"Eşya, hususan zîhayat olanlar, def'î gibi, âni bir zamanda vücuda gelir..." Hâlbuki müşahedemiz bunların def’î ve âni değil zamanla ve bir süre zarfında meydana gelmeleridir. Meselâ bir çocuk dokuz ayda vücuda geliyor. Bunu nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Metinde geçen “def’î gibi” ifadesi, bu işin çok kısa bir zamanda vuku bulduğunu ifade etmektedir. İnsanlardan bir misâl verecek olursak, Türkiye İstatistik Kurumu’nun verdiği bilgiye göre yaklaşık olarak “Bir saatte 15 bin bebek dünyaya geliyor.” Bir organımızın tedavisinin bile aylarca sürdüğü dikkate alındığında insanların “def’î gibi” kısa bir zamanda yaratıldıkları kolayca anlaşılır.

Konuya bir de şu yönden bakalım: İnsanın ana rahmindeki tekâmül yolculuğu dokuz ayda tamamlanmakla birlikte, bir saatte on beş bin bebek dünyaya geliyorsa bir o kadar bebek namzedi de nutfeden alakaya geçiyor, bir başka grup mudğadanazme,…, geçiyorlar. O değişik safhaları birden düşündüğümüzde her an milyonlarca insan yaratılmış gibi oluyor. Ama bu dünya hikmet âlemi olduğundan Cenab-ı Hak, kâinatı bir anda yaratmadığı gibi bitkileri, hayvanları ve insanları da bir anda yaratmıyor. Allah’ın sonsuz kudreti noktasında kolaylık-zorluk söz konusu olmamakla birlikte, aslında böyle safhalar halinde yaratmak doğrudan ve bir anda yaratmaktan çok daha fazla iş gerektirdiğinden daha zor denilebilir.

Hayvan türleri hakkında üç milyon ile sekiz milyon arasında farklı rakamlar veriliyor. Biz en küçüğünü esas alalım. Bu kadar tür hayvanın bir yıldaki çoğalma miktarını düşünürsek akıl almaz derecede büyük bir rakamla karşılaşırız. Başka bir sualin cevabında bir çift karasineğin bir baharda beş buçuk milyar olduğundan söz etmiştik.

Düşüncemizi bütün bitkiler âlemi, hatta cansız varlıklar için de sürdürdüğümüzde bu kâinatta bir anda birbirinden farklı sonsuz işlerin birlikte icra edildiğini hayretle görürüz.

Zıdların bir arada olması işleri zorlaştırır, hatta imkânsız hale getirir. Bu, insanların işlerinde böyledir. Mesela, insanların işlerinde bir ustadan, çok sanatlı ve güzel bir eser istersek, bu, uzun zaman ve itina ister. Bir iki ayda yapılacak bir işin, bir iki saatte yapılması istenirse o eser sanatlı ve güzel olamaz. Bu durum, insanların aczinden ileri geliyor.

İşte, güzel ve san’atlı olmakla, hızlı ve ânî olma mânâsı birbirine zıttır. Kesretli olan şey, kıymetçe düşük ve bayağı olur. Az ve nadir olan, kıymetli olur. Bu ölçüler, hep beşeriyet için geçerlidir.

Dünya dar-ı hikmet olduğu için, işler belli bir zamanda ve sebepler vasıtasıyla meydana gelmektedir. Cenab-ı Hak istese her şeyi zamansız ve sebepsiz olarak bir anda yaratır. O’nun için zorluk yoktur. Ahirette hikmet değil, kudret hâkim olacağı için her şey, birden olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

k.toprak
Kıymettar ağabeylerim Allah ne muradınız varsa versin Cennet makamlarının en yüksek yerinde Allah'ın izniyle yer edinin inşallah
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
garibuzzaman03
cevabınız için allah razı olsun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
saidtr
Değerli kardeşlerimiz, Yukarıda ani defi ibaresini, kısa zamanda olarak abilerimiz yazmışlar, maksar doğrudur, Allah razı olsun. Fakat şu açıdan bakıncada durumun böyle olduğu net gözükür. Mesela 6 haftada yaratılan mahlukatın sayısını toplayabilsek(sinekler, papatyalar, meyveler, kelebekler vs...) ve bu toplamıda saniyeye vursak(bölsek), belki saniyede trilyonlar mahluk yapacak ki, defi ve ani sözünün hak ve hakikat olsuduğu ortaya çıkacaktır, inşaallah.. Selametle... Selamlar
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ugur.sevin
Allah sizlerden razı olsun...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...