"İsm-i Evvelin sikkesini... İsm-i Âhir’in hâtemini... İsm-i Zâhirin mührünü... İsm-i Bâtının turrasını taşıyorlar." Buradaki isimlere neden farklı kelimeler seçilmiş olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, bu üç misaldeki ağaca kıyasen, bahar dahi çok çiçekli bir ağaçtır. Güz mevsiminin eline emanet edilen tohumlar, çekirdekler, kökler, ism-i Evvelin sikkesini; ve yaz mevsiminin kucağına dökülen, eteğini dolduran meyveler, hububat ve sebzevatlar ism-i Âhir’in hâtemini ve bahar mevsimi, hûri’l-în misillü birbiri üstüne giydiği sündüs-misâl hulleler ve yüz bin nakışlarla süslenmiş fıtrî libaslar ism-i Zâhirin mührünü ve baharın içinde ve zeminin batnında işleyen Samedânî fabrikalar ve kaynayan rahmânî kazanlar ve yemekleri pişirttiren Rabbânî matbahlar, ism-i Bâtının turrasını taşıyorlar."(1)

Evvel / Sikke: Sikke, madeni paraların üzerine vurulan damga anlamına geliyor ve bu damga devletin para üzerinde ki hakimiyetini ve gücünü simgeler. Bu sebeple iktidara gelen padişahlar ilk olarak kendi adına sikke bastırarak hakimiyetlerini ilan ederler. Allah'ın evvel olup, yarattıklarının hâdis ve mümkün olduğunu ilan etmek ve ancak hakiki hakimiyetin ezeli olmakla mümkün olduğunu ilan etmek hikmetiyle Evvel ismiyle irtibatlandırılmıştır. Ayrıca sikkenin böyle bir evveliyeti bulunduğu için evvel ismi ile ilişkilendirilmiş olabilir.

Ahir / Hatem: Ahir, her işin sonu anlamına geldiği gibi hatem de bir şeyin sonu ve sonuca bağlama anlamlarına gelir. Bir resmi belge bitirilip sonuna hatem vurulduğunda hem belgenin bitmiş ve tamamlanmış olduğu hem de belgenin resmi ve geçerli olduğu ifade edilmiş olur. Her bir varlık meyve verme durumunda, başta bunu yaratan zatın evveliyetini gösterdiği gibi, sonunda da yine aynı zatın bu Ahir ismiyle neticelendiğini ve buna başka bir elin karışmadığını ilan eder.

Zahir / Mühür: Mühür, genelde resmi belgelerin içine konulduğu zarfların üstüne vurulan ve kime ait olduğunu gösteren resmi simgedir. Mesela, adliyeden gelen bir zarfın üzerinde mühür olur ve zarfın sahibini açıkça gösterir.

İşte her bir varlık da üzerinde tevhid mührü bulundurur ki, bunu idare eden ve bütün kainatı buna hizmetkar eden zatın Zahir ve apaçık olduğunu akıl sahiplerine gösterir.

Batın / Turra: Turra, padişah has imzasına denir. Her bir sultanın kendine has ve mühre göre biraz da dikkat gerektiren özel bir imzası ve turrası vardır. Herkes bu imzaya ulaşamaz ve ulu ortaya atılmaz. İşte her bir varlığın içindeki makineler ve sistemler, içinde muazzam bir faaliyetin döndüğünü ve bu durumun sahipsiz ve tesadüfi olamayacağını ve onu idare eden sultanın kim olduğunu gösteren bir turra hükmünde çalıştığını gösterir. Turra’nın çok önemli, çok hassas ve çok gizli olması Batın ismi ile böylece ilişkilendirilebilir.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Üçüncü Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...