“Emirdağı Çiçeği” isimli bu bahsin yazılmasının sebebi nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Bahsin başında Üstad Hazretleri bunun sebebini ifade etmektedir. Bu bahis, hususan ehl-i dalaletin Kur’an’daki tekrarlardan dolayı Kur’an’a hücumlarını bertaraf etmek maksadıyla telif edilmiştir. Ayrıca Kur’an’daki tekrarlara "tekrir san’atı" olarak bakmak gerekir.
Faydalı olacağı düşüncesiyle, tekrir san’atı hakkında kısa bir bilgi vermek istiyoruz.
Tekrir, sözü kuvvetlendirmek, ifadeye şiddet vermek için yapılan tekrardır. Lüzumsuz tekrar sıkıcı olduğu hâlde, yerinde yapılan tekrar belâğatın ta kendisidir. Belâğatlı tekrarda te’kid vardır.
Hitler’in propaganda nazırı şöyle der: “Gerçek nedir? Gerçek, tekrar etmektir!”
Tekrar edilen şeyler gerçek olmasa bile, zamanla gerçek gibi kabul edilir. Bunun farkında olan firmalar, reklâm yoluyla mallarını zirvede göstermeye çalışırlar ve ekseriyetle de muvaffak olurlar. “Beyin yıkamak” denilen hâdise, tek taraflı olarak bazı şeylerin tekrar edilmesinden ibarettir.
Batıl yolda bile kullanılsa tesirini gösteren tekrir san’atı, hak yolda ve hakikatlerin ifadesinde kullanılmalıdır. Merhum Mehmed Âkif’in aşağıdaki ifadelerinde tekrir san’atı çok güzel bir şekilde kullanılmıştır:
“Tükürün cebhe-i lakaydına şarkın, tükürün!
Kuşkulansın görelim gayreti halkın, tükürün!
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahpelere!"
...
"Medeniyet denilen maskara mahlûku görün,
Tükürün maskeli vicdanına asrın tükürün!
Hele ilânı zamanında şu malûm harbin,
'Bize efkâr-ı umumiyesi lâzım Garbın.
O da Allah’ı bırakmakla olur.' herzesini,
Halka iman gibi telkin ile dinin sesini,
Susturan aptalın idrakine bol bol tükürün!”
Görüldüğü gibi, şiirde “tükürün” kelimesi sıkça tekrar edilmekle beraber, bir usanç meydana getirmediği gibi, aksine söze bir güzellik ve kuvvet katmakta, onu edebî kıymeti olan kaliteli bir kelâm kılmaktadır.
Kur'an-ı Kerîm’de hayli tekrarlar vardır. Meselâ, tevhid, nübüvvet, haşir, adalet gibi temel esaslar, Kur'an'ın hemen her sayfasında nazara verilir. Bazı âyetler ise, aynı ibarelerle tekrarlanır. Meselâ, Rahman Sûresinde otuz bir defa tekrarlanan
“Ey ins ve cin topluluğu! Rabbinizin hangi nimetini yalanlayabilirsiniz?”
Âyeti, ins ve cinni şükre davet eder. Mürselât Sûresinde on defa tekrarlanan,
“O gün yalanlayanların vay hâline!”
Âyeti, dini yalanlayan, İlâhî âyetleri tekzib edenlerin kıyamet günündeki perişan hâllerini nazara verir; yalanlamaktan sakındırır.
Kur'an-ı Kerîm’in birinci talebesi olan Hz. Peygamber (asm)’in bazı cümleleri üçer defa tekrar ettiğini görürüz.
“Düşmanlarınız için gücünüzün yettiğince kuvvet hazırlayın.”(1)
Resul-i Ekrem Efendimiz bu âyetindeki “kuvvet” ifadesini izah ederken üç defa şöyle buyurmuştur:
“Dikkat edin kuvvet atmaktır! Dikkat edin kuvvet atmaktır! Dikkat edin kuvvet atmaktır!” buyurmuşlardır.(2)
Yine bir gün art arda “Burnu yere sürtülsün! Burnu yere sürtülsün! Burnu yere sürtülsün!” buyurmuş. Sahabe merak ve heyecanla “Kimin ya Rasulallah?” diye sorduklarında; “Anne babasından birisi veya her ikisinin ihtiyarlığına yetişip de onlar sebebiyle cennete giremeyenin” buyurmuştur.(3)
Dipnotlar:
(1) Enfal, 8/60.
(2) Ebu Davud, Cihad, 23; İbnu Mâce, Sünen, Cihad, 19.
(3) Müslim, Birr, 8; İbnu Hanbel, II, 346.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü