"Bahardan evvel geçmiş güzün bıraktığı tohumlar ve kökler, bu bahar gittikten sonra gelecek baharlara bırakacağı çekirdekler, kökler, bu bahar gibi..." Burada paralel evrenden mi bahsediliyor?
Değerli Kardeşimiz;
Sizin "paralel âlem" dediğiniz şeye İslam filozofları "ayan-ı sabite", Bediüzzaman Hazretleri ve ehl-i tasavvuf "feyz-i mukaddes", Eflatun ise "idea" isimlerini vermişler. Bu isimlerle vasıflandırılan ilmî vücutlar, harici ve maddi vücutların asılları ve esasları olması hasebi ile daha sağlam daha rasih daha kavi ve daha metindirler.
Eflâtun, "Evren'de değişmeyen ve aynı kalan hiçbir şey yoktur, her şey akar." mantığından hareketle; "Mademki evrende değişmeyen hiçbir şey yoktur, o hâlde, gelip geçici bilgilerin (göreceli / relatif gerçeklerin) değişmez ilksiz ve sonsuz, hep aynı kalan asılları olması gereken gerçek bilgiler, (idealar) bu evrenin dışında bir yerlerde olmalıdır." sonucuna varmıştır.
Harici ve maddi varlıklar, bu ilmi varlıkların çok perdelerden geçmiş gölgeleri mesabesindedir. Hatta öyle ki İbni Arabi gibi bazı büyük zatlar, bu harici ve maddi âlemin vücutlarını inkâr edip varlığa layık görmemişler ve “La mevcuda illa hu” diyebilmişlerdir.
Ancak, eşya ayan-ı sabite nispetle ne kadar zayıf ve kararsız da olsalar, sabit bir vücuda ve varlığa sahiptirler. Bazı sapkın felsefenin (panteizm) iddia ettiği gibi eşya bütünü ile hayal ve adem değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü