"Allah'ın kelâmı olsa; ona yakışacak, her cihetçe hârikulâde bir tarzı olacaktı.” cümlesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sualde, Kur’an'daki birçok ayetlerin insanların konuşmalarına benzediği, böyle olmaması ve her cihetle harika olması gerektiği ileri sürülüyor.

Kur’an-ı Kerim, Allah’ın sonsuz hikmetine ve rahmetine yakışacak şekilde nazil olmuştur. Zira Kur’an'ın muhatabı insandır. Kelamın, muhatabın anlayacağı şekilde olması belağatin muktezasıdır. Bununla beraber, beşer kelamına benzer gibi görünen ayetler çok yönden mu’cizedirler. Bu mesele Yirmi Beşinci Söz'de harika bir şekilde izah ve ispat edilmiştir. Kur’an'ın Allah’tan bahseden, O’nun isim ve sıfatlarını ders veren her ayeti bir yönüyle mu’cizedir. Çünkü bunları hak ve hakikat olarak bilmek insanın takatini aşar. Nitekim bütün batıl inançlar, şirkin bütün çeşitleri bu davamıza birer delildirler.

Kâinat ağacını yaratıp bizi ona en mükemmel meyve yapan Rabbimizin, bizden nasıl razı olacağı, O’na nasıl şükredeceğimiz, yaptığımız işlerin, konuştuğumuz sözlerin, yediğimiz gıdaların hangilerinin helal, hangilerinin haram olduğunu tayin etmek de beşer takatinin fevkindedir. Bu konudaki bütün ayetler de bu yönüyle mu’cizedirler. Kâinatın yaratılışı, insanın ana rahminde geçirdiği safhalar, geçmiş peygamberlerin kıssaları da Kur’an'ın bildirmesiyle bilinen, insan idrakini aşan konulardır.

Bütün bunların yanında, Kur’an belağat yönüyle de mu’cizedir. Hepimiz kelimelerle konuşuruz, ama büyük ediplerin yazılarında, büyük şairlerin şiirlerinde kelime ötesi bir mâna, bir san’at, farklı bir ruh var ki, biz onları taklit edemiyoruz. Kelimeleri bizim kelimelere benziyor, ama benzerini yazamıyoruz. Beşerin yazıları böyle olursa, Allah kelamının taklit edilemeyeceği açıkça anlaşılır. Zaten tarih bunun şahididir, Kur’an'ın taklidi yapılamamış, bir sûresinin bile misli getirilememiştir.

Üstad Hazretlerinin beyan ettiği gibi, Kur’an “kırk vecihle mu’cizedir.” Bununla birlikte, sualde geçen ifadeyle “her cihette harikulade bir tarzda” olsaydı, anlaşılması mümkün olmayacağından, insanları irşad etmesi de mümkün olmayacaktı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...