"İşte, azîm bir ağacın bütün zerrâtı içinde bir kısım zerrelerin şu mertebeye çıkmaları, o ağacın tabaka-i hayatında çok devirleri..." devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“İşte, azîm bir ağacın bütün zerrâtı içinde bir kısım zerrelerin şu mertebeye çıkmaları, o ağacın tabaka-i hayatında çok devirleri ve nazik vazifeleri görmesiyle olduğundan, gösteriyor ki, Sâni-i Hakîmin emriyle vazife-i fıtrat içinde zerrâtın envâ-ı harekâtına göre onlara tecellî eden esmânın hesabına ve şerefine olarak birer mânevî letâfet, birer mânevî nur, birer makam, birer mânevî ders almalarını gösteriyor.”(1)

Bir zerrecik cam parçası zatında ışıksız, ehemmiyetsiz iken, safi kalbiyle Güneş'e yüzünü çevirse, o vakit o ehemmiyetsiz, ışıksız cam parçası, Güneş'in bir nevi arşı olup Güneşi bize göstererek nurlanıyor ve Güneşle olan irtibatı ve intisabı ile değer kazanıyor, "Güneşi gösteren ayna" makamına çıkıyor.

Ağacın tüm zerreleri içinde çekirdekteki zerrelerin, mânevî bir nura, bir letâfete, bir meziyete mazhar olmaları; ağacın geçirdiği devirler, dönemler ve tabakalardaki esmâ-i ilahiye tecellilerine vesile oldukları içindir. Mesela, yapraklarının şekillenmesi, çiçeklerinin süslenmesi, meyvelerinin büyüyüp nimet ve rızık olması, meyvelerinin içinde ağaçların programını saklayan çekirdeklerin teşekkülü serüvenine vesile olan zerreler; Allah’ın Musavvir, Mukaddir, Müzeyyin, Münim, Kerim, Rezzak, Hafız, Evvel, Ahir, Zahir, Batın gibi isimlerinin tecellisinde görev yaptıkları ve tesbihatlarına vesile oldukları için terakki ediyorlar. Cemal-i mutlak ve kemal-i mutlak sahibi olan Zat-ı Zülcelal'in isimlerine vazifedarlık cihetinde âyine olmalarıyla, esmânın hesabına ve şerefine olarak birer mânevî letâfet, birer mânevî nur, birer makam alıyorlar.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, İkinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...