Block title
Block content

Birinci Mebhas

İçerikler

  1. "Birden şahsını görmedim, fakat mânevî bir ses işittim..." Bediüzzamanın şahsını görmediği manevî ses sahibi kim olabilir? Manevî bir sesin işitilme mahiyeti nasıl olabilir? Hayalen dinlemeyi nasıl anlamalıyız?

  2. "İblisi ilzam, şeytanı ifham, ehl-i tuğyanı iskât eden,.." cümlesine binaen; İblis" ve "şeytan" arasındaki fark nedir?

  3. Bediüzzamanın, tarafsız bakarak ona (şeytana) aldanması ne anlama geliyor?

  4. Ehl-i dalalet, fennî meselelere bakarken ve bazı bilim adamları, mahlukatı incelerken onların yaratıcısını hiç düşünmüyorlar. ... Bu konuya nasıl değerlendirmek gerekir?

  5. İblis için ilzam, şeytan için ifham ve ehl-i tuğyan için de iskât tabirlerinin hikmeti nedir? Ayrıca; iblisi, şeytandan ayırmanın bir sebebi var mıdır?

  6. Şeytanın, "Kur'an'a beşer kelamı olarak bakalım" demesi üzerine; Üstad tarafsız muhakeme hakkında, "geçici dinsizlik" yorumunu yapıyor. Bu konuda bilgi verir misiniz, imanın diğer rükünlerinde de bu metot uygulanabilir mi?

  7. Tarafsız muhakeme gerçeği bulmak için, doğru bir yol olarak bilinmektedir. Burada ise bunun ciddî mahsurları nazara veriliyor. Bu meseleyi nasıl anlamalıyız?

  8. Yirmi Altıncı Mektup, Birinci Mebhas ile On Beşinci Söz'ün nasıl bir münasebeti olabilir?

  9. وَإِمَّا يَنزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ ۖ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ayetinin konu ile ilgisini açar mısınız?

  10. “Hüccet-ül Kur'an Aleşşeytan ve Hizbihî...” ifadesi ne anlama gelmektedir?

  11. "Bîtarafâne muhakeme, iki taraf ortasında bir vaziyettir. Halbuki hem senin, hem insandaki senin şakirtlerin, dediğiniz bîtarafâne muhakeme ise, taraf-ı muhalifi iltizamdır. Bîtaraflık değildir, muvakkaten bir dinsizliktir." cümlelerini açıklar mısınız?

  12. "Çünkü, münazaun-fîh bir mal bulunsa, eğer iki müddeî birbirine yakın ise ve kurbiyet-i mekân varsa, o vakit, o mal ikisinden başka birinin elinde veya ikisinin elleri yetişecek bir surette bir yere bırakılacak..." ifadesini açıklar mısınız?

  13. "Kur’ân için sahibülyed, taraf-ı İlâhîdir." ne demektir? İnkarcılar için de böyle midir, onlar delil ve ispata bakmadan, Kur'an'ı Allah kelamı olarak görmüyorlardı?

  14. "Öyle ise onun elinde kabul edilip, öylece delail-i isbata bakılacak." Bu cümleye örnek verebilir misiniz? Yani Kur'an'ın kelamullah kabul edilerek veya beşer kelamı farzedilerek bakılırsa delil nasıl niteliğini değiştirir?

  15. Bitarafane muhakeme hakkında: İman etmiş bir kişiye şeytan Allah´ın varlığı ile ilgili soru sorduğunda adamın tarafı nasıl olmalıdır? Adam, "Ben inanıyorum, bu konuda ben taraflıyım." dedikten sonra mı münazara yapsın?

  16. Bu metinde; tarafsız bakma muvakkaten bir dinsizlik olarak ifade ediliyor. Halbuki tahayyülü küfür ve tasavvuru küfür, küfür olmadığı gibi; hakikati daha iyi kavramaya da vesile olmaz mı?

  17. Şeytanın, “Öyle ise ne Allah'ın kelâmı, ne de beşerin kelâmı deme. Ortada farzet, bak.” Misâlle bu tatbikatı nasıl bağdaştıracağız?

  18. Tarafsız muhakeme bilimin inkişafına vesile oluyor. Fakat Üstadımız; "Bîtaraflık değildir, muvakkaten bir dinsizliktir." buyuruyor. Kur'an'ın incelenmesi neden geçici dinsizlik olsun?

  19. "Bir kere beşer kelâmı farz edilse, yani Arşa bağlanan o muazzam pırlanta yere atılsa, bütün mıhların kuvvetinde ve çok burhanların metanetinde bir tek burhan lâzım ki,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  20. "Kur'an-ı Hakîm ehl-i şuura imamdır, cinn ve inse mürşiddir, ehl-i kemale rehberdir, ehl-i hakikata muallimdir." Buradaki "ehl-i şuur", "ehl-i kemal" ve "ehl-i hakikat" ifadelerini ve paragrafı açar mısınız?

  21. Hz. Musa'nın Tur-u Sina'da işittiği kelam hakkında bir şeyler söylemeniz mümkün mü? Ayrıca Hz. Musa'nın ifade ettiği kelamın izahını yapar mısınız?

  22. Kur'an beşer kelamı farzedilip öyle bakılınca neden üzerindeki güzellikler gizlenip kayboluyor? Güzel olan şey, her yerde her ortamda yine güzel değil midir? Diğer dinlere mensup insanlar Kur'anı nasıl okuyacaklar?

  23. Peygamber Efendimiz için kullanılan "Bütün ahvâliyle rahmeten li'l-âlemîn olamazdı." ifadesini açar mısınız?

  24. Peygamber Efendimizin hasta olması, soğuktan müteessir olması ve aç kalması gibi beşerî halleri, ... Kur’anın tarzı ve üslubu izah ediliyor. Aradaki münasebeti daha rahat kurabilmemiz için konuyu biraz açıklar mısınız?

  25. Peygamberler neden insanlar arasından seçilmişlerdir?

  26. Risalelerde Efendimizin beşeriyet yönü nazara verilirken, "Bize imam olması bunu iktiza ediyor." deniyor. Ancak Efendimizin göğsü yarılmış kalbi yıkanıp hikmetle doldurulmuş ve mucize de göstermektedir. Dolayısı ile dini yaşaması daha kolay olmaz mı?

  27. Şeytanın iddiası olan; "Kur'ân beşer kelâmına benziyor; onların muhaveresi tarzındadır. Demek beşer kelâmıdır." ifadesini Üstadımız nasıl cevaplamıştır?

  28. “Allah'ın kelâmı olsa; ona yakışacak, her cihetçe hârikulâde bir tarzı olacaktı.” cümlesini nasıl anlamalıyız?

  29. “Arş'a bağlanan o muazzam pırlanta yere atılsa; bütün mıhların kuvvetinde ve çok bürhânların metânetinde birtek bürhân lâzım ki, onu yerden kaldırıp arş-ı mânevîye çaksın...” Bu cümleyi açar mısınız?

  30. “Onun san'atı nasıl beşer san'atına benzemiyor, kelâmı da benzememeli?” cümlesinde sanat ile kelam arasında bir mukayese yapılıyor. Bunlar farklı şeyler; bunların mukayesesi ne manada yapılıyor?

  31. “Şu zamanda, bîtarâfâne muhakeme sureti altında çokları îmanını kaybediyorlar.” ifadesinde, bu zamanın tahsisinin hikmeti nedir?

  32. "Senin kelâmın böyle midir?" Allah buyurdu: "Ben bütün lisanların kuvvetine mâlikim." Burada dillerin kuvvetini nasıl anlayabiliriz? Dillerin çeşitleri denmiyor mesela...

  33. Kur’an'ın mesâili gibi çok zâtlar o çeşit mes'eleleri din namına söylüyorlar. Onun için, bir beşer, din namına böyle bir şey yapmak mümkün değil mi?

  34. “'Senin kelâmın böyle midir?’ Allah buyurdu: ‘Ben bütün lisanların kuvvetine mâlikim.'” Burada anlatılmak istenen nedir?

  35. “Cevaben Kur'an'ın nuruyla dedim ki: ... فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى اللَّهِ düsturundan titrer.” Bu paragrafta geçen, ayet-i kerimenin tefsirini yapar mısınız?

  36. Saniyen kısmında; Kur’an, Kitab-ı Mübin olarak tanımlanıyor. Kader mevzuunda geçen “kitab-ı mübin” ile bunun arasında bir münasebet var mıdır?

  37. Şeytanın, uzaktan baktırarak aldatması, onun bir âdeti olarak nazara veriliyor? Bu ne anlama gelmektedir? Birkaç misâlle izah edebilir misiniz?

  38. “… âlî meziyetleriyle yaldızlı bir Furkan'ın gizli hakikatı;” ifadesinde geçen “gizli hakikatten” ne kastedilmektedir?

  39. "Râbian: Hem Kur'anı kelâm-ı beşer farzetmek lâzımgelir ki; ..." Bu paragrafta Kur’an; ümmet-i Muhammed ordusunun mukaddes kumandanı olarak tarif edilmesinin hikmeti nedir?

  40. Elmas yere düşmekle kıymetten düşmediğine göre, Kur’an gibi muciznüma bir hakikat, beşer kelamı farz edilince neyi eksilir ve söner?..

  41. "Hem tebeî ve sathî bir nazarla bakılsa, gayet muhal bir şey mümkün görünebilir." Tebei ve sathî düşünmek ve uzaktan bakmak, muhali nasıl hakikat gösterir?

  42. "Hem tebeî, sathî bir nazarla bakılsa, gayet muhal bir şey, mümkün görünebilir." ifadesini izah eder misiniz?

  43. "Kalp çürümesi" nedir, Risaleler zaviyesinden bakar mısınız?

  44. Sathi baktırmak ve tebei nazar arasındaki fark nedir?

  45. Şeytan için; ne kadar şeytanette ileri gitse, hatta katmerleşse dahi bu davada muvaffak olamayacağı ısrarla nazara veriliyor. Şeytan konusunda bu kadar tahşidat yapılmasının hikmeti nedir?

  46. Şeytanın âdeti olan "uzaktan baktırarak aldatması", diğer iman hakikatleri için de geçerli midir?

  47. İnsanların çoğu neden dalalete düşmüşler ve düşüyorlar. Risalelerde bu konu hakkında bilgi var mıdır?

  48. Rabian kısmında; Kur’anı beşer kelamı farz ederek bakmanın ve öyle kabullenmenin, sofestaileri ve şeytanları utandıracak ve titretecek şeni bir küfür ve hezeyan olduğu ifade ediliyor. Bunu nasıl anlamalıyız?

  49. Salisende; "adem-i kabul" ve "kabul-ü adem" konusunu şeytanın insanı aldatması yönüyle kısaca açıklar mısınız? Ayrıca; şeytanın, önce aklı insanın elinden alıp, sonra inkârı yutturmasını nasıl anlamalıyız? Akıl gidince teklif de zayi olmuyor mu?

  50. "Nasıl kulaklı ami tabakası i'caz-ı Kur'an fehminde demiş: Kur'an, bütün dinlediğim ve dünyada mevcud kitablara kıyas edilse, hiçbirisine benzemiyor ve onların derecesinde değildir..." Bu konuda bilgi verir misiniz?

Yükleniyor...