Kur’ân-ı Kerîmin mahzen-i mu’cizât ve mu’cize-i kübra olması ile nübüvvet-i Ahmediyyenin ve vahdaniyet-i İlâhîyenin kat’i delili ve bürhanı olmasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Peygamber Efendimizin (asm) bine yakın mucizesi olmakla birlikte, O’nun en büyük mucizesi Kur’ân-ı Kerîm'dir. Üstat Hazretleri Kur’ân'ın kırk nevi i’cazı olduğunu beyan ediyor. Bunlardan birkaçını hatırlayalım:

Kâinatın yaratılışıyla, ayrıca Hz. Âdem’in (as.) ve Hz. İsa’nın (as.) yaratılışlarıyla ilgili verdiği haberler birer mucizedir. Yani beşerin fikriyle bunlara erişilemez.

Öte yandan, Allah’ın isimleri, sıfatları, fiilleriyle ilgili haberleri de yine birer mucizedirler.

Cenab-ı Hak’ın insanlardan arzuları, onları yaratmasındaki hikmet, emir ve yasaklarının neler olduğu da insan aklının ötesindedir. Yani, peygamber ve kitap olmaksızın, akıl tek başına bu konularda bir adım dahi atamaz.

Kabir âlemi, mahşere çıkış, haşir meydanı, mizan, sırat, cennet ve cehennemle ilgili haberleri de insan aklının ulaşamayacağı hakikatlerdir.

Bütün bu hakikatleri ümmî bir zatın insanlık âlemine ders vermesi, O’nun nübüvvetinin ayrı bir delilidir.

Yine, Kur’ân'ın mucize oluşunun en belirgin bir yönü de onun nazmındaki belağattır. Kur’ân-ı Kerîm'de açıkça meydan okunduğu halde kısa bir sûresinin bile taklidini yapmaya güç yetirilmemesi gösteriyor ki, bütün sûreler ve âyetler de birer mucizedirler.

Diğer taraftan, Kur’ân'ın en büyük davası olan tevhid, yani Allah’ın bir olduğunu beyan ederek insanları şirkin her çeşidinden kurtarma davası çok farklı yönleriyle nazara verilmiş ve ispat edilmiştir. Buna örnek olarak, Kur’ân'ın hülasası olan Fatiha Sûresindeki tevhid derslerine bir göz atalım:

Fatiha Sûresinde ilk olarak bütün medih ve senanın ancak Allah için ve O’na mahsus olduğu ifade edilir. Bu bir tevhid dersidir.

Takip eden âyette bütün âlemleri ancak Allah’ın terbiye ettiği nazara verilir.

Daha sonra, Allah’ın Rahmân ve Rahîm olduğunun beyanı da bir yönüyle tevhide işaret eder. Yani, sizin taptığınız putlar ve Allah’a şerik koştuğunuz şeyler ne dünyada size rahmet edebilirler, ne de ahirette.

Daha sonra din gününün sahibinin Allah olduğu beyan edilir.

Bütün bu tevhid dersleri ibadette tevhidi netice verir:

“Yalnız sana ibadet ederiz. Ve ancak senden yardım dileriz.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...