"Zaruret derecesinde olsa, inşallah zarar vermez. Fakat ben reddettim; reyinize havale ediyorum." Rejim Üstad'a bu kadar eziyet çektirdiği hâlde neden iaşe çıkartmak istiyor?
- Devamındaki mektuplarda da bu konuda ifadeler var...
Değerli Kardeşimiz;
"Madem hâl böyledir اِنَّ الضَّرُورَاتِ تُبِيحُ الْمَحْظُورَاتُ kaidesiyle, zaruret derecesinde olsa, inşaallah zarar vermez. Fakat ben reddettim; reyinize havale ediyorum." (Emirdağ Lahikası-I, 8. Mektup)
"İaşe için tahsisatlarından, yalnız masraf borçları vermek için birtek defa sekiz günlük tayinatı kabul ettim, daha istemem dedim." (bk. age., 9. Mektup)
"Bana karşı şimdiki tazyikatın üç sebebi var: Birincisi: Heyet-i Vekilenin kararıyla, iaşem için hergün iki buçuk banknot ve sair masraflar için de bir tahsisat ve istediğim tarzda bir haneyi inşa edip bana vermek hakkında buraya emir gelmişti. Ben de kabul etmedim. Yalnız yol masrafı için Denizli'de sevkiyatım için verilen bir kısmı kabul ettim. Onlar da kızdılar, tarassuta başladılar." (bk. age., 17. Mektup)
Zaruret derecesinde almak ruhsat iken, kabul etmemek ise takva ve azimet oluyor. Büyük zatlar ruhsat ile değil, takva ve azimet ile hareket ettikleri için, onların bu tarzda hareket etmeleri imanlarının kuvvetinden ileri geliyor.
Rejim her ne kadar zalim ve taraflı olmuş olsa da ortada devlet, kanun ve nizam var. Eğer birisi mahkûm edilip bir yere sürgün ediliyor ve insanlarla görüşmesine izin verilmiyorsa, o insanın zaruri ihtiyaçlarını karşılamak devletin vazifesidir. İnsanları hapse atan bir irade, onların tayinatını vermek mecburiyetindedir.
Üstadımız sürekli tarassud altında bırakıldığı için onun yol masraflarını ve tayinatını devletin karşılaması iktiza ediyor. Üstadımız azimet olmasına rağmen, takvayı esas almış, devletin tahsis ettiği tayinat ve masrafların büyük bir kısmını kabul etmemiştir.
Üstadımızın bu tayinat ve tahsisatları kabul etmemesinin bir sebebi de onların o zalim ve haksız iktidarını meşrulaştırmamaktır ki; bu bir sivil itaatsizliktir. Evet, sana eziyet eden ve zulmeden bir iktidarın tayinat ve tahsisatına kendini mahkûm ve mecbur etmek, zımnen onları kabul edip tanımak manasına da gelir. Üstad gibi bir iman fedaisi böyle bir vaziyete asla girmez ve girmemiş.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü