"Nihayet celâli nihayet cemâl içinde ve nihayet azameti nihayet hafâ içinde ve nihayet vüs’ati nihayet dikkat içinde ve nihayet haşmeti nihayet rahmet içinde.." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Demek, o Sâni-i Zülcelâl, iş başında işlerini hem göze, hem kulağa göstermek için, âyât-ı Kur’âniye ile bir çekici zerreye vuruyor; aynı ayetin diğer kelimesiyle, o çekici şemse vuruyor, merkezine çakar gibi ulvi üslupla vahdaniyeti ayn-ı ehadiyet içinde ve nihayet celali nihayet cemal içinde ve nihayet azameti nihayet hafâ içinde ve nihayet vüs’ati nihayet dikkat içinde ve nihayet haşmeti nihayet rahmet içinde ve nihayet bu’diyeti nihayet kurbiyet içinde gösterir. Muhal telakki edilen cem-i ezdadın en uzak mertebesini, vacip derecesindeki bir suretini ifade eder, ispat edip gösterir. İşte bu tarz ifadesi ve üslubudur ki, en harika edipleri, belagatine secde ettiriyor." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Birinci Kısım.)
Allah’ın sonsuz kudreti için, zıtları bir arada toplamak ya da iki zıt zeminde bir işi görmek, aynı kolaylıktadır. Yani onun sonsuz kudreti yanında uzak ile yakın, geniş ile dar, zor ile kolay, uzun ile kısa, az ile çok birdir. Allah’ın tedbir ve tasarrufuna hiçbir şey mâni olamaz.
İnsanlar açısından bakıldığında birkaç şeyin idaresi, tedbir ve terbiyesi çok meşakkatli hatta imkânsızdır. Bu da insanın acizliğini ortaya koyar. Bir şey genişleyip çoğaldıkça o şeyin tedbir ve idaresi müşkül hâle gelir. Üstad Hazretleri bu manayı müşevveşiyet şeklinde tabir ediyor. Yani çok ve geniş olan bir şey insan açısından intizamsız ve müşküldür.
Ama Allah’ın neredeyse bu uçsuz bucaksız kâinatta icra ettiği sayısız mahluklardaki tasarrufu, tedbir ve terbiyesi gayet kolaydır; tümünde hassas bir nizam ve ahenk, harika bir güzellik hükmediyor. Yani bir şeyin çok ve geniş olması Allah’ı aciz bırakıp işleri nizamsız ve düzensiz hâle sokmuyor. Allah kâinatta zıtları cem ederek iş görüyor ki bu da ancak sonsuz bir irade ve kudret ile mümkündür. Yani insan için iki zıddı bir araya getirmek muhaldir, ama Allah için çok kolay ve mümkündür.
Hayvan türleri hakkında üç milyon ile sekiz milyon arasında farklı rakamlar veriliyor. Biz en küçüğünü esas alalım. Bu kadar tür hayvanın bir yıldaki çoğalma miktarını düşünürsek akıl almaz derecede büyük bir rakamla karşılaşırız. Bir çift karasineğin bir baharda beş buçuk milyar olduğu söyleniyor.
Düşüncemizi bütün bitkiler âlemi, hatta cansız varlıklar için de sürdürdüğümüzde bu kâinatta bir anda birbirinden farklı sonsuz işlerin birlikte icra edildiğini hayretle görürüz. Kâinatta her şey çok hızlı ve ani yaratılmasına rağmen, aynı zamanda gayet ölçülü, zarif ve sanatlı oluyor. Bu da Allah’ın sanatları üstünde bir tevhid mührü gösteriyor.
Zıtların bir arada olması işleri zorlaştırır, hatta imkânsız hâle getirir. Bu, insanların işlerinde böyledir. Mesela, bir ustadan, çok sanatlı ve güzel bir eser yapmasını istersek, bu, uzun zaman alır ve büyük bir itina ister. Bir iki ayda yapılacak bir işin, bir iki saatte yapılması istenirse o eser san’atlı ve güzel olamaz. Bu durum, insanların aczinden ileri geliyor.
İşte, güzel ve sanatlı olmakla, hızlı ve ani olma manası birbirine zıttır. Kesretli olan şey, kıymetçe düşük ve bayağı olur. Az ve nadir olan, kıymetli olur. Bu ölçüler, hep beşeriyet için geçerlidir.
İtina gösterilmeden yapılan bir eser basit ve sanatsız olur. Uzun bir zamanda ve büyük bir itina ile yapılan eser ise gayet sanatlı ve harika olur. Bu esaslı bir kaidedir. Kâinatta kolayca icad edilen bitki ve hayvanlara bakıldığında, hepsinin mükemmel ve sanatlı olması onları icad eden Zat'ın sonsuz kudretini ve mutlak kemalini ilan ve ispat eder.
Dünya dar-ı hikmet olduğu için, işler belli bir zamanda ve sebepler vasıtasıyla meydana gelmektedir. Cenab-ı Hak istese her şeyi zamansız ve sebepsiz olarak bir anda yaratır. Onun için zorluk yoktur. Ahirette hikmet değil, kudret hâkim olacağı için her şey, birden olacaktır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Anatomik olarak insanı ele alacak olursak: karşımıza insan hayatının idamesi devamı için en zaruri 4 şey çıkmakta: 1- Hava, 2- su, 3- karbon 4- hidrojen karışımıza çıkıyor. Bunlarda su yanan ve yakıcı olan 2 maddenin imtizacından hasıl olmaktadır. en zaruri ihtiyacımız zıdların birleşmesinden olmaktadır. bu misali alıp dallandırıp budaklandırabilirsiniz.