"Dünya muhabbeti bütün hataların başıdır." hadisini açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünyanın üç yüzü var:

Birisi, Allah’ın isim ve sıfatlarının talim edildiği bir mekteptir ki, bu yüzde ne kadar derinleşirsek marifet ve muhabbetulahta o kadar terakki ederiz. Ve dünyanın bu yüzündeki kârlar ebedîdir. Yani insan bu dünyada Allah’ın isim ve sıfatlarını güzelce talim edip güzel bir şekilde hayatına tatbik ederse, ahirette ona sonsuz bir ihsan ve makam olarak dönecektir. Ne mutlu dünyayı Allah’ın isim ve sıfatlarını talim edilen bir mektep olarak görenlere.!

İkincisi, dünya ahiretin bir mezrası, yani tarlasıdır. Burada ne ekersen ahirette onu biçersin. Öyle ise Allah ve ahiret için dünyada çok çalışıp çabalamak gerekiyor. İnsan bu dünya tarlasına iyilik ve ibadetleri ekerse, ahirette ebedî bir cennet olarak mahsul kaldıracaktır. Dünyanın bu yüzünü sevmek ve ona faydalı şeyler ekmek de güzeldir.

"Zerre ağırlığınca hayır yapan onu bulur, zerre ağırlığınca şer yapan da onu bulur." (Zilzal, 99/7-8)

Üçüncüsü ise, dünyanın nefse ve hevaya bakan yüzüdür ki, bu yüzden kaçınmamız gerekiyor. Dünyanın bu üçüncü yüzü, “nefsin heveslerini tatmin etme” yüzüdür.

Dünyanın bir oyun ve eğlence olduğunu ders veren âyet-i kerimeler ve dünya sevgisini men eden hadis-i şerifler bu üçüncü yüze bakıyorlar.

Dünyanın bu mel’abegâh olan yüzü, yani eğlence ve oyun olma ciheti, insana bu dünyaya iman ve ibadet için gönderildiğini unutturup eğlencelerle hayatını heba ettirir. Bu yüz fanidir, anlıktır ve ahirette karşılığı azap ve ateşten başka bir şey değildir.

Dünyaya ilk iki yüzü ile bakanlar için dünya bir imtihan ve tecrübe yeridir, burada ekilir orada biçilir bir tarla hükmündedir. Üçüncü yüzü her ne kadar fani ve zail olmuş olsa da ilk iki yüzüne çalışanlar bu faniliğe bedel bâki bir âlemi kazanıyorlar, demektir.

Dünya sevgisinin bütün hataların başı olduğunu haber veren hadis-i şerifin yanlış anlaşılmaması için Üstad Bediüzzaman Hazretleri dünyanın üç yüzü olduğunu söyler ve bunlardan “ikisinin” muhabbete lâyık olduğunu ifade buyurur. Sevilmeye lâyık olan bu yüzler; “İlâhî isimlere ayna olma” ve “âhirete tarla olma” yüzleridir.

Bu dünya, Allah’ın bir kudret ve sanat mûcizesidir. O halde insan, iman ve marifet konusunda kendisine rehberlik eden bu dünyayı, bu yönüyle elbette sevecektir.

Ve yine insan, ebediyet yolcusudur. O âlemdeki her nevi saadetin tohumları, bu dünya hayatında saklıdır. Bu yönüyle de insan elbette ki cennet tarlası olan dünyasını sevecektir.

Sahabeler, dünyanın ilk iki yüzünde çok derinleşip çok terakki etmişler. Ama nefse ve hevaya bakan üçüncü yüzünden tam nefret etmiş ve ona aldanmamışlar.

"Dünya muhabbeti bütün hataların başıdır."(1)

hadisi dünyanın üçüncü yüzüne bakıyor ve ondan men ediyor. Sahabe zaten bu konuda çok temiz ve pak bir seviyededir. Yani onların kalbinde zerre kadar dünya sevgisi bulunmuyor.

Hazret-i Osman (ra)’ın yüz devesini üzerindeki yükleri ile beraber fisebillah tasadduk etmesi dünya sevgisine ters bir durumdur.

(1) bk. Beyhakî, Şuabu'l-İman 7/338, No: 10501.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...