30. Söz - Yirmi Dördüncü Bölüm
“En cüz'î bir şeye küllî hikmetleri takmak" ne demektir? Zerrelerin hareket etmelerindeki hikmetlerin ispatı mahiyetinde örnekler verir misiniz?
“En küçük mahlûkatı vazifelerinde ücretsiz, maaşsız, kemâlsiz bırakmayan...” ne demektir? Zerrelerin hizmet ve ücretleri ile ilgili örnekler vermeniz mümkün mü?
“Sâni-i Hakîm, anâsırı tahrik edip tavzif ederek... kendine lâyık bir nevi kemâlâta koşturuluyor.” Zerrelerin mertebe kat ederek kemaline ulaşmasını; mesleki ve bilimsel açıdan izah eder misiniz?
"Dimağın ve kalbin en nazik ve lâtif yerinde makam vermesiyle bilinir ki, harekât-ı zerrât hikmetsiz değil..." İnsanın dimağ ve kalbi harekat-ı zerrat için bir kemal nokta sayılabilir mi?
"Çekirdek ve tohumdaki gibi, bir kısım zerreler öyle mânevî bir nura, bir letâfete, bir meziyete mazhar oluyorlar." Bunların özelliği nedir; nur, letafet ve meziyeti de nazara alarak izah eder misiniz?
"İşte, azîm bir ağacın bütün zerrâtı içinde bir kısım zerrelerin şu mertebeye çıkmaları, o ağacın tabaka-i hayatında çok devirleri ve nazik vazifeleri görmesiyle olduğundan, gösteriyor ki..." Bu paragrafı detaylıca izah eder misiniz?
Program Adı: Sorularla Sözler