30. Söz - Yirmi Altıncı Bölüm
Her şeyin hakikati ne demektir ki; Cenab-ı Hakkın bir isminin tecellisine bakıyor ona bağlıdır ve ona ayinelik vazifesi görüyor?
"Hem madem herşeyin hakikati, Cenâb-ı Hakkın bir isminin tecellîsine bakar,.." Kanun-u Tahsin ve cemali nazara veren bu paragrafı cümle cümle açabilir misiniz?
"Hem madem Fâtır-ı Kerîm, düstur-u kerem iktizasıyla, birşeye verdiği makamı ve kemâli, o şeyin müddeti ve ömrü bitmesiyle, o kemâli geriye almıyor. Belki, o zîkemâlin meyvelerini, neticelerini, mânevî hüviyetini ve mânâsını, ruhlu ise ruhunu ibkà ediyor." izah eder misiniz?
"Meyve-i Cennet suretinde tekrar ona veriyor." Cennette bütün nimetler bu şekilde bir kemalatın ve hakikatlerin neticesi midir?
"Hattâ, müteşekkir bir mü'minin yediği zâil meyvelerin şükrünü, hamdini, mücessem bir meyve-i Cennet suretinde tekrar ona veriyor. Ve şu hakikatte, muazzam bir kanun-u rahmetin ucu görünüyor." Kanun-u rahmet yukarıdaki misalde sanki sadece insanlar için cereyan ediyor. Doğru mu?
Program Adı: Sorularla Sözler
"Hem madem herşeyin hakikati, Cenâb-ı Hakkın bir isminin tecellîsine bakar,.." Kanun-u Tahsin ve cemali nazara veren bu paragrafı cümle cümle açabilir misiniz?
"Hem madem Fâtır-ı Kerîm, düstur-u kerem iktizasıyla, birşeye verdiği makamı ve kemâli, o şeyin müddeti ve ömrü bitmesiyle, o kemâli geriye almıyor. Belki, o zîkemâlin meyvelerini, neticelerini, mânevî hüviyetini ve mânâsını, ruhlu ise ruhunu ibkà ediyor." izah eder misiniz?
"Meyve-i Cennet suretinde tekrar ona veriyor." Cennette bütün nimetler bu şekilde bir kemalatın ve hakikatlerin neticesi midir?
"Hattâ, müteşekkir bir mü'minin yediği zâil meyvelerin şükrünü, hamdini, mücessem bir meyve-i Cennet suretinde tekrar ona veriyor. Ve şu hakikatte, muazzam bir kanun-u rahmetin ucu görünüyor." Kanun-u rahmet yukarıdaki misalde sanki sadece insanlar için cereyan ediyor. Doğru mu?
Program Adı: Sorularla Sözler