Block title
Block content

Bediüzzaman Hazretleri "semanın yeşil perdesi" diye bir tabir kullanıyor; açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Öncelikle Ebu Zer'le (ra) alakalı bir Hadis-i Şerif’te sema için “yeşil” anlamında “hadra” kelimesi kullanıldığı görülmektedir. Peygamberimiz (asm) Ebu Zer ile alakalı şöyle buyurur:

“Ebu Zer’den daha doğru sözlü birini ne yeşil sema gölgeledi, ne de kuru arz sırtında taşıdı.”(1)

Üstad Hazretleri de sema ile alakalı birkaç yerde yeşil diye ifade etmektedir. Ancak bizim gündüz gördüğümüz açık mavi rengin sebebi kısaca; güneş ışınının tazammun ettiği yedi renkten birisi olan mavi renginin dalga boyunun küçük olmasından, atmosferde daha fazla saçılıma uğraması ve göz reseptörünün maviye daha duyarlı olmasıyla açıklanır.

Gece siyah olması ise; yine hülasaten, kainatın sonsuz olmaması ve devamlı genişlemesi ile gözün rengi algılayamaması ile alakalı olduğu şeklinde izah edilir. Dolayısıyla iki renk görünümü de nisbî olup, hakiki renkle alakalı bir izah değildir.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar, kainatta hakikaten bulunan renk dağılımı ile gözün algıladığı renk arasında tevafuk eden en baskın rengin yeşil olduğunu ifade etmektedir. Biz demiyoruz ki her zaman değişmeye, gelişmeye mahal özellikle astronomi ile alakalı bazı bilimsel buluşlardan birisi olan bu çalışmanın tamamen hadiste veya Risale-i Nur’da bahsedilen yeşil ifadesine işaret ediyor. Fakat bu çalışma hadisin yüksek hakikatlerine ulaşmak için belki bir dürbin vazifesi görebilir fikriyle neşrediyoruz.

(1) Münavi, Muhammed Abdurrauf, Feyzu’l- Kadir, V, 85.

EVRENİN RENGİ

Yer seması gündüz mavi, gece siyahtır. Yıldızlar beyazdır. Ancak, Johns Hopkins Universitesi, “2dF Galaxy Redshift Survey” araştırması kapsamında yapılan astronomik ölçümler bu konuda bize farklı ipuçları sunmuştur. Karl Glazebrook ve Ivan Baldry adlı iki bilim adamı, evrenin farklı noktalarında bulunan 200,000 civarındaki gökadadan (galaxy) gelen ışığı incelemiş ve Şekil 1 (a)’daki renk dağılımını elde etmiştir [1].

 

Grafiğin yatay ekseni ölçülen ışığın nanometre cinsinden dalgaboyudur. (1 nanometre, metrenin milyarda birine karşılık gelen uzunluktur). Düşey eksen gökadalarda ölçülen ışık akısı, diğer bir deyişle ışık şiddetidir. Renk dağılımının hemen hemen düzgün olduğu açıktır.

Bütün renklerin düzgün karışımı beyaz rengi oluşturur. Buna göre, evreni aydınlatan yıldızlar, her renkte ışıma yapmakta ve bu yüzden Güneş’imiz de dahil bir çok yıdız “beyaz ışık” yaymaktadır. Aslında, yapılan araştırmalara göre, genç yıldızlar sıcak ve mavi, orta yaşlı yıldızlar yeşil-sarı ve yaşlı yıldızlar soğuk ve kırmızı ışıma yapmaktadır. [Kış aylarında kuzey yarım kürenin semasında çıplak gözle görünen Avcı (Orion) Takım Yıldızının bir ucundaki yıldız mavi (Rigel) diğeri kırmızıdır (Betelgeuse)].

Dalga modeline göre, ışık uzayda elektromanyetik dalgalar halinde yayılır. Işığın dalgaboyu ve algıladığımız renk arasında sıkı bir ilişki vardır. Örneğin, gözümüz, 650 nm dalgaboylu ışığı kırmızı renkte algılarken, dalgaboyu 430 nm olan bir ışığı mavi olarak sezer. Aslında, görünür ışık, dalgaboyu 380-780 nm arasında olan elektro-manyetik dalgalardır.

Diğer taraftan, normal insan gözü her rengi (dalgaboyunu) aynı düzeyde algılamaz. Bir çok insan üzerinde yapılan optik testler, gözümüzün renkleri algılama seviyesi hakkında bize bir fikir sunmuştur [2]. Şekil 1 (b)’de, insan gözünün algılama düzeyinin renkle olan ilişkisi gösterilmiştir. Buna göre, gözümüz (algılama değeri 1’e yakın olan) yeşil veya sarı renge, (algılama değeri 0’a yakın olan) kırmızı veya mor renge göre daha duyarlıdır. 

Gökadalarda bulunan yıldızlardan gelen ışığın dağılımı, (Şekil 1 (a)) ve algılama fonksiyonu (Şekil 1 (b)) birlikte dikkate alındığında (yada bilimsel olarak söylersek bu iki fonksiyon çarpıldığında), Şekil 1 (c) deki renk dağılımı ortaya çıkmaktadır. Dağılımdaki en büyük alanın yeşilimsi bölgeye ait olduğu açıktır.

Benzer bir yaklaşım, Glazebrook ve Baldry tarafından Renk Eşleşme Fonksiyonu’nu [3] temel alarak yapmıştır. Bu çalışmada, evrenin ortalama renginin, Şekil 2’deki gibi, bej olduğu sonucuna varmışlardır.

Sonuç olarak, Şekil 1 (c)’de görüldüğü üzere,  yıldızlardan gelen bütün bu renklerin karışımı dikkate alındığında, evrenin renginin beyaz’a yakın bir renkte olacağı, ancak bu beyaz rengin içindeki en baskın rengin yeşil olduğu anlaşılır.

Kaynaklar
[1]. Karl Glazebrook ve Ivan Baldry,, http://www.astro.ljmu.ac.uk/~ikb/Cosmic-Spectrum.html
[2]. https://en.wikipedia.org/wiki/Luminous_intensity
[3]. https://en.wikipedia.org/wiki/File:CIE_1931_XYZ_Color_Matching_Functions.svg 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...