Cevşen'de; esbabın, müsebbebleri ile birlikte halk edilip, kudretinin tasarrufatına perde yapıldığı nazara veriliyor. Nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ağaç sebep, ağacın vesilesi ile gelen meyve ise müsebbeptir. Ağacı da, ondan hâsıl olan meyveyi de yaratan İlahi kudrettir. Ağaç Allah’ın kudretine sadece bir perdedir. Kudret-i İlahi dilese idi, ağaç olmadan da meyveyi yaratabilirdi.

Kâinatta bütün işler ve sanatlar bu sebep-netice ile yaratılıyor. Allah her şeyi bir sebebin eli ile bize ikram ediyor, sebepsiz hiçbir şey yaratmıyor. Bu, kâinatta değişmez bir İlahi kanundur.

Allah’ın, neticeleri sebepler ile göndermesinde iki mühim hikmet vardır.

Birisi, isim ve sıfatlarını sahnelemek ve göstermek istemesidir.

Şayet her şey sebepsiz ve zamansız, birden vücuda gelse idi, sebepler üstünde tecelli eden isimleri görüp okuyamazdık. Bir ağacın tohum içinden çıkıp ağaç olma serüveninde, belki yüzlerce isim sahne alıp kendini bize gösteriyor. Şayet ağaç bu sebep ve zaman içinde değil de, birden, ansızın yaratılsa idi, o isimlerin o ağacın büyüme süreci içinde nasıl tecelli ettiğini anlayamayacaktık.

Dünyada hikmet, âhirette ise kudret hâkim. Dünya kudret âlemi olsaydı, şu muhteşem kâinat altı gün, yani altı devre yerine bir anda yaratılacaktı. Ondaki ağaçlar da bir anda bitecek ve son şekliyle boy göstereceklerdi. O zaman yukarıda sıraladığımız İlâhî sanat eserleri de vücut bulmayacaklardı. Çekirdekler âlemi, yoklukta kalacak, açılmaları, büyümeleri, fidan olmaları gerçekleşmeyecekti. Çekirdekler olmayınca, haliyle, yumurtalar ve nutfeler âlemi de yokluktan kurtulamayacaklar, bu âleme gelip, taşıdıkları Rabbanî sanatları sergilemekten mahrum kalacaklardı.

Fidanlar olmayınca bebekler de, kuzular da, buzağılar da olmayacaktı. Binlerce sanat bire inecek, yüzlerce güzellik ortadan kaybolacaktı. Terbiye ve tedbir fiillerinin tecellileri görülmeyecek, sadece ibda ve icad fiillerinin mahsulleri, âlemde boy gösterecekti. İlâhî hikmet buna müsaade etmedi ve kâinatı bir anda yaratmak yerine altı devrede inşa etmeyi takdir buyurdu.

Meselenin insana bakan bir yönünü kısaca hatırlatmak isteriz: Kâinat bir anda yaratılsaydı insan da bir anda yaratılacak ve kemâl yaş kırk olduğuna göre, dünyamız kırk yaşında ilkokul talebeleriyle dolacaktı. Âhirette hikmet yerine kudret hâkim olacak. Otuz gün çalışan bir memurun, maaşını bir anda alması gibi, dünya imtihanını kazanan mü’minlere de dereceleri bir anda verilecek ve cennetten kâmil bir insan olarak istifade edecekler. Zaman çekilecek aradan.

Bekleme diye bir şey olmayacak; her arzu edilen anında yaratılacak. Bedenler latifleşecek, nuranileşecek. Bir anda birkaç mekânda bulunmak, ayrı sohbetlere iştirak etmek, farklı nimetleri tatmak mümkün olacak. Devre devre yaratılan âlemde, safha safha halkedilen insan, zaman nehrinde yavaş yavaş akan mahlûkattaki hadsiz hikmet tecellilerini seyretmesine mükâfat olarak orada, kudret tecellilerini ebediyyen seyir ve o tecellilerden aralıksız istifade edecek.

Bu nedenle Allah araya zamanı ve sebepleri koyuyor ki, her şey insanların, zişuurların gözü önünde cereyan etsin ve insanlar imanın nuru ile o isim ve sıfatları okusunlar.

İkincisi, kâinatta zıtlar iç içe olduğu için, hayır- şer, iyi-kötü, güzel-çirkin beraber bulunuyorlar. Her insan, hayır ve şer, çirkin ve kötü gibi şeylerin arkasındaki İlahi hikmetleri, güzellikleri idrak edip takdir edemiyor. Bu yüzden, çirkin ve kötü gibi duran şeylerin arasına sebepler girip, oradaki menfi şeyleri paratoner gibi üstüne çekiyorlar. Ve insanlar şikâyet ve isyanlarını direkt Allah’a değil, sebeplere yöneltiyorlar.

Tabiri caiz ise sebepler İlahi izzetin önünde bir koruyucu bariyer vazifesini görüyorlar. Bu yüzden, neticeler sebepler ile geliyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 4.558
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

şehrayin
esbabın bir hikmeti de acaba Allah'ın insanları imtihan etmek istemesi olabilir mi acaba kainatı yaratmış esbab ve müsebbebatı takdir etmiş gönderdiği kitaplar ve elçilerle insanların yüzlerini kesretten vahdete esbabtan müsebbibül esbab olan kendisine çevirmek için
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...