Allah'ın rahmeti gazabını geçtiğine göre; hüzünlenmenin ne faydası var? Aksine insanın neşeli, mutlu olması gerekmez mi?
Değerli Kardeşimiz;
İlahi hüzün ile bedbinlik dediğimiz küfür ve gafletten doğan hüznü birbirine karıştırmamak gerekir. İlahi hüzün kâmil bir imanın tezahürü iken, bedbinlik (karamsarlık) küfür ya da gafletin bir tezahürüdür. İlahi hüznün iki menşei vardır.
Birisi; Allah’ın azamet ve kibriyası karşısında, insanın bir hürmet, ürperti ve haşyet duyması iken, diğeri ümit ile korku dengesinde kalmaktan gelen bir endişe ve hüzündür. Evet, rahmetten emin olmak nasıl sapkınlık ise, rahmetten ümit kesmek de aynı derecede sapkınlıktır. Mümin ümit ile korku dengesinde olacaktır.
Bedbinlik denilen hüzün; imansızlığın (iman zaafiyetinin) verdiği bir karamsarlık ve ümitsizlik halidir.
Kalbin Allah’a karşı iki müspet hali vardır; birisi muhabbet ve aşk, diğeri haşyet ve saygı. Muhabbet ve aşk; cemali isimlerin bir tecellisi iken, haşyet ve saygı ise; celali isimlerin bir tecellisidir. Haliyle her iki hissin menşei de Allah’ın isimlerine dayanıyor. Birisini kabul ederken, diğerini yok saymak mümkün değildir. Üstad Hazretleri bu hususa şu şekilde işaret ediyor:
"Lâfza-i Celâlden, celâl silsilesi tecellî ettiği gibi, bu iki sıfattan dahi cemal silsilesi tecellî ediyor. Evet, herbir âlemde emir ve nehiy, sevap ve azap; terğib ve terhib, tesbih ve tahmid, havf ve reca gibi pek çok füruat, celâl ve cemâlin tecellîsiyle teselsül edegelmektedir." (İşaratü'l-İ'caz, Fatiha Sûresi)
Korku ve sevgi konusunda Mesnevi-i Nuriye’de şu çok mühim tespit yapılıyor:
“Cemâline muhabbet etmek ve celâlinden havf etmek.”
Allah’ın hem cemâlî hem de celâlî isimleri vardır. Allah; Rahmân’dır, Rahîm’dir, Rezzak’tır, Gaffar’dır, Settar’dır, Mücemmil’dir, Müzeyyindir... Bütün bu cemâl ifade eden isimler muhabbeti iktiza eder.
Allah; Kahhar’dır, Cebbardır, Azizdir, Mütekebbirdir... Celâl ifade eden bu isimler de havfı gerektirir.
Cennet, cemâlî isimlerin, cehennem ise celâlî isimlerin birer tecelli yeridir. Bir mümin, muhabbetini öncelikle cennete değil bu cemalî isimlere, İlahi sıfatlara ve Zat-ı Akdese verir. Cenneti de İlâhî lütuf ve ihsanın bir tecelligahı olarak sever.
Keza, bir mümin öncelikle cehennemden değil Allah’ın celâlinden korkar. Cehennemden de celâlî isimlerin en büyük tecelligahı olması cihetiyle korkar.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü