"Zaman-ı sabıkta revabıt-ı içtima ve levazım-ı taayyüş ve fevaid-i medeniyet o kadar tekessür ve teşaub etmediğinden, bazı kalil adamların fikri, devletin idaresine yarı kâfi..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Beşinci Hakikat: Zaman-ı sabıkta revâbıt-ı içtimâ ve levazım-ı taayyüş ve fevaid-i medeniyet o kadar tekessür ve teşaub etmediğinden, bazı kalil adamların fikri, devletin idaresine yarı kâfi gibi idi..." (Divan-ı Harb-i Örfi, Hürriyete Hitap)
Geçmiş dönemlerde toplumsal bağlar basit olup ekonomik ilişkiler sade bir durumdaydı. Medeniyetin etkisi ise o kadar çok değil ve şubeleşme o kadar çok ileri gitmemişti. Böyle basit ve sade bir toplumu yönetmek ve idare etmek için, birkaç adamın fikri yeterliydi. Bu sebeple demokratik yönetim biçimi bir ihtiyaç olarak o dönemlerde hissedilmiyordu.
"...Amma bu zamanda revabıt-ı içtima o kadar tekessür etmiş ve levazım-ı taayyüş o derece taaddüt etmiş ve semerat-ı medeniyet o kadar tefennün etmiş ki, ancak yalnız kalb-i millet hükmünde olan meclis-i mebusan ve fikr-i ümmet makamında olan meşveret-i şer’î ve seyf ve kuvvet-i medeniyet menzilinde bulunan hürriyet-i efkâr o devleti taşıyabilir ve idare ve terbiye edebilir. Bu hakikate misal, eski hükûmet-i müstebide, yeni hükûmet-i meşrutadır. Üçüncü Hakikatin bana verdiği vazife ile ve hürriyetin fermân-ı mezuniyetiyle, üç şey ihtar ediyorum." (bk. age., ay.)
Ama bu zamanda toplumsal bağlar artmış ve çok karmaşık bir yapıya dönüşmüş, ekonomik ilişkiler ve teknik gelişmelerin de artması ile çok karmaşık ve kompleks bir sisteme evrilmiştir. Medeniyetin fayda ve hikmetleri o kadar çok ziyadeleşmiş ve şubeleşme o kadar çok ilerlemiş ki artık böyle karmaşık ve kompleks bir toplumsal yapıyı bir kaç kişinin yönetip idare etmesi imkânsız bir hâle gelmiştir.
Böyle karmaşık ve kompleks bir toplumsal yapıyı ancak bir meclis bir şura bir kolektif akıl yönetebilir. Kralların ve diktatörlerin böyle gelişmiş bir toplumu yönetmesi mümkün değildir. Bu sebeple meşrutiyet veya cumhuriyet bu zamanın zaruri bir ihtiyacı haline gelmiştir.
Burada idarede şahsi güç ve yeteneklerin yeterli olmadığını, zamanın tahlilini yaparak beyan ediyor. Hürriyet-i efkâr yerine ferdî fikirlerle devleti idare etmenin ve nazarlarda mükemmel şahıslar oluşturarak devlet idaresinin tüm kısımlarını o şahıslara devretmenin o devleti taşıma, idare ve terbiye etme noktasında sıkıntılar oluşturacağı görülüyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü