"Eğer onların elinde bir hak veya kuvvetli bir esbap bulunsaydı, o vakit onlara karşı da müracaat olunurdu." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Mademki nefyimde kader hâkimdir ve o kader adildir; ona müracaat ederim. Zahiri sebep ise, zaten bahane nevinden bir şeyleri var. Demek onlara müracaat manasızdır. Eğer onların elinde bir hak veya kuvvetli bir esbab bulunsaydı, o vakit onlara karşı da müracaat olunurdu."(1)

Buradaki müracaat, ilk olarak vaizlik ve hocalık yapmak için zamanın hükümetinden izin almak manasına gelebilir. İkincisi, hürriyetini elde edip istediği yerde ikamet etme olarak da anlaşılabilir. Üçüncüsü ise, siyasi bir teşekkülün içinde yer almak manasına da geliyor ki; Üstad Hazretleri her üç ihtimalde de ehli dünyaya müracaatın manasız ve kadere karşı saygısızlık olarak görüyor.

Çünkü o zamanki hükümetin elinde hak namına bir şey bulunmuyor. Onların gayesi ve planı dini imha etmekti. Dini imha etmek isteyen bir hükümete müracaat etmek, onları zımnen tasdik etmek mânasına gelir. Bu yüzden Üstad Hazretleri onlara asla tevessül edip müracaat etmemiştir.

“Eğer onların elinde bir hak veya kuvvetli bir esbab bulunsaydı, o vakit onlara karşı da müracaat olunurdu.” cümlesi ile zamanın hükümetinin iyi bir niyeti ya da dine sıcak bakan bir tarafı olmuş olsa idi, o zaman onlara müracaat edilebilirdi.

1) bk. Mektubat, On Üçüncü Mektup, İkinci Sual.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nur hizmetkârı
ALLAH razı olsun.çok açıklayıcı oldu..selametle
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...