"Kur’ân bütün mu’cizatıyla ve hakkaniyetine delil olan bütün hakaikiyle, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın bir mu’cizesidir..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Kur’ân bütün mu’cizatıyla ve hakkaniyetine delil olan bütün hakaikiyle, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın bir mu’cizesidir. Öyle de Muhammed (asm) da bütün mu’cizatıyla ve delâil-i nübüvvetiyle ve kemâlât-ı ilmiyesiyle, Kur’ân’ın bir mu’cizesidir."
Kur’an, mu’cizelerle dolu bir kitap olduğu gibi, aynı zamanda Peygamber Efendimiz (asm)'in da en büyük mu’cizedir. Kur’an içindeki bu mu’cizeler "yedi küllî ve kırk vecihle mucize" şeklinde tespit ve tahlil edilmiştir.
Kur’an’nın yedi ciheti ile mu’cize olması ve kırka yakın mucizeleri göstermesi Risale-i Nurlarda kat’î bir şekilde izah ve ispat edildiği için tafsilatını oraya havale ederek, biz sadece başlıklar halinde o yedi ciheti ve kırk mu’cizeyi takdim ediyoruz:
KUR’AN’IN YEDİ KÜLLİ VECH-İ İ’CÂZI:
1. Lâfzındaki fesahat-i harikası,
2. Nazmındaki cezalet-i harikası,
3. Câmiiyet-i harikulâdesi,
4. Derece-i i’cazda belâğat-i Kur’âniye,
5. Üslûp ve îcâzındaki câmiiyeti,
6. İhbârât-ı gaybiyesi,
7. Fezlekesi ve meseleleri hulasa etmesi.
Ayrıca Kur’an içinde kırka yakın mu’cizeler ilmî bir hassasiyetle tespit ve tayin edilmiştir. Şöyle ki:
1. Mânâsındaki belâğatı,
2. Nazmın cezaleti,
3. Hüsn-ü metaneti,
4. Üslûplarının bedâati,
5. Garipliği,
6. Müstahsenliği,
7. Beyanının beraati,
8. Fâik ve Üstünlüğü,
9. Safveti,
10. Maânîsinin kuvveti,
11. Lâfzının fesahati,
12. Selâseti,
13. Lâfzındaki câmiiyeti,
14. Mânâsındaki câmiiyeti,
15. İlmindeki câmiiyeti,
16. Mebâhisindeki câmiiyeti,
17. Üslûp ve îcâzındaki câmiiyeti,
18. Üslûb-u Kur’ân’ın cem’iyeti (Bir tek sûre veya ayet, kâinatı içine alan bahr-i muhit-i Kur’ânîyi içine alır.),
19. Âyât-ı Kur’âniye’nin câmiiyeti.(İstediğin her şey için, Kur’ân’dan her ne istersen al.),
20. İ’câzkârâne îcâzı. (Kâh olur ki, uzun bir silsilenin iki tarafını öyle bir tarzda zikreder ki, güzelce silsileyi gösterir.),
21. Câmi’ ve hârıktır,
22. Makàsıd-ı câmiiyeti,
23. Maânî-i câmiiyeti,
24. Esâlib-i câmiiyeti,
25. Letâif-i câmiiyeti,
26. Mehâsin-i câmiiyeti,
27. Mesâil-i câmiiyeti,
28. Maziye ait ihbârât-ı gaybiyesi,
29. İstikbale ait ihbârât-ı gaybiyesi,
30. Hakaik-ı İlâhiye’ye dair ihbârât-ı gaybiyesi,
31. Hakaik-ı kevniyeye dair ihbârât-ı gaybiyesi,
32. Umur-u uhreviye’ye dair ihbârât-ı gaybiyesi,
33. Kur’ân’ın şebâbeti,
34. Tabakat-ı beşerin hususi hisse-i fehmi,
35. Heyet-i mecmuasında râik bir selâset,
36. Fâik bir selâmet,
37. Metin bir tesanüd,
38. Muhkem bir tenasüp,
39. Meziyet-i i’câziye,
40. Temsilat-ı Kur’aniye.
Şimdi bu mucizeleri gösteren bir kitap, Allah’ın kelamı olduğunu kat’î bir şekilde ispat ettikten sonra, ayetleri ile diyor ki "Sizin içinizden çıkan Hazret-i Muhammed (asm) Allah’ın hak ve sadık bir resulüdür." Şimdi biri kalkıp da “Mu’cizelerle dolu bu kitap, Allah’ın kelamıdır ama bu Hz. Muhammed’in, O’nun resulü olduğu hususunda -hâşâ- şüphem var” diyebilir mi? İşte Kur’an bütün bu mu’cizeleri ile Hazret-i Peygamberi (asm) te’yid ve tasdik ediyor. Hazret-i Peygamberi inkâr etmek için, bu kitabın ve göstermiş olduğu mu’cizelerin tek tek çürütülmesi gerekir, yoksa inkâr-ı resul kabil olmaz.
Aynı şekilde Habib-i Kibriya Efendimizin (asm) göstermiş olduğu bine yakın mu’cize, onun ahlâk ve fıtratının mu’cize derecesindeki sadık ve emin olduğunu ispat eder. Resul-i Ekrem Efendimiz en azılı düşmanları bile onun doğruluğunu, en yüce bir ahlak sahibi olduğunu itiraf etmeleri, yüzlerce delil ve işaretler, kendisinin hak peygamber, elindeki Kur’an’ın da Allah’ın hak bir kelamı olduğunu ilan ve ispat eder. Çünkü Kur’an onun vesilesi ile insanlığa hediye edilmiş. Hazret-i Peygamber (asm)'in hayatında mazhar olduğu bütün kemal ve mu’cizeler dolaylı olarak Kur’an’ın hak bir kelam olduğuna işaret eden bir delil ve mu’cize oluyor.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Peygamberimizin bütün mucizati, Kur'an'ın bir mucize olduğuna nasıl delil oluyor,izah EDERMİSİNİZ
"Öyle de Muhammed (asm) da bütün mu’cizatıyla ve delâil-i nübüvvetiyle ve kemâlât-ı ilmiyesiyle, Kur’ân’ın bir mu’cizesidir."
Peygamberimiz (aleyhisselam) nasıl Kurân'ın mucizesi oluyor, izah eder misiniz?
delail-i nübüvvetiyle ve kemalât-ı ilmiyesiyle Kur'an'ın bir mu'cizesidir ve Kur'an kelâmullah olduğuna bir hüccet-i kàtıasıdır. İZAH EDERMİSİNİZ
Peygamber Efendimizin peygamberliğine işaret eden bütün delil ve ispatlar aynı zamanda Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğunun bir delili bir ispatı niteliğindedir.
Mesela Hazreti Peygamber Efendimizin (sav) hayatı boyunca sergilediği dürüstlük, güvenilirlik, samimiyet, emanete sadakat gibi üstün ahlaki özellikler, O'nun herhangi bir menfaat veya şöhret beklentisi olmadan tebliğ yaptığını gösterir. Vahiy öncesindeki "el-Emin" lakabı, O'nun güvenilirliğinin toplum nezdinde de kabul edildiğini kanıtlar. Böylesine temiz bir hayat süren ve üstün bir ahlak üzerine olan bir kişinin, Allah adına yalan söylemesi düşünülemez.
Kur'an'da ve Hazreti Peygamber Efendimizin hadislerinde geleceğe dair verilen bazı haberler, daha sonra aynen gerçekleşmiştir. Bu tür gaybî haberler, beşer gücünü aşan bir bilgi kaynağına, yani Allah'ın ilmine dayanır. Örneğin, Roma'nın İran'a galip geleceği (Rum Suresi), Mekke'nin fethi gibi haberler, bu kategoriye girer.
Hazreti Peygamber Efendimiz, okuma yazma bilmeyen (ümmî) bir insandı. Buna rağmen Kur'an gibi eşsiz bir belagat ve fesahate sahip, ilmî gerçekleri içeren bir metni ortaya koyması, O'nun şahsi yeteneğiyle açıklanamaz. Bu durum, Kur'an'ın ilahi bir kaynaktan geldiğinin açık bir delilidir.
Hazreti Peygamber Efendimizin tebliğ ettiği dinin, o dönemin koşullarında kısa sürede büyük coğrafyalara yayılması ve insanların kalplerini fethetmesi, ilahi bir desteğin varlığını gösterir vesaire daha buna benzer binlercce delil ve ispat onun hak peygamber olduğunu ispat eder.
Bu delillerin tamamı, Hazreti Peygamber Efendimizin hak bir peygamber olduğunu ispat eder. Hak peygamberden gelen her şey de haktır. Dolayısıyla, O'nun tebliğ ettiği Kur'an da Allah'ın kelamıdır. Kendisinin her şeyi ile hak olup elindeki en büyük mucizesi olan Kur’an’ın batıl olması mümkün değildir.
Yani, Hazreti Peygamber Efendimizin peygamberliğine dair tüm işaretler ve Kur'an'ın kendisinde barındırdığı olağanüstü bilgi ve hikmetler, bir araya geldiğinde, bu kitabın sıradan bir beşer eseri değil, doğrudan Allah'ın sözü olduğunu kesin olarak ispatlar.