına inanırlar. Onlar vazifelerinin ancak hizmet ve tebliğ olduğunu, neticeyi yaratmanın ise Cenab-ı Hakk’ın takdiri olduğunu bilir ve neticelerle fazla alakadar olmazlar. Bütün himmet ve gayretleriyle kendilerine düşen vazifeyi yapmaya çalışırlar.

Nur talebeleri hizmet-i imaniyeyi, sırf lillah için, hasbi olarak yaparlar. Yani, hizmetlerinin mukabilinde hiçbir dünyevi menfaat yahut siyasi ikbal beklemezler… Üstatlarının tabiriyle, “vazifemiz hizmettir o yeter” derler… Onların gayesi, rıza-i İlahidir. Lezzetleri ise, “nefs-i hizmet içinde saklıdır.”

Onlar bu hizmet-i imaniyeyi, şartlar ne olursa olsun, biiznillah, devam ettirmeğe kararlıdırlar. Faraza, Sultan Fatih de gelse ve İslamî esasları yüzde yüz tatbik etse, yine onların vazifesi Kur'an’ın bu asırda bir mucize-i maneviyesi olan Risale-i Nur’u okuyup okutmak, ondaki tahkiki iman dersleriyle hem kendilerinin hem de diğer müminlerin imanlarının teali ve terakkisine hizmet etmektir. Zira bu sahanın hem nihayeti yoktur hem de ebediyete bakan bu manevî cihet, dünyanın fani hâdisatıyla kayıtlı değildir.

Dipnotlar:
(1) bk. Lem'alar, On Altıncı Lem'a.
(2) bk. Kastamonu Lahikası, (84. Mektup)
(3) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 9.802
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Ziyaretçi (doğrulanmadı)
Haklısınız siyasete tebei nazarla bakmak lazım.Fakat din üzerinden siyaset yapma meselesine değinmemişsiniz. Bunun önemini vurgulamak lazım. Çünkü dindar insanlar din adına olduğuna inanarak onlara oy verebiliyor. Bakın Münazarratta bir ifade var: Müştebih ağaçları gösteren semereleridir. Öyle ise benim ve onların fikirlerinin neticesine bakınız. Yıllarca din üzerinden siyaset yaptı. şimdi de seçilemeyeceğini bile bile aday oluyor. Bu hangi neticeyi veriyor kime yarıyor? Kimin değirmenine su taşıyıp kimin hesabına hareket ediyor? İnsanlar hakkında su-i zan etmek doğru değil. Fakat Üstad delil ve akıbete bakınız diyor. Yanılıyor olabilirim fakat bu anlayış sanki pirincin içindeki beyaz taş gibi görünüyor bana. Yani siyah taşlardan daha tehlikeli.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Talhaozer

Üstad Bütün Seçimlerde oy kullanmış mı? 

Talebelerine Mutlaka Oy kullanın demiş mi?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

1- Hayır kullanmamıştır. Bediüzzaman sadece 1957 seçimlerinde Adnan Menderes'in Hükümetine açıktan oyunu vermiştir.

2- Üstadımız kimseyi oy hususunda zorlamamakla birlikte, O zamanların nezaketinden dolayı Üstadımızın bizzat seçime gidip açıktan Demokratlara oy vermesi, bir ilanat hükmüne geçmiş, böylece herkesin oy kullanmasına vesile olmuştur. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...