Bediüzzaman Said Nursi, eserlerinde niçin Külliyatı kendisi övüp, okuyucuyu daha baştan psikolojik baskı altına almıştır?
Değerli Kardeşimiz;
Aslında her kitabın başında, kitabın ehemmiyetini ve ele aldığı konuyu nazara veren açıklamalar vardır. Hatta sonraki baskılarda, başkalarının kitap ile alakalı tebrik ifadeleri dahi konuluyor. Kaldı ki, Risaleleri övenler, imanlarını kurtarmış binlerce insanın itirafıdır.
Bu tür ifadelerin konulmasının hikmetini merak ediyorsanız, Üstadımızın verdiği cevabı vermek istiyoruz. Zira aynı soru o zamanlar da sorulmuş ve Üstadımız cevap vermiştir. Cevap aşağıda yer almaktadır:
"Risale-i Nur'un makbuliyetine imza basan ve gaybi işaretlerle ondan haber veren sekiz parçadan birinci parçadır. Aynı meseleye, aynı davaya ittifakları sarahat derecesindedir. Vahdet-i mesele cihetiyle o emareler birbirine kuvvet verir, teyid eder. O sekizden üç tanesi İmam-ı Ali'nin üç keramet-i gaybiyesiyle Risale-i Nur'dan haber vermesine dairdir."
"Bu sekiz parçayı Ankara ehl-i vukufu tetkik etmiş, itiraz etmemişler. Yalnız demişler: 'Bu yazılmamalıydı. Keramet sahibi, kerametini yazamaz.' "
"Ben de onlara cevap verdim ki:"
" 'Bu, benim değil, Risale-i Nur'un kerametidir. Risale-i Nur ise, Kur'ân ın malıdır ve tefsiridir.' dedim. Onlar sustular, demek kabul ettiler. Gerçi bu çeşit ikramlar yazılmasaydı daha münasipti, fakat bu kadar hadsiz muarızlar ve çok kuvvetli ve kesretli düşmanlar karşısında az ve fakir ve zayıf olan bizlere kuvve-i maneviye ve gaybi imdat ve teşci ve sebat ve metanet vermek için mecburiyet-i katiye oldu, ben de yazdım. Benim benliğime bir hodfuruşluk verip sukutuma sebep olsa da, ehemmiyeti yok. Bu hizmete, yani ehl-i imanı dalalet-i mutlakadan kurtarmaya (lüzum olsa) dünyevi hayat gibi, uhrevi hayatımı da feda etmek bir saadet bilirim; binler dostlarım ve kardeşlerimin Cennete girmeleri için Cehennemi kabul ederim." (Emirdağ Lahikası-I, 3.Mektup)
"Ben kasemle temin ederim ki, Risale-i Nur’u senâdan maksadım, Kur’ânın hakikatlerini ve imanın rükünlerini teyid ve ispat ve neşirdir. Hâlık-ı Rahîmime yüz binler şükrolsun ki, kendimi kendime beğendirmemiş. Nefsimin ayıplarını ve kusurlarını bana göstermiş. Ve o nefs-i emmâreyi başkalara beğendirmek arzusu kalmamış." (Emirdağ Lâhikası-I, 37.Mektup)
Bazı art niyetli insanlar; Üstad'ın Risale-i Nur'u methetmesini zımnî olarak kendini övmek ve kendini sena etmek şeklinde anlıyorlar. Halbuki Üstadımızın tek derdi ve gayesi, insanların imanının kurtulmasına çalışmak ve onların iman hakikatlerine teveccüh etmesini temin etmektir.
Bu zamanda imanın kurtulmasının en kuvvetli ve en tesirli vesilesi Risale-i Nur olduğu için, Üstadımız canhıraş bir şekilde insanları Risale-i Nur'a davet ediyor ve onların Risale-i Nurlar ile imanlarının kurtulmasını temenni ediyor. Bu temenni ve davette asla şahsî bir gurur ve nefsanî bir şöhret arayışı bulunmuyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü