Aynı muhitte, farklı mekânlarda ders yapmak doğru mu? Mübarek gecelerde bir araya gelmek daha uygun değil mi?
- Kandil gecelerinde aynı semt içinde bir yerde toplanmayı istemek; şuuru kuvveti ruhu o çoklukla daha parlar gibi bir niyetimiz var
- Birkaç arkadaşımız bir arada toplanmaya gerek olmadığı, önemli olan Risale dersinin yapılması şahsı maneviye zaten herkesin dahil olduğu görüşünü savunuyor
- Bizim bir olmalıyız düşüncemizi de yanlış olduğu düşünülüyor. Doğru hareket tarzı hangisidir?
Değerli Kardeşimiz;
Şurası unutulmamalıdır ki, her fikirde ve her bir kanaatte bir hakikat yönü muhakkak vardır. Yani tek bir cepheden bakıldığında başka cepheden bakana göre daha doğru ve daha isabetli yönler elbette bulunur. Böyle olduğu gibi, öteki cepheden bakan kişinin de gördüğünü diğer kişi göremez. Dolayısıyla herkes baktığı canipten ne görmüşse elbette doğrudur. Lakin en doğru bakış, bütün cephelerden ve yönlerden meseleye bakabilmektir.
Bu konu, Nur talebeleri arasında zaman zaman istişare edilen, hem tesanüd hem de neşriyat dengesini ilgilendiren çok hassas ve önemli bir meseledir. Sizin "bir arada olma ve ruhun o çoklukla parlaması" niyetiniz ile arkadaşlarınızın "farklı yerlerde ders yaparak şahsı maneviye dahil olma" düşüncesi aslında birbirini nakzeden değil, tamamlayan iki farklı hizmet boyutudur.
Ancak sorduğunuz "doğru hareket tarzı" noktasında Külliyat'taki prensipler ışığında meseleyi şöyle tahlil edebiliriz:
Kuvve-i Maneviyenin İhtiyacı:
Bir arada olmak, mübarek gecelerde veya belirli periyotlarda bir merkezde toplanmak, kuvve-i maneviyeyi artırmak ve meşveret ruhunu canlı tutmak için elzemdir. Üstad Hazretleri, talebelerinin bir araya gelmesinin getireceği feyzi şöyle ifade eder:
"Risaletü’n-Nur’un samimî, hâlis şakirtlerinin heyet-i mecmuasının kuvvet-i ihlâsından ve tesanüdünden süzülen ve tezahür eden bir şahs-ı mânevî, bâki devamlı, kalıcı, ölümsüz ve muktedir bir kuvvet-i zahrdır, bir rehberdir." (Barla Lahikası, 285. Mektup)
Bir araya gelmek, sadece ders okumak değil, birbirinin manevi hâlinden istifade etmektir.
Hizmetin Yayılması: Çokluk ve Taksim-ül Mesai
Arkadaşlarınızın savunduğu görüş ise, hizmetin tek bir yere hapsolmaması ve her mahalle, medrese veya evde bir nurun yanması prensibine dayanır. Eğer herkes tek bir merkezde toplanırsa, diğer semtlerdeki veya evlerdeki muhtaç gönüllere ulaşmak zorlaşabilir. Üstad, her bir hanenin birer Medrese-i Nuriye olmasını arzu etmiştir.
Doğru Hareket Tarzı Nedir?
Risale-i Nur’un düsturlarına göre tek bir doğru yerine zaman ve zemine göre maslahat vardır. Meseleyi şu iki denge üzerine kurmak en selametli yoldur:
İttihad ve Tesanüd: Ayda bir veya kandil gibi özel gecelerde geniş katılımlı bir umumi ders yapılması, şahs-ı manevinin inkişafı ve kardeşlik bağlarının tazelenmesi için çok doğrudur. Sizin "ruh o çoklukla parlar" niyetiniz, cemaatle kılınan namazdaki sır gibidir; sayı arttıkça feyz ve dua ordusu kuvvetlenir.
İntişar ve Neşriyat: Normal zamanlarda ise derslerin bölünerek yapılması, daha fazla insana ulaşılmasını sağlar.
Külliyattan Bir Hakikat: "İştirak-i Amâl"
Üstad Hazretleri 21. Lem'a ve Kastamonu Lahikası'nda iştirak-i amâl-i uhreviye sırrından bahseder. Bu sırra göre: Nasıl ki bir fabrikada on adam çalışsa, her biri bir parçayı yapsa, o on adamın her biri o fabrikadan çıkan her bir makinenin tamamına sahip sayılır.
Arkadaşlarınızın dediği gibi; şahs-ı maneviye dahil olan herkes, -nerede olursa olsun- o büyük havuzdan hissesini alır. Ancak unutulmamalıdır ki; o havuzun suyunu biriktiren şey, kalplerin birbirine ısınması ve yüz yüze gelmenin verdiği o samimi muhabbettir.
Netice olarak: Sizin bir olma niyetiniz hata değil, muhabbet tezahürüdür. Arkadaşlarınızın görüşü ise bir hizmet stratejisidir. Sizce bu durumu, belirli günlerde büyük buluşma, diğer günlerde semt dersleri şeklinde bir orta yolla bağlamak arkadaşlarınızla aranızdaki muhabbeti daha da artırmaz mı?
Doğru olan; bu iki düşünceyi vuruşturmak yerine, mübarek gecelerde büyük bir cemiyetle ruhları şenlendirmek, sair vakitlerde ise her yeri birer dershaneye çevirmektir diye düşünüyoruz...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü