"Bu zamanda erkek çocukların tehlikesi daha çok." Kızların durumu daha tehlikeli gibi, bu ifadeyi yanlış mı anlıyoruz acaba?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gençlik Rehberi'nde, ahirzaman fitnesinin kaynağının kadınlar olduğu konusunda rivayetler vardır. Üstad o konuyu ayrıca işlemiştir.

Fakat burada ifade edilen husus, "Mütedeyyin bir ailede kız çocuğunu büyütmek ve idare etmek daha kolay olmaktadır" mesajıdır. Kız çocukları ekseriyetle evdedir ve gözümüzün önündedirler. Ama erkek çocuklar sık sık dışarı çıkar, baba ile çatışır ve ergenlik döneminde ciddi manada sıkıntılı olurlar. Hâdiseye bu açıdan baktığımızda pedagojik olarak doğruluğunu kabul etmemek mümkün değildir.

Diğer yandan toplumu fesada sevk eden sadece kadınlar değildir. Kadınları bu hale getirenler de yine erkeklerdir. Feminizm erkekler tarafından ortaya atılan bir cereyandır. Nitekim Üstad da kadınları istismar eden bir komiteden bahsediyor. Kadın iç dünyalarını kıyafetleri ile temsil ettikleri için daha çok göze batıyorlar. Eğer erkeklerin de böyle bir durumu olsa idi, ortaya başka bir manzara çıkardı.

"Âsım Bey gibi senin de bir kız evlâdı dünyaya gelmesi, meşrebimizde en mühim esas şefkat olduğu cihetiyle ve şefkat kahramanları kızlar olduğundan ve en sevimli mahlûk bulunduğundan, daha ziyade tebrike şâyansınız. Zannederim, bu zamanda erkek çocukların tehlikesi daha çok. Cenâb-ı Hak onu sizlere medar-ı tesellî ve ünsiyet ve evinize küçük bir melâike hükmüne getirsin. 'Rengigül' ismi yerine 'Zeynep' olsa, daha münasiptir."(1)

Risale-i Nurda ifade edilen bu hüküm, umumi bir hükümdür. Bazı zamanlarda istisnai bir durum olarak, kız çocuklarının daha çok tehlikeye maruz kalması da, bu hükmü bozmaz. Bu yüzden, istisnai hükümler, umumî hükme bir zarar vermez denilmiştir.

Kız çocukları fıtraten ve içtimaî yapı olarak erkekler gibi her ortama giremezler. Bu da onları bir parça günahlara karşı muhafaza ediyor. Mesela kız çocukları gecenin bir saatinde kalkıp kahve ya da kafelere gidemezler. Ama erkek çocuğun bu hususta önü açıktır. Dolayısı ile erkeğin günaha girme tehlikesi daha fazladır. Aile ne kadar da asri olsa, kız çocuğunu erkek çocuğu gibi serbest bırakamaz.

Bazı ar damarı çatlamış aşırı tipleri dikkate alarak, bu umumî hükme itiraz etmek yanlış olur. Mühim olan toplumun umumî temayülü ve genel durumudur ki; bu da Risale-i Nuru te’yid etmektedir. Tinercilerin, eroincilerin, alkoliklerin, hırsızların kahir ekseriyetinin erkekler olması meseleyi takviye etmektedir...

(1) bk. Barla Lahikası, (268. Mektup).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.389
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

Nisa taifesinn içtimai hayata girmeme noktasında , Risalelerde nasıl bir izah vardır,izah EDERMİSİNİZ 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

İçtimai Hayatta Kadının Rolü ve Sınırlar

Risale-i Nur, kadının içtimai hayattaki yeri konusunda modernleşme akımlarının getirdiği serbestliklere karşı çıkarak, İslam fıtratına uygun bir model sunar. Bu modelde temel amaç, kadının en önemli vazifesi olan "aile hayatının reisi" olma rolünü korumaktır.

Risale-i Nur'da kadınların asıl ve fıtrî vazifesinin ev işleri, çocuk bakımı ve aile düzenini sağlamak olduğu vurgulanır. Toplumsal hayata tamamen dahil olmanın, bu temel vazifeyi aksatacağı ve ailenin kutsal yapısını zedeleyeceği ifade edilir.

Kadın, toplumun geleceğini şekillendiren nesillerin terbiyesinden sorumludur. Bu vazife, tüm meslek ve makamlardan daha yüce ve önemlidir. Bu nedenle, kadının enerjisini ve vaktini asıl görevinden uzaklaştıracak dış işlerden ziyade, aileye ve çocuk eğitimine yönlendirmesi gerektiği belirtilir.

İhtilat (Kadın-Erkek Beraberliği) ve Mahremiyet Meselesi

Risale-i Nur'da kadınların içtimai hayata girmesine yönelik getirilen eleştirilerin en önemli gerekçelerinden biri "ihtilat" yani kadın-erkek karışıklığıdır.

Risale-i Nur, kadın ve erkeğin serbestçe bir arada bulunmasının fıtraten uygun olmadığını ve bunun, gayrimeşru ilişkilere ve ahlaki yozlaşmaya kapı aralayacağını ifade eder. Aile kurumunu tehdit eden bu durumun, toplumun temelini sarsacağı ifade edilir.

İslam'ın kadınlara yüklediği en önemli ahlaki vazifelerden biri olan iffet ve hayanın, bu serbestlik ortamında korunmasının zorlaşacağı belirtilir.

Özetle, Risale-i Nur'da kadının içtimai hayata tamamen dahil olması, fıtratına aykırı bir durum olarak görülür ve bu durumun hem aileye hem de topluma zarar vereceği düşüncesi hakimdir. Kadınların asıl mesleğinin "aile hayatı" olduğu ve bu alandaki görevlerinin her şeyden üstün olduğu vurgulanır. Amaç, kadını toplumdan soyutlamak değil, aksine en değerli olan yerini, yani ailenin kalbini ve neslin terbiyecisi olma rolünü muhafaza etmektir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...