"Bunun en büyük sebebi, istibdattan sonra, mürşid-i umumî üç büyük şubenin ki..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem de gördüm ki, medeniyet-i hakikiyeyi teşkil eyleyen İslâmiyet, maddî cihetinde medeniyet-i hâzıradan geri kalmış; güya İslâmiyet sû-i ahlâkımızdan darılmış, mâzi tarafına dönüp gidiyor. Zaman-ı Saadete bizi şikâyet edecektir. Bunun en büyük sebebi, istibdattan sonra, mürşid-i umumî üç büyük şubenin ki, 'Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif.' veyahut عِبَارَاتُناَ شَتّٰى وَحُسْنُكَ وَاحِدٌ وَكُلٌّ اِلىٰ ذَكَ الْجَمَالِ يُشِيرُ beytinin mâsadakı olan ehl-i medrese ve ehl-i mektep ve eh-i tekkenin, tebayün ü efkâr ve tehâlüf-ü meşâribidir."(1)

İslam aleminin maddi bakımdan geri kalmasının en büyük sebeplerinden birisi, her türlü istibdadın içimizde gelişip büyümesidir.

Bu paragrafta vurgulanan ikinci bir büyük sebep de, din ilimlerinin okutulduğu medrese, fen ilimlerinin talim edildiği mektep, manevi ve kalbi duyguların terbiye edildiği tekkelerin birbirlerine muhalif olup, birbirlerini düşman gibi telakki etmeleridir. Müslümanları maddi ve manevi eğitip geliştirecek bu üç kurum, birbirisini inkar edip bir çekişme ve çatışma içine girerse, bu Müslüman aleminin büyük bir gerileme ve düşüşüne sebeptir deniliyor.

Halbuki bu üç kurum arasında bir zıtlık bir tenakuz bulunmuyor; zıtlık ve tenakuz cehalet ve taassuptan çıkıyor.

"Bu tebayün-ü efkâr ahlâk-ı İslâmiyenin esasını sarsmış, ittihad-ı milleti çatallaştırmış. Terakkiyat-ı medeniyeden geri bırakmıştır. Zira biri ifrat ile diğerini tekfir ve tadlil ediyor; öteki tefrit ile onu teçhil ve gayr-ı mutemed addediyor. Bunun çaresi, tevhid ile ve efkârlarının mabeyninde teyid ile münasebet ile musalâhadır. Ta itidal noktasında musafaha ile birleşmeli ki, âheng-i terakkîyi ihlâl etmesinler."(2)

Müslümanlar arasındaki derin fikir ayrılıkları İslam ahlakının temelini sarsmış birlik ruhunu zedelemiştir. Bu da Müslümanların enerji ve kuvvetini bitirip maddi gelişimi önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Müslüman dünyasındaki bu menfi gruplaşmada her grup diğer grubu ya inkar ve sapmakla itham ediyor ya da diğeri bir diğerini cahillik ve güvensizlikle suçluyor.

Bunun çaresi İslam’ın binlerce birlik cihetlerinde birleşip ortak bir ruh ortak bir akıl oluşturmaktan geçiyor ki, bunun en güzel sembolü tevhittir. Evet, Allah’ı bir, peygamberi bir, kıblesi bir, inanç esasları bir olan Müslümanların, derin ve menfi bir ayrılığa düşmesi yakışık almıyor. Bütün İslam’ın bir noktada birleşmesi ve güzel bir ahenk oluşturması ancak ve ancak ümmetin kolektif aklı ve vicdanı hükmünde olan Ehl-i sünnet ile mümkündür.

Dipnotlar:

(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfi.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...