Eskiden Risale-i Nur'u okumuş ama şimdi okumayan ablama karşı nasıl davranmalıyım?

Soru Detayı

- Benim ablam eskiden Risale-i Nur okuyordu ama araya başka şeyler girdiğinden şimdi okumuyor. Ben o bıraktıktan sonra nurcu oldum şimdi o başka istikametsiz bir hocayı takip ediyor ve benimle zaman zaman tartışmaya girmeye çalışıyor.
- Ben fıkhi bir hüküm söyleyince mevzuyu mezhepsizliğe götürüyor.
- Ben onu rencide etmemek için tartışmaya girmekten kaçınıyorum. Bu durumda ne yapmalı ne şekilde davranmalı çünkü diğer kişiler de onun bu batıl fikirlerini dinlemiş oluyorlar?
- Galiba ben ondan küçük olduğumdan biraz gurur yapıyor. Ben daha önceden derslere çağırdığım halde gelmedi. Sonrasında da kendine başka bir hoca buldu. Ama bu insan aslında üstadın ne kadar büyük bir alim olduğunun da bilincinde.
- Bana bu konuda ne yapmamı tavsiye edersiniz? 

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu gibi konularda, kendini haklı kabul eden kişi, insaflı davranmak mecburiyetindedir. Ayrıca ablanız olması hasebiyle yaş farkından dolayı da gurur yapması normaldir.

Bu gibi meselelerde alaka, meseleyi daha iyi bilen ve faziletli olan insanlara düşer. Unutmayınız ki, yumuşaklık ve anlayış, her zaman muvaffak olur. Zira “Azgın nefsin yularını yumuşaklık çeker.” sözü mühim bir kaidedir.

1. Evvelâ; hürmette kusur etmemek lazımdır. Çünkü sizin ablanızdır.

2. Risale-i Nur ve mensup olduğunuz dava; insanların fıtratına ve mizacına muvafık ve bu asrın ilcaatına en mükemmel derman olması hasebiyle, zorlamaya ihtiyacı yoktur. Bu meseleyi biraz zamana bırakarak dinlendirmekte fayda vardır.

3. O mezhepsizler tahrip tarafını seçtiği için, ayrıca nifak ehli olduğundan bizden görünüp bize zarar verdiklerinden, elbette vazifemiz ağır, işimiz çok zor ve müşküldür. O nifak ehlini düzeltmeye ve istikamete yönlendirmeye imkân ve ihtimal yoktur. Çünkü onlar, vazifelidirler.

Fakat onların tokadını yemiş ve fikirleriyle zehirlenmiş insanlardan, iddia sahiplerini değil, ancak taraftar olanları Risale-i Nur hakikatleri ile tedavi edebiliriz.

4. Risale-i Nur derslerine gitmekten veya Risale-i Nur'u okumaktan maksat; Risale-i Nur'un esrarına vakıf olup ilmen ve fikren donanmaktır. Bir Nur talebesi Risale-i Nur'un hakikatlerini gazete gibi okumadan, ciddi manada anlamaya ve onu yaşamaya gayret gösterirse, bu gibi naehillerin fikirleri o kardeşimize zerre kadar tesir etmez.

Bugün İslam dairesinde olup din değiştiren insanlar yok mudur? Elbette vardır, ancak bu taraf değiştirme akli muhakeme ile değildir. Sadece taklit ve hevesten kaynaklanan bir neticedir. Çünkü başka dini tercih eden kardeşlerimiz İslamiyet namına ne biliyorlar ki? Ve ne kadar müktesebatı var ki mukayese edebilsin. Bu mesele, İslam dairesi içerisinde bizim camiamız için de geçerlidir.

Yani bizler Risale-i Nur hakikatlerini okuyup, onu eğer iyi hazmedebilirsek, ehli dalalete açık kapımız kalmaz. Hatta davayı hamleder ve taşırız.

5. Burada sıkıntının ve eksikliğin ekseriyeti bizdedir. Bizler şeytanı ortadan kaldıramadığımız gibi, onun avenelerini ve propagandacılarını da ortadan kaldıramayız. Ancak kendimizi sağlama almak, fikir ve düşüncelerimizi muhafaza etme açısından tedbirler alabilir ve kendimizi koruyabilir. Zaten vazifemiz de budur. Bu vazifeyi bu asırda Risale-i Nur fevkalade halletmiştir.

Ancak Risale-i Nur’un hallettiği bu hakikatlere bir dava adamı olarak sahip olmamız icap eder.

6. Bu hususta ehli dalaletin her türlü şüphe ve yanlış fikirlerine karşı bizler, Suffa Vakfı olarak hem derslerimizde hem mütalaalarımızda ve hem de www.sorularlaislamiyet.com olmak üzere internet sitelerimizde ve sosyal medyalarımızda gereken cevapları veriyoruz. Hatta bu zararlı mihrakların cinslerine, tiplerine ve şekillerine göre de ayrı ayrı kategorize edilmiş sitelerimiz, yayınlarımız ve soru cevap şeklinde çalışmalarımız mevcuttur.

7. Sizler malum zihniyetin fikrine çarpılmış ve sizi zorlayan şahıslarla fazla meşgul olmayın. Bizim canipte, onlar tarafından hâlâ bozulmak istenen yüzlerce ve binlerce insanlar var. Gücünüzün yettiği kadar, o batıl fikirlere kapılma tehlikesi olan insanlara faydalı olabilirsiniz.

8. Ablanıza da hürmette kusur etmeden, "Madem her şey Kur’an’da vardır, mezheplere ve aracılara ihtiyaç yoktur." iddiasında bulunuyorsa, arada sırada muhabbet nevinden ve iddiaya girmeden İslamî bir iki sual sorarak, Kur’an’dan cevap vermeye davet edersiniz.

Bakacaksınız ki Kur’an’dan cevap veremeyecek, yine o nifak ehlinin kanaatlerini söyleyecektir. İşte o zaman o nifak ehlinin acizlikleri, çapları ve kapasiteleri ortaya çıkacaktır. Bu arada İmam-ı Azamları, Gazalileri ve Bediüzzamanları nazara vererek, farkı fark ettirmekte fayda vardır. Bunu arada bir yapmak, iddialaşmamak ve muhabbet havası içerisinde yaklaşmak elzemdir. Bundan ötesi ablanıza dua etmektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 869
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...