Elmas yere düşmekle kıymetten düşmediğine göre, Kur’an gibi muciznüma bir hakikat, beşer kelamı farz edilince neyi eksilir ve söner?..

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

- Ayrıca aynı mukayese, Resul-u Kibriya için de yapılıyor. Resul-u Kibriya insanların en şereflisi ve en mükemmeli olduğu halde; Kur’anı onun kelamı olarak farz edersek, mezkur sıfat ve hususiyetleri nasıl söner, yok olur ve tersine inkılap edebilir?

Kur’an hakkında elmas hakikat şudur:

“Kur’an, İlâhi kitapların en sonuncusu ve en büyüğüdür. Bir tek sûresinin dahi mislini getirmek beşer takatinin çok üstündedir.”

Resullullah Efendimiz (asm) hakkında elmas hakikat ise şudur:

“Peygamber Efendimiz (asm), ahir zaman peygamberidir ve bütün peygamberlerin seyididir.”

Bir kimse, güneşi karpuz kadar bilse, bu bilgi ile güneşin mahiyetinde bir değişme olmaz; sadece onu yanlış bilen o kişi küçülür.

Konuyu bu açıdan değerlendirmek gerekir. Kur’anı beşer kelamı farz eden insan, ondan gerekli istifadeyi edinemez. Ona talebe olamaz, onun nuruyla nurlanamaz. Onun İlâhî terbiyesine girmez ve hakiki insan olamaz. İnsanların hidayete ermeleriyle Kur’an'ın değerinde bir artma olmadığı gibi, küfür ve dalalete düşmeleriyle de onun kıymetinde hiçbir azalma olmaz.

Aynı manaları, Peygamber Efendimiz (asm) için de düşünebiliriz. Allah Resulü, Kur’an hakikatlerini hayatına en mükemmel manada tatbik etmekle, bütün insanlar için örnek bir şahsiyettir. Onun büyüklüğü Kur’an hakikatlerine en geniş, en muhteşem ve en güzel bir ayna olmasından ileri gelir. Bunun aksi düşünüldüğünde O zatın peygamberliği hemen sona erer. Diğer hasletleri de yine tersine inkılap eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...