Dinden dönmenin sınırı var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın imtihanı; son nefesine kadar devam eder. Yeis halindeki iman makbul değildir, imansız ölen de ebediyen cehennemde kalır. Yaşı zamanı mühim değildir. Bir kimse ömrü boyunca iman ve amel üzerine yaşar; ama ölmeden önce dinden çıkabilir veya Allah muhafaza imansız ölebilir. Onun için son nefeste iman ile göçmek çok mühimdir. Yine bir kimse ömrü boyunca küfür ve günah üzerine yaşar; ama son anında iman eder ve iman ile göçer. Burada mühim olan son anda nasıl öldüğümüzdür.

Tabiî bunların hepsi birer ihtimaldir. Yoksa iman ve amel üzerine geçen bir ömrün ehemmiyeti yoktur, demek değildir. Kişi nasıl yaşarsa öyle ölür. İnsan ne ameline güvenip gurura düşmeli ne de ümitsiz olmalı. Yani insan, ömrünün her anında teyakkuz içinde olmalıdır, hiçbir zaman mutlak emniyet ve yeis içine düşmemelidir.

Dinden dönmek çok ağır bir suçtur. Bu yüzden İslam dininde mürtedin hakk-ı hayatı yoktur. Üstad Hazretleri bu konuya şu şekilde işaret ediyor:

"Hem İslâmiyet sair dinlere kıyas edilmez. Bir Müslüman, İslâmiyet'ten çıksa ve dinini terk etse, daha hiçbir peygamberi kabul edemez. Belki Cenâb-ı Hakkı dahi ikrar edemez ve belki hiçbir mukaddes şeyi tanımaz; belki kendinde kemâlâta medar olacak bir vicdan bulunmaz, tefessüh eder. Onun için, İslâmiyet nazarında harbî kâfirin hakk-ı hayatı var. Hariçte olsa, musalâha etse; dahilde olsa, cizye verse İslâmiyetçe hayatı mahfuzdur. Fakat mürtedin hakk-ı hayatı yoktur. Çünkü vicdanı tefessüh eder, hayat-ı içtimaiyeye bir zehir hükmüne geçer. Halbuki, Hıristiyanın bir dinsizi, yine hayat-ı içtimaiyeye nâfi bir vaziyette kalabilir. Bazı mukaddesâtı kabul eder ve bazı peygamberlere inanabilir ve Cenâb-ı Hakkı bir cihette tasdik edebilir."(1)

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup Yedinci Kısım..

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...