Bediüzzaman, Celcelutiye'deki Âyetü'l-Kübra ve Asa-yı Musa tabirlerini, önceden bilip bu isimlerle kitap basmış olamaz mı?
Değerli Kardeşimiz;
Üstadımızın bütün ömrü iman, ibadet, güzel ahlak, sıdk, sadakat, sabır, metanet ve mücadele üzere gelip geçmiş iken aldatma, kandırma gibi bir alçaklığa tenezzül etmesi, pespaye bir hileye müracaat etmesi mümkün değildir.
Çünkü içten yalancı ve hileci bir adamın, dıştan sürekli doğru ve sağlam kalabilmesi, yani sıdk ve yalan gibi iki zıddın uzun bir süre uyum içinde olması ve çok büyük nazarların bu tutarsızlığı sezememesi ve anlamaması düşünülemez.
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" sözü de bu inceliğe işaret ediyor. Şayet Üstadımız -hâşâ- yalancı ve hileci biri olmuş olsa idi, böyle muazzam bir hizmete ve Risale-i Nur gibi harika bir tefsire muvaffak olamazdı. Zaten Risale-i Nur'un o ibare ve övgülere hakkı ile layık olduğu meydandadır...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü