Allah'ın Cemîl isminin tecellisi cehennemde; Celîl isminin tecellisi ise cennette nasıl tezahür eder?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cemîl ismi Allah’ın lütuf, şefkat, af, ihsan, cömertlik, ikram gibi sıfatlarını temsil eder. Bu sıfatlar da kendine iman ve ibadet ile itaat eden kulların taltif ve mükâfatlandırılmasını iktiza eder.

Cennet; Allah’ın, Rahman, Rahim, Kerim, Cemil gibi bütün cemalî isimlerinin kemaliyle tecelli ettiği bir mekândır. Cennet âdeta cemalî isimlerinin tecellilerinin tecessüm etmiş bir şeklidir.

Celîl ismi ise Allah’ın Kahhar, Cebbar, Mütekebbir, Müntakîm, Aziz, Azim gibi celâlî isimlerin tecelli ettiği azap diyarıdır. Bu sıfatlar ise inkâr ve isyan ile itaat etmeyenlerin tekdir ve cezalandırılmasını gerektirir.

Cehennem, bu sayılan sıfatların tecelli ve taalluk noktasından, zirvede olduğu bir mekândır. Yani Cehennem Celâlî isimlerin tecellilerinin tecessüm ettiği dehşetli ve ürpertici bir mekândır.

Her ismin, her yerde tecelli etmesi şart değildir. Bazı isimler bazen gölgede kalır, bazen de hiç tecelli etmeyebilir. Cehenneme giden kâfirlerin yok edilmemesi ve cehennem dahi olsa, hayatlarının devam etmesi büyük bir rahmettir, ihsandır. Keza, cehenneme zamanla ülfet etmeleri de ayrı lütuftur.

Hülasa cennet ve cehennem; “lütuf ve kahrın, rahmet ve azametin iki tecelligâhıdır.” (Mektubat)

Dünyada iken iman etmiş insanlar Allah’ı bütün sıfat ve isimleriyle bilir ve iman ederler. O’nun Rahmân olduğunu da bilirler, Kahhar olduğunu da. Yani bütün cemâlî ve celâlî bütün isimlere iman ederler. Bu imanları ve ibadetleriyle Rahmân, Rahîm, Kerîm. Muhsin, Rezzâk gibi cemâlî isimlere mazhar oldukları gibi, korktuklarından emin olarak Kahhar, Cebbar isimlerine de mazhar olmazlar; o esmânın tecelligâhı olan cehennemden korunurlar.

Kâfirler ise Allah’a inanmadıkları için O’nun ne cemalî isimlerini bilirler ne de celâlî isimlerini. Kâfirler cehennemde Allah’ı sadece celâlî isimleriyle tanıyacaklar. Yani Allah’ı Kahhar olarak bilecekler, ama Lâtif, Kerîm olarak bilemeyeceklerdir.

Hazreti Mevlâna şöyle der; “Bir insan sıhhatli olduğu ve nimetler içinde yüzdüğü zaman daima “Hamd olsun Ya Rabbi, şükür Ya Rabbi” der. Hastalanıp ızdırap çektiğinde ise, “Aman Yarabbi” diye niyaz eder.

Bu güzel temsilden aldığımız dersle diyebiliriz ki, cennetteki insanlar Allah’ı rahmetiyle anacakları gibi, cehennemdekiler de onun kahrını sürekli tadacaklar ve her iki grup insan da Allah’ı daima zikredeceklerdir. Şu var ki, zikirleri farklı olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

tahiyye
her isim her yerde tecelli etmeyebilir ifadesi 24.söz 1.dal da anlatılan ehadiyet hakikatiyle muvafık düşmüyor.Allah ın tecellileri mekan ve dairelerle sınırlı değildir sadece mazharların kabiliyetine göre tecellilerin tezahürleri farklı görünür.Yoksa Allah ın bütün isimlerinin tekliğinde EHADiyetiyle bir zerreyi ve alemleri ve herşeyi yarattığını anlayamayız.24.sözde fırtınalı deniz Ya Celil derken aynı deniz içindeki küçük balıklar Ya Cemil derler.O küçük balıkları denizden hariç düşünemediğimiz gibi ademden vücuda çıkan her hangi bir şeyi de ehadiyet tecellisi ve bütün esmanın hükümleri olmaksızın düşünemeyiz.Yoksa nasıl herkes ve herşey her mertebede doğrudan doğruya Rabbini Allah olarak bulacak.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Tecelli etmeyebilir derken hiç tecelli etmez demiyoruz, bu da mümkinat kabilindendir anlamında kullanıyoruz. Zaten yazının devamında nasıl tecelli edeceğine dair örnekler de veriliyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...